Hanım sultanlar Osmanlı'ya neler etti?

Yılmaz Öztuna'nın 'Osmanlı Hareminde Üç Haseki Sultan' kitabı, Osmanlı tarihinde kadınların yönetime el atmalarının, kadın iktidarının nelere mal olduğunu anlatır. Metin Uygun yazdı.

Hanım sultanlar Osmanlı'ya neler etti?

Merhum tarihçimiz Yılmaz Öztuna’nın, Ötüken Neşriyat tarafından ilk baskısı 1972 yılı, son baskısı 2011 yılında gerçekleşen Osmanlı Hareminde Üç Haseki Sultan isimli kitabında, Safiye Sultan, Kösem Mahpeyker Sultan ve Hatice Turhan Sultan’ın tarihi hikayeleri anlatılır. 1563 -1683 yılları arasıdır üç haseki sultanın yaşadıkları dönem. Devlet işlerine kadın parmağının değmesi, bu dönemin en belirgin karakteristiğidir. Saray içi entrikaları, koca cihan imparatorluğunu zaafa düşürecek boyutlara ulaşır. Rüşvet, makam ve mevki çekişmesi, eskilerin kaht-ı rical dedikleri devlet adamı yokluğu, liyakat sisteminin bozulması, devlet adamlarının servet biriktirme hastalığı, israfın Osmanlı ekonomisini istikrarsızlığa düşürmesi ve daha bunlara benzer birçok sebep bu dönemin diğer olumsuz özelliklerinden bazılarıdır. Osmanlı’yı ‘Osmanlı’ yapan değerler yavaş yavaş terk edilir. Yine devlet adamlarıyla beraber, özellikle Safiye Sultan ve Kösem Mahpeyker Sultan’ın iktidar hırslarının hastalık derecesine varması Osmanlı Devleti’nin başına büyük problemler açmış, padişahlar, şehzadeler ve nice devlet adamları katledilmiş, Anadolu’da ve diğer yerlerde birçok ayaklanmalar çıkmıştır. Bu durumu düzeltmek yıllar almıştır.

Şerefiyle mütenasip bir yere defnedilsin’

Sokullu Mehmet Paşa’nın ölümünden sonra, Venedik soylusu olan ve Sultan III. Murat’ın güzel ve zeki zevcesi Safiye Sultan’ın devlet yönetiminde etkinliği artar. Bu arada zaferler de kazanılır. Kanuni’nin bıraktığı devlete bir yarısı daha eklenir. Öztuna’ya göre, bu büyüme, ‘sıhhatsiz genişleme’dir. Bu genişleme hazmedilememiştir. Sultan Murat’ın ölümünden sonra Safiye Sultan, devletin tek hakimesi olur. Rüşvet alır başını yürür. Makam ve memurluklar rüşvetle alınır, satılır. Tayinler rüşvetle yapılır hale gelir. Durum o hale gelir ki, Safiye Sultan Avrupa devlet adamlarını bile haraca bağlar. Gelinen durum isyanların çıkmasına sebep olur.

Dışarıda da durum iyi değildir. Almanya ve İran’la savaş halindedir devlet. Tahtta oğlu III. Mehmet vardır ve muzdariptir olan bitenden. Özetle, muhterem annelerinin rüşvet aldığı, zalimleri himaye ettiği, zalim vezirlerin Anadolu’yu harap edip halka ağır zulümler ettikleri, yine devlet adamlarının, ağaların rüşvetle iş gördükleri anlatılır padişaha. Öztuna, “Osmanlı tarihinde ilk defa bir padişah, bu kadar ağır tenkitlere muhatab oluyordu” der. Bunun başlıca sebebi de annesi Safiye Sultan’dır. Saltanat hırsı Safiye Sultan’ı torun katili yapar. Hayatta kalan diğer torunu Sultan Birinci Ahmet tahta çıkar. Safiye Sultan’ı devlet işlerinden uzak tutar ve Topkapı Sarayı’ndan sürer. İki yıl geçmeden Safiye Sultan vefat eder. Haberi alan Sultan Ahmet’in kılı bile kıpırdamaz ve şu sözlerle iradesini ortaya koyar: “Şerefiyle mütenasip bir yere defnedilsin.”

İktidar hırsı oğul katili yapmıştı Kösem Sultan’ı

Sonra Kösem Sultan devri başlar. Kösem Sultan, I. Ahmet’in zevcesidir. Yılmaz Öztuna, Sultan I. Ahmet’i, Kanuni’den sonra kendine kadar gelen padişahlar arasında, devlet işleriyle bihakkın ilgilenecek ve kabiliyet gösterecek bir ‘şevketlu’ hükümdar olarak değerlendirir. Ayrıca çok dindardır. Yavuz gibi sade giyinir. En önemli hizmetlerinden biri de babaannesi Safiye Valide Sultan’ı devlet işlerinden uzaklaştırmasıdır. İktidarı boyunca hiçbir saray kadınının siyasi nüfuzu söz konusu olmadı. Kösem Sultan gönlünün sultanıydı. Hanımını devlet işlerine karıştırmadı. I. Ahmet’in ani ölümü her şeyi değiştirdi. Zira I. Ahmet, Fatih Sultan Mehmet’in kanunnamesinde ve devletin yürürlükte olan yasasına göre, nizam-ı âlem için tahta çıkan padişahın şehzadeleri öldürtmesine cevaz veren uygulamayı merhametinden dolayı yerine getirmemiş, bu yüzden Öztuna’ya göre devletin başına belayı açmıştı.

Kösem Sultan, o zamana kadar akla, hayale gelmedik operasyonlarla taht oyunları oynar. Düzen bozulur. İkinci Osman tahta çıkar. İyi yetişmiş ve mert olmasına rağmen hatalar yapar. O da öldürülür. Ülke karışır. Daha sonra Dördüncü Murat tahta çıkar. Çocuk yaştadır. İşleri annesi Kösem Sultan yürütür. Devlete verdiği zarar bakımından Kösem Sultan, Safiye Sultan’dan daha ileri gitmiştir. Sultan Dördüncü Murat büyüyüp işleri eline alır. Validesini devlet işlerinden uzaklaştırır. Çok sert bir yönetim uygular. Devleti ve orduyu düzene koyar. Bütün şehzade veliahtları öldürtür. Bir tek kardeşi İbrahim hayatta kalır. Onu da Kösem Sultan’ın yalvarmaları kurtarmıştır. Sultan İbrahim tahta çıkar. Ama hastadır. Zekası yerindedir. Güzel konuşur. Annesi Kösem Sultan’ı devlet işlerinden uzak tutar. Kösem Sultan bunun üzerine oğlu Sultan İbrahim’i öldürtür. Yerine çocuk yaşta torunu Dördüncü Mehmet geçer. Kösem devleti yönetmeye başlar. Devlet devletlikten çıkmıştır. Zulüm, rüşvet, devlet terörü alır başını gider.

Merhamet, vefa, fazilet sahibi bir imparatoriçe

Kösem Sultan'ın gelini Turhan Sultan, çok değerli, dürüst, bu devlete ve halka çok bağlı, merhametli, faziletli bir kadındır. Kayınvalidesi Kösem Sultan’la mücadeleye girişir. Devleti kurtarma derdinde ve gayretindedir. Hem saraydan ve hem de halktan destek bulur. Kösem Sultan, oğlundan sonra torununu öldürtmek üzereyken planı bozulur. İdam edilir. Ama ortada devleti yönetecek adam yoktur. Hatice Turhan Sultan uzun süre adam gibi vezir bulamaz. En sonunda Köprülüler devri başlar. Köprülü Mehmet Paşa, Osmanlı tarihinde hiçbir vezirde olmayan yetkilerle işe başlar. Dördüncü Murat’ın demir yumruğu gibi sert bir şekilde devleti yönetir. İsyanlar bastırılır. Devlet toparlanır. Fetihler başlar. Devletin itibarı eski parlak günlerine döner. Köprülü Mehmet Paşa’nın oğlu Köprülü Fazıl Ahmet Paşa dönemi daha parlak geçer. Ve Kanuni dönemine benzetilir. Hatice Turhan Sultan, yönetimi Köprülü Mehmet Paşa’ya verdikten sonra, saraydan ve devlet işlerinden elini, eteğini çeker. Haremi öyle dizayn eder ki, bir daha kadın eli devlet işine bulaşmaz. 1683’te hastalanır ve vefat eder. Çok büyük üzüntü meydana getirir Hatice Turhan Sultan’ın ölümü. Ve Yılmaz Öztuna, “Denilebilir ki, devletin ve padişahın yıldızı sönmüştür Turhan Sultan’ın ölümüyle” değerlendirmesinde bulunur. Çünkü padişah çok değerli bir danışmanını kaybeder ve hatalı işler yapmaya başlar annesinin ölümünden sonra.

Osmanlı Hareminde Üç Haseki Sultan kitabı, Osmanlı tarihinde kadınların yönetime el atmalarının, kadın iktidarının nelere mal olduğunu anlatır. Ayrıca, bugüne ve geleceğe dair ibret verici, dersler çıkartılması gereken bilgiler ve hadiseler yer alıyor kitapta. Ve bir Yılmaz Öztuna kitabı olması, okunmasını önemli kılıyor.

Metin Uygun yazdı

Yayın Tarihi: 23 Nisan 2015 Perşembe 14:40 Güncelleme Tarihi: 14 Nisan 2021, 10:17
YORUM EKLE
YORUMLAR
SÜLEYMAN KINLI
SÜLEYMAN KINLI - 7 yıl Önce

Bence bu durumu/dönemi Hürrem'i kızı Mihrimah ve damadı "ikbal biti" Rüstem ile başlatmak gerek.

banner19

banner36