banner17

Hac ümmet ağacının baharıdır

Allahu Teâlâ (cc) haccı; devasa bir ağaca benzeyen ümmetin, bol meyve vermesini sağlayan bir bahar mevsimi yapmıştır.

Hac ümmet ağacının baharıdır

Müslümanlar bir hac dönemini daha geride bıraktı. Hacı olma şansına ulaşanlar kutlu bir vazifeyi eda etmenin mutluluğu ve huzuruyla kutsal topraklardan ülkelerine ve sevdiklerinin yanına döndüler. Arınmış, temizlenmiş ve hacla ilgili hadislerin müjdelediği doğrultuda bütün günahlarını arkalarında bırakarak…

Elbette bu ferdî manasının yanında haccın yeryüzündeki tüm Müslümanları, yani ümmeti kucaklayan hikmetleri de var. Ümmet olma bilincinin bileylendiği; İslam kardeşliğinin bütün gücüyle şuurlara kazındığı; renk, ırk ve dil ayrımlarının hiçlendiği bir ibadet hac. İnsanların hayattayken haşr gününü yaşadığı ve bu sebeple de neyin ehem neyin mühim olduğunun farkına vardığı derin bir tecrübe… hayatın anlamını yeniden idrak etmeye bir vesile…

Bütün bu hikmetlerinin yanında Ebu'l-Hasen En-Nedvî, Dört Rükün (Namaz-Zekât-Oruç-Hac) kitabında haccın önemli bir fonksiyonuna daha dikkat çekiyor. İslam’ın değişmeden bozulmadan korunmasında haccın nasıl bir görev icra ettiğini sarih bir şekilde açıklıyor.

Hac Müslümanların doğruluğunu, kötülüklerden arınmışlığını ve İslam'ın asıl ve temel yapısını korumakta çok önemli payı olan senelik bir toplantı, diğer ifade ile askeri geçiş törenidir. Bu dini; değişmeden, tahriften ve bozulmaktan korumak, bu ümmeti asıl kaynağına, köklerine bağlı ve kenetlenmiş tutmak için, eski milletlerin düştüğü tuzakların, hilelerin perdesini sıyırıp onları tanımak için bu toplantıdan sağlanan destek başka hiç bir şeyden sağlanamaz.

Bu muhteşem senelik toplantı ve onun kendine özgü işleri, hareketleri ve menasiki (bölümleri) sayesinde bu muazzam ve ölümsüz ümmet, o İbrahim (as) mizacını, karakterini, meşrebini ve zevkini hala taşımaktadır, bu mirası gelecek nesillere bozulmadan sağlam şekilde ulaştırma işini devam ettirmiş ve ettirmektedir.

Bu bakımdan hac, bu ümmetin damarlarına sürekli taze kan pompalamak için çırpınan zinde, güçlü bir kalp gibidir. Bu yüzden bu ümmet topluca, aynı anda ve aynı yerde kendini gözden geçirirler ve bu ümmetin âlimleri, ıslahatçıları, o haccı, aşırılığa giden kimselerin bozmasından, batıl yolda gidenlerin hilesinden, cahillerin değişik yorumundan ve her çeşit hurafelerden uzak tutmuşlar ve onu, İbrahim (as)'dan gelen aslına, Hz. Muhammed (sas)'in şeriatına ve gerçek dinin ölçüsüne vurarak, sürekli kontrol etmişler, korumuşlardır.

Onun vasıtası ile bu ümmet; dinî, aklî ve kültürel birliğini koruyabilir. İbrahim (as)'ın getirdiği bir Allah inancına ve İslam'ın yapısına, Hz. Muhammed (sas)'in karakterine, tutumuna hasım ve rakip olan ve geçmiş dinlere ve dini toplumlara da ağır zararlar vermiş olan bölgeciliğe, ırkçılığa başarı ile karşı koyabilir.

Bu ümmet, değişik türden çevrelerde ve yeryüzünün farklı bölgelerinde yaşamaktadır. Bazen bu ümmette hayat ve hareket işaretleri, bazen donukluk ve kendinden geçiş alâmetleri göze çarpar. Bazen katılık ve şiddet, çatışma ve vuruşma işaretleri, bazen kültür ve medeniyet problemleri önüne çıkmakta, bazen de maddi ve siyasi teşvikler, eğilimler onu denemektedir.

Bu ümmet; bazen mal, mülk ve servet ile, bazen yoksulluk ve malî sıkıntı ile imtihan edilmektedir. Bazen bu ümmetin üzerine diktatör bir kral, zalim bir hükümdar veya vicdansız bir siyasetçi musallat olmakta, bazen de o, değişik ve tersine durumlarla karşılaşmaktadır.

Ancak bütün bu durumlarda Müslümanlar için muhabbet duygusunu körükleyip canlandırması ihtiyacı ve gereği her zaman devam edecektir. Allahu Teâlâ haccı; ümmetin bu baştanbaşa bahar olan ağacının bol meyve vermesini ve Müslümanların bu evrensel ailesinin eski elbisesini çıkararak yeni ve bedenine tam oturan güzel görünümlü elbisesini giymesini sağlayan bir bahar mevsimi yapmıştır.

Ebu'l-Hasen En-Nedvî, Dört Rükün

Güncelleme Tarihi: 06 Kasım 2018, 18:13
banner12
YORUM EKLE
banner8

banner19

banner20