Haftaların şahitliğine de şahit olduk!

Mehmed Göktaş Hoca, son kitabı “Haftalar Şahid Olsun”da Doğru Haber gazetesinin ilk günlerinden belli bir vakte kadar, heyecanlı mürekkebiyle suladığı köşe yazılarını kitap halinde okuyucularına sunmayı dilemiş..

Haftaların şahitliğine de şahit olduk!

https://www.ktpkitabevi.com/urun/haftalar-sahit-olsun

Yazmayı kendine kader edinenlerin yazdıkları, bazen karşımıza bir gazetede köşe yazısı olarak çıkar, bazen bir dergide makale, bazen bir başka yerde deneme ve bazen de derli toplu bir kitap olarak… Kitap aşaması, yazar için en kıymetlisidir bu sürecin belki de. Kimi kitaplar, belli bir konu ve mevzu etrafında yapılan araştırmalar sonucu oluşur. Kimi, bir akademisyenin ihtisas alanıyla ilgili yaptığı tez vesilesiyle hayat bulur. Kimi de, belli periyotlarla yazılmış haftalık, aylık veyahut da beklemeye alınmış çalışmaların ürünüdür. Pek çok yazarımız, sair zamanlarda kaleme aldıklarının gazete ve dergi köşelerinde saklı durmasını uygun görmediklerinden olsa gerek, onları kitaplaştırarak vücut bulmalarını makul ve makbul görürler.

İşte bunlardan biri de güzel Müslüman ve dert adamı Mehmed Göktaş Hoca’nın en son kitap çalışması olan Haftalar Şahid Olsun’dur. Haftalık olarak yayın hayatına devam eden ve geçtiğimiz Nisan ayında 6. yaşına giren Doğru Haber gazetesinin hem yazarı hem de genel yayın yönetmeni olan Mehmed Hoca, gazetenin ilk günlerinden belli bir vakte kadar, heyecanlı mürekkebiyle suladığı köşe yazılarını kitap halinde okuyucularına sunmayı dilemiştir. Bunu, çok zaman gündem ettiğine şahidimdir. Aylık İnzar dergisinde de yazıyor olmasına rağmen, haftalık yazılarına daha çok önem atfeder. Yıllar önce (1990-1991) Kayseri’de yine haftalık olarak çıkardığı Kayseri Cuma gazetesini de aynı duyarlıkla kardeşlerine sunduğunu biliyoruz.

Ay, yıl, sezon ve dönem olarak öne çıkan ibareler bir mana taşısa bile, hafta hepsinin içinde daha etkendir. Yedi günün dolaşarak tamamladığı ve tekrar baştan başladığı zaman dilimidir hafta. Pek çok güzel işlerin ifası için haftalık aralıklar belirlenir. İnsanlar belirledikleri bir gün ve saat dolayımında her hafta bir araya gelirler mesela. Toplantılar haftalık olur. Bir amaç uğruna birliktelik kuranlar, bu birlikteliklerini haftada bir buluşarak daha bir kenetlerler.

Müslümanca yaşamanın parametrelerini birlikte ve mümince hareket etmekte buluyor

Haftalar Şahid Olsun kitabında Mehmed Göktaş Hoca, biraz da bunu önceleyip benimsetmek için yola koyulur. Yazdığı her makalesinde, geçen bir haftanın panoramasını sunar. Yapılanları, yapılmayanları, yapılması gerekenleri, yapılmaması gerekirken yapılanları konu edinir. Yedi günün birikmişliğinin ve tecrübesinin verdiği donanımla ülkesine, bölgesine ve dünyaya nazar etmeye gayret etmiştir, etmeye de devam eder.

Ağırlıklı olarak işlediği hususlar içerisinde, memleketin doğu kanadındaki insanların ve Müslümanların sorunlarının geldiğini, bariz bir şekilde görmekteyiz. Dikkatleri doğuya, özel olarak da güneydoğuya çekmeye çalışmaktadır. Bu bölgelerdeki insanların/ Müslümanların tüm olumsuzluklara ve dışlanmışlıklara rağmen ne kadar çok ve ne kadar güzel işler yaptıklarının görülmesini ister. Batıdan doğuya bakanların genel olarak önkabul ve önyargıyla yaklaştıklarını üzülerek belirtir. Ve artık ülkenin batıda yaşayanlarının doğuyu önemsemeleri ve kucaklamaları gerektiği konusunda, gerek nasihatlerde ve gerekse yer yer uyarılarda bulunmaktadır.

Ümmet olmanın öncelikle kavmiyetçiliği, bölgeciliği aşmakla gerçekleşeceğinin altını kalın harflerle çiziyor her bir makalesinde Göktaş Hoca. Müslümanca yaşamanın parametrelerini birlikte ve mümince hareket etmekte buluyor, görüyor. Peki, Haftalar Şahid Olsun’da nelerin şahitliğini yapıyoruz? Müslümanın hafta ile olan ilişkisinden başlanarak, cumhuriyetin sevilmemesi, Filistin-Gazze sorumluluğu, Müslümanca duruşa sahip olmak, çocukları cami ve cemaatle tanıştırmak, kirlenen dünyayı oruçla yıkama algısı, yılbaşı kutlamalarına okkalı eleştiri mahiyetinde ‘Yaşasın, cehenneme bir yıl daha yaklaştık’ konusu, Müslümanların evvela birbirlerini anlamaları gerektiği, kız çocuklarının örtülü olarak okullarına devam etmeleri, Bahattin Yıldız’ın şehadetini özetleyen ‘Şehadetin kutlu olsun Eritrelim’ yazısı, ümmetin dirilişinin Cumalarla olacağı ve daha pek çok toplumsal konulara parmak basılan, çözümler üretilmeye çalışılan haftalık yazı çalışmalarının toplandığı derdi büyük bir adamın kitabıdır Haftalar Şahid Olsun.

Bir gazete yazıları toplamı olmasına rağmen, aktüalite sarhoşluğuna düşülmeden, bir Müslümanın kendi gündemini nasıl oluşturması gerektiği noktasında iyi bir numune teşkil edilmiş kanısındayız bu eserle. Dayatılanları yaşamak mecburiyetinde olunmadığının hatırlatması defalarca yapılmıştır. En azından her akl-ı selim sahibi okuyucu bunu okuduklarından rahatça fark edebiliyor.

Daha önce İslam’ın Genç Davetçilerine, Gençlerle Tevhid Dersleri, Nasıl Bir Rasule İnanıyoruz, Namaz Gözaydınlığım, Mekke’de Müslüman Olmak gibi Kur’an ve Sünnet ekseninde şuur aşılayıcı nitelikteki ondan fazla kitaba imza atmış olan Mehmed Göktaş Hoca, bu son eserini, 2012 yılının ilk aylarında İstişare Yayınları’nın bünyesi altında yol alan Okyanus Kitabevi Yayınları tarafından okuyucularına ulaştırmış.

O diyar senin, bu diyar benim diyerek gezmedik Müslüman belde, görüşmedik Müslüman kanaat önderi bırakmayan Hocamızın, hangi aralıkta vakit bulup da yazılarını yazdığını hâlâ çözememiş olsak da, Rabbimizden kalemini iyice kavileştirmesini niyaz ediyoruz. Zira ilmiyle amil olanlarımızdan kimler kaldı ki!

Fatih Pala yazdı

Güncelleme Tarihi: 26 Aralık 2018, 10:01
banner25
YORUM EKLE
YORUMLAR
h.
h. - 6 yıl Önce

Değerli hocamızı ve değerli eserini anlatıp hatırlattığınız için Rabbim razı olsun.Gerçekten bu camianın çok kıymetli şahsiyetleri var. Belki görünmüyorlar, belki gündem olmuyorlar veya bazı güdümlü medya onları görmek istemiyor, bazı sözüm ona muhafazakar medya ka'le bile almıyor olsa da, insaflı ve duyarlı müslüman kardeşlerimizin olduğunu bilmek ne güzel!Devamını bekleriz.

banner19

banner13