Hayat Bir Deniz, Dalgalar Yaşadıklarımız

'Ne hoş bir güzelliği vardır; hafif adımlarla, dünyadan gülümseyerek geçenlerin. Kimseye bir kötülüğü dokunmadan yaşayanların…' der bilinç akışı yöntemini en iyi kullanan yazarlardan biri olan Virginia Wolf.

Hayat Bir Deniz, Dalgalar Yaşadıklarımız

20. yüzyılın önemli modernist romancılarından biri olarak kabul edilen Virginia Woolf, 25 Ocak 1882 yılında Londra’da dünyaya geldi. Dünya edebiyatında “bilinç akışı” tekniğini en iyi şekilde kullanan yazarlar arasında sayılır. Woolf aynı zamanda önemli bir kitap eleştirmenidir. Deneme, öykü, romanlarıyla tanınmaktadır. Sizler için hazırladığımız Virginia Woolf dosyamızda kendi kaleminden çıkan dört kitabın tanıtımını yaptık.

Bilinç akışı yöntemi dünya edebiyatında 20. yüzyıldan sonra görülmeye başlanmıştır. Bu tekniği kullanan yazarlar, karakter üzerinden iç dünyalarını, düşüncelerini ve hislerini gerçekçi bir şekilde aktarır. Bu sayede okuyucu ile karakter arasında bir bağ kurulur.

Hayat bir deniz, dalgalar yaşadıklarımız...

Woolf adıyla anılacak “bilinç akı­şı” tekniği ile yazdığı en iyi eseri olan “Dalgalar” olay örgüsü olmayan gele­neksel roman türünden oldukça farklı bir kitaptır.

“Dalgalar” kitabı, hayatın ritmini, doğanın döngüsü ve zamanın akışı ile uyum içerisinde yansıtan Woolf’un en özgün yapıtı olarak kabul edilir. Kitapta altı arkadaşın çocukluktan orta yaşa dek yaşamlarının; onları kuşatan dünyayı algılayışlarının ve kim olduklarını keşfedişle­rinin izini sürer.

Söylentilere göre Woolf, bu kitabını yük­sek sesle okunduğunda dalga seslerini çağ­rıştıracak şekilde kaleme almıştır. Hikâyede belirli olan neredeyse tek şey, güneşin gökyü­zünde değişimidir. Bu sırada varoluşun sorgu­lamasına da sık sık şahit oluruz.

Ah! Kime? Benim varlığımın akıntısın­da bir şey birikiyor; derin bir nehir, bir en­geli sıkıştırıyor; engel sarsılıyor; sağa sola çekiştiriliyor; engelin ortasındaki bir düğüm direniyor. Ah, acı bu, ızdırap! Halsizleşiyo­rum; bitkinleşiyorum. Şimdi bedenim eriyor; mühürler çözülüyor, akkor haline geliyorum. Şimdi nehrin suları iyice kabararak kapalı olanı açıyor, sıkı sıkı katlanmış olanı zorluyor, sel oluyor.

Eserin her bir cümlesiyle düşünürken, detaylardaki güzelliği yaşıyorsunuz. Dalından düşen bir yaprakla beraber yavaşça yere düş­mek gibi... Hayat bir deniz; dalgalar yaşadıkla­rımızdır. Yazarın eserde yaptığı metaforlar ile kitabı okumuyor, adeta hissediyorsunuz.

Yazar Dalgalar kitabında karakter çö­zümlemelerini alışa gelmedik şekilde yapa­rak karakterleri bir döngü üzerinde birleştirir. Sonuç olarak romandaki her şey dalga imgesi etrafında toplanır ve hep birlikte engin deni­zi oluştururlar. Başlangıçta kafa karıştırıcı ve şaşkınlık veren eser daha sonra okuyucuyu kendisine bağlıyor ve okudukça insanı daha da içine çeken, içindeki gizi çözme isteği uyandı­ran bir hale dönüşüyor.

Zihnin aydınlatıcısı Deniz Feneri

Adeline Virginia Woolf, moder­nizm akımının ve bilinç akışı tekniği­nin edebiyattaki öncü isimlerindendir. Yaşadığı zorluklarla günün insanı ol­maktan öte bir yazar olarak ‘kadının toplumdaki yeri’ denildiğinde, zama­nının eleştirisinin yanında zamanının ötesine de ışık tutmuştur. Yapıtlarında anlatmak istediklerini okuyucuya bıra­kan yazar, zihinleri yorarak okuyucuyu derin düşünmeye yöneltir. Deniz Fe­neri romanı da okuyucuyu düşüncele­re yoğunlaştıran bir romandır.

Yazarın başyapıtlarından biri olan Deniz Feneri adlı romanı, otobiyografik roman ola­rak nitelendirilir ve karakterler yazarın ai­lesinin izlerini taşır. Edebi tekniğini ve hayat görüşünü yansıttığı bu romanda karakterler için Woolf’un ailesinin aynadaki yansımaları diyebiliriz Bay, Bayan Ramsey ve Lily için.

Romanda, kişileri onların zihinlerine gi­rerek tanıyoruz. Olaylar silik, kısa ve önemsiz anlatılır. Bilinç akışı tekniğini ustalıkla kulla­narak yazdığı bu yapıtta karakterlerin ilişkile­rini, iletişimsizliklerini, arzularını, duygularını ve umutlarını iç dünyalarına yolculuk yaparak öğreniyoruz. Cesaret edilemeyen konuşmalar, paylaşılmayan duygular, zihne hapsedilmiş düşünceler, kayıplarla duyulan pişmanlıklar… Sekiz çocuklu Ramsay ailesi, kocasına hayran Bayan Ramsay, otoriter, kendisiyle meşgul bir baba Bay Ramsay, kendi ayakları üzerinde du­ran bir kadın komşu ressam Lily, deniz feneri­ne gitmek isteyen evin küçük oğlu James…

Söylenmemiş sözler

Romanda bir olay kurgusu ile karşılaşmı­yoruz, karakterlerin düşüncelerini, birbirleri­ne besledikleri hisleri, söylenmemiş sözleri iç monologlardan öğreniyoruz. Yazar, vücutla­rıyla değil de düşünceleriyle var etmiş karak­terleri. “Güzelliğini bir meşale gibi yanında taşıdığının ister istemez farkındaydı, girdiği her odaya onu da dimdik taşıyarak giriyordu ve sonuçta ne kadar üstünü örtmeye çalışsa da sürekli taşımanın getirdiği tekdüzelikle ne kadar donuklaşsa da güzelliği ortadaydı.”

Deniz feneri, evin küçük oğlunun hep gitmek istediği ama gidemediği bir yer ola­rak ulaşılmak istenen arzuların sembolüdür. Arzuya ulaşıldığında, başlangıçtaki önemini yitirir. Ulaşılmazlıklar güzeldir, budur belki de arzuyu tutku yapan. Romanın dil ve anla­tım açısından ağır bir üslubu, insan belleğinin yansımaları ile karşılaşmamız sebebiyle de dağınık bir yapısı vardır.

Woolf, kadın-erkek ilişkilerini, kişinin iç dünyasını, gerçeklik kavramını irdelerken, ka­dının toplumdaki yerine, var oluşun, görev ve sorumluluklarına değinir. Ailesi, evi ve ev ha­nımlığı için yaşayan Bayan Ramsay ile kendi ayakları üzerinde duran özgür Lily arasında bir karşılaştırma yapılır. Virginia Woolf’u ve hatta ailesini tanımak, ustaca kullanılmış edebi tek­niklerini öğrenmek, hayat görüşünü anlamak, çağının ötesindeki ışığını fark etmek ve derin düşüncelere dalabilmek için güzel bir roman Deniz Feneri. Bireylerin iç dünyalarıyla var olduklarına inanan, olayların arka planda kal­dığını, sahnede olması gerekenin düşünceler olduğunu savunan, zihinleri, zihinlerle aydın­latmaya çalışan bir yazarın, feneridir belki de bu roman.

Deniz Demirdağ-Tutku Uluca, Önemli Modernist “Adeline Virginia Woolf”, Kitabın Ortası dergisi, Mayıs 2018, sayı 14.

 

Yayın Tarihi: 24 Mayıs 2018 Perşembe 15:50 Güncelleme Tarihi: 26 Mayıs 2018, 09:29
banner25
YORUM EKLE

banner26