'Güzel' ve 'iyi'ye daha çok vurgu yapmak lazım

Sistemin dişlileri arasında hakikate uzak yaşayıp uzak ölmek istemeyen herkes Mahmud Erol Kılıç'ın Hayatın Satır Araları kitabını okumalı. Çünkü zorlaştırmadan, kolaylaştırarak çözümler sunuyor eser size..

'Güzel' ve 'iyi'ye daha çok vurgu yapmak lazım

Prof. Dr. Mahmud Erol Kılıç, geçtiğimiz aylarda çıkan eserine Hayatın Satır Araları ismini vermiş. “Modern Zamanda Kendini Bulmak” diye de ilave etmiş. Bence aslında tam bir “hayatın el kitabı” olmuş. Hocamıza teşekkürler. Sadece yazdıkları için değil, okuyucusuna yardımcı olan sade dili ve akıcı anlatımı için de teşekkürler.

Kitabımızın yedinci sayfası bomboş, ortanın biraz yukarısında sadece iki kelime var: Eşim Gülsüm’e... İlkin bu ithafı okuyup geçmiştim. Ancak hayatın satır aralarından evlilikler çıkmaya başlayınca iş değişti. Mahmud Erol Kılıç’ın “Eşim Gülsüm”e derken, ileriki sayfalarda “bunu neden yazdığımı anlayacaksınız” diyerek tebessüm ettiğini düşündüm. Kadın-erkek meselesi… Üstünlük mü? Paylaşım mı? Sen-ben mi? Birliktelik mi? Rekabet mi? Dayanışma mı? Daha neler neler…

Kitap fazla hacimli değil ama içine onlarca konu sığmış. Başta da belirttiğim gibi Mahmud Erol Hoca bizlere aktarmak istediği bilgilerini açık ve net, kısadan, dolanmadan, evirip çevirmeden yazmış ve girmiş hayatın satır aralarına… Nasıl yapmış da, geçmişten günümüze, Kerbela’dan bizim aileye, kadına şiddetten erkeğin yeniden inşasına, siyasetten ekonomiye, etnik çatışmalardan dinler tarihine, modadan edebiyata, sinemadan TV dizilerine kadar bunca konuya değinmiş hayret ettim.

Bayıldığım bir İstanbul Şehir Rehberi vardır, kitap aynen onun gibi… Hareketli, kıpır kıpır! Geçmişle gelecek bugünde birleşmiş! Bence benzerlerinden bir diğer farkı, her şeye rağmen karamsar bir tablo çizmemesi ve özeleştiri yapması… Ayrıca gördüğü güzelliği, kimde olursa olsun saklamadan sunması… Kısaca tutuculuktan uzak olması ve bunu okuyucusuna “tavsiye etmesi.”

Okurken anlıyorsunuz ki, belki de günümüz insanının asıl sorunu hedefsizlik! Çünkü insana yüce bir hedef çizildiğinde alt derecedeki bilgi ve hedeflerin tercih edilir olmaktan çıktığını öğreniyorsunuz. Bu sebeple kitabı çocuk yetiştirmekte olan anne babalara tavsiye ediyorum. Öğretmenlere de… İnsan eğitiminde faydalı olacak pek çok saptama var. Sistemin dişlileri arasında hakikate uzak yaşayıp, uzak ölmek istemeyen herkes bu kitabı okumalı. Çünkü zorlaştırmadan, kolaylaştırarak çözümler sunuyor eser size… Hayatımıza dair olumsuzlukları gerçekçi bir dille anlatırken, bunları nasıl olumlu şekle çevirebileceğimizin basit formüllerini veriyor.

“Daha çok güzel ve iyi olana vurgu yapmak lazım; iyiliğin dilini kurmak…”

İslam tasavvuf tarihinin en’leri konuk olmuş sayfalara. Bildiğimiz ve bilmediğimiz yönleriyle, söz ve eserleriyle… Hz. Mevlana, Yunus Emre, Niyazi Mısri… Kitapta sıklıkla kelimelerdeki anlam kaymalarına dikkat çekiyor Mahmud Hoca, içi boşalan, aykırı manalar yüklenen kavramlardan bahsediyor. Bunların hayatımıza nasıl tesir ettiğini anlatıyor. Derviş’i anlatıyor ve diyor ki “bugün eksikliği hissedilen insan derviş’tir”. Ardından İslam ülkelerinin içinde bulunduğu acı durumun bu eksiklikten kaynaklandığını zarif bir özeleştiri eşliğinde anlatıyor.

Mahmud Erol Kılıç onlarca konuyu ard arda işlerken bir yandan da -sayısı aklımda kalmadı ama- pek çok yazar ve kitap tavsiyesinde bulunuyor. Bu anlamda Hayatın Satır Araları nar gibi bir kitap. Çarşıdan aldım bir tane, eve geldim bin tane…

Mabedler, tapınaklar, peygamberler, sufiler, din, kendini bilmek/bulmak, manevi eğitim… Belki pek çoğumuz hayatımızın satır aralarında bu kavramların saklı olduğunu dahi bilmiyoruzdur ama varmış. Elimizi uzatsak tutacağımız kadar yakınımızdaymış nice evliya… Farkında değilmişiz. Farkındalıksız yaşamanın aslında yaşamamak olduğunu anlıyorsunuz okurken. Tasavvufun İslam’ın filtresi olduğunu öğreniyorsunuz. Hoca mutlaka herkesin hayatına dokunmuş. Konya’daki Pisili Tekke’nin hikâyesini okurken benim gibi evde iki pisiniz varsa içiniz daha bir hoş oluyor inanın. Çünkü kitapta sizin hayatınızın satır araları var. Sonra aşk bahsi var. Mecazisi, ilahisi, her iki’si, bir’i, aşk var. Aşk varsa Abdürrahim Karakoç var ve elbette Mihriban…

Son olarak eserin dikkatimi çeken bir yönünü yazmak istiyorum; Dünya Bizim’le olan benzerliğini… Nasıl mı? Bunun cevabını Mahmud Erol Hoca’nın lisanından paylaşmak istiyorum: “Daha çok güzel ve iyi olana vurgu yapmak lazım; iyiliğin dilini kurmak…”

Hayatın Satır Araları modern zamanlarda kendini bulmak isteyen herkesin okuması lazım gelen bir eser. Çocuklarımıza ve torunlarımıza iyilik yapmak; kendi hayatımızın satır aralarını keşfetmek için okumalıyız.

Zeynep İnan yazdı

Yayın Tarihi: 29 Ağustos 2013 Perşembe 14:27 Güncelleme Tarihi: 02 Ocak 2022, 14:37
banner25
YORUM EKLE

banner19

banner26