Güzel İnsanlar Olabilme Özlemiyle Yazılmış Hikâyeler

Yusuf Güroğulları'nın 'Düş Sarısı’ kitabını okuyunca biz de yere düşmüş yapraklara basmaya kıyamayacağız. Ve şiirlerle örülmüş hikâyelerimiz olacak. Yasemin Kapusuz yazdı.

Güzel İnsanlar Olabilme Özlemiyle Yazılmış Hikâyeler

Düş Sarısı, Kasım 2016’da Lakin Yayınlarından çıkan bir hikâye kitabı. Bir dizeden oluşmuş uzun bir şiir aslında Düş Sarısı. Güz’ün sarılığı ile düşlerin sarılığını birleştiren bir hikaye. Tam da Kasım’lık bir hikâye. Hani güzel olan her şeye şiir gibi deriz ya. Şiir gibi bir hikâye olarak kastetmiyorum Düş Sarısı’nı. Düş Sarısı, iki kelimeyle bir şiir.

Bazı insanları anlatmak güçtür. Yusuf Güroğulları‘nı da öyle. “1980 yılında Erzurum’da doğdu, yaşamaya devam ediyor…” Bu kadar anlatılabilir sanırım. Erzurumlu, Anadolulu… Felsefeden, edebiyattan, tarihten, siyasetten, dergilerden, gündemden vs’lerden hep haberdardır. Ama seçkinler zümresinde olmayı değil insanların gönlünde olmayı tercih eder. Toprağa, gökyüzüne, çiçeğe hayretle bakabilmenin derdindedir. Kitapla yaşar.

Fani olmasına faniydi dünya ama ‘İnsanlık’ bakiydi. Dünya durdukça söylenirdi. Issızdı artık Boloş. Neresine bakılsa hüzündü. Boloş’un kalbi durmuştu.” Bir Boloş’a ömrü sığabilir. Boloş, makam, mevki, mal, mülk, şöhret… Hepsinden kıymetlidir.

Dünya sararıyor Düş Sarısı’nda. Dünya sarı sarı dönüyor. Sararmış yapraklara basmadan yürüyor kahraman. Yaprakların üstüne basa basa geçiyoruz biz. Hüznümüz koyulaşmıyor bir yaprağın daha yere düşmesiyle. Hızla geçen günlerimize sarılık çökmüyor. Kendimizi beğenmekten sevmeye vakit bulamıyoruz. Bir yaprak, bir yaprak daha ve bir yaprak yine… Bir insan kalbi etmiyor. İnsan, kendi aklının çıkardığı sessiz gürültüden, bir insanın kalbini duyamıyor: “İstiyordu ki, kalbinin ne halde olduğunu sorsun birileri. Anlatma isteğiyle doluydu, taşıyamıyordu bu sevinci ve coşkuyu. Ama kimse sormuyordu işte.”

Kasaba özlemi ve güzel insanlar olabilme özlemiyle yazılmış hikâyeler

Cümleler kısa ve net hikâyelerde. Zor anlaşılma özentisi yok. Olduğu gibi. Kasaba özlemi ve güzel insanlar olabilme özlemiyle yazılmış hikâyeler. Güz vakti, ağaçlara, dallara ve yapraklara merhametle bakma imkânı verecek size. Belki Düş Sarısı’nı okuyunca biz de yere düşmüş yapraklara basmaya kıyamayacağız. Ve şiirlerle örülmüş hikâyelerimiz olacak. Çetin Alpagut’un “Şehper/ Kalb işinin dilden hicretidir/ Şehper/ okkada saklanan merhametidir…” şiiri, “Düş Sarısı” hikayesine; Ruhi konak’ın “Ucu cehennemde bir değnekle girilip/ Katli vacip bir Yusuf’a çıkılan/ Derin bir yer seni kaybettiğim/ Bulunursan aşk olsun.” şiiri, “Kimse Kimsenin Kalbini Sormuyor Sevgilim” hikayesine ilhamdır diyebiliriz.

Kitap, sonbaharda bir başlangıç oldu yazarına. Dergah Yayınları’nda çalışan Yusuf Güroğulları’nın hikayeleri, tatlı bir üslupla modernizm eleştirisi yapması ve kasaba ruhunu vermesi yönüyle Mustafa Kutlu’nun hikayelerini hatırlatıyor: “Yumruklarını sıktı bilinçsizce. Rabbinin eşref-i mahlukat olarak yarattığı, meleklere secde ettirdiği Hz. İnsan’ın yerini Prof. İnsan, Avukat İnsan, Zengin İnsan, Memur İnsan almıştı artık. Geçer akçe para ve statüydü. Kabullenemiyordu bu gerçeği, ömrü boyunca da kabullenememişti.”

Merakla, heyecanla bekledik kitabı. Kitabın editörlüğünü yazar Fatih  Çodur üstlendi. Kitabın sonunda katkılarından dolayı başta editör olmak üzere şair, minyatür sanatçısı Ruhi Konak’a, şair Çetin Alpagut’a teşekkür etmiş Yusuf Güroğulları. Benim için de bir sürpriz teşekkür var ayrıca: “Penceremde beni uyandırıp günün güzelliğine davet eder gibi şakıyıp duran bir serçe gibi, her yavaşladığımda, durduğumda, ertelediğimde, beni öykülerime döndüren, suretiyle, siretiyle hep bir şiire çağıran, kıymetlim Nur Sultan’a;…” Evet, bu teşekkür beni de her daim yazmaya teşvik eden kız kardeşim Fatma Nur Kuloğlu’na…

Kasımla geldi kitap. Hazanda. Ama Hz. İnsan hüzünle de neşeyle de yaşamaz, huzurla yaşarmış. Hüznümüz de huzurumuzdur. Hayırlar getirsin. Huzur bulalım birlikte kitapla…

Yusuf Güroğulları, Düş Sarısı, Lakin Yayınları.

Yasemin Kapusuz

Güncelleme Tarihi: 05 Aralık 2018, 13:18
YORUM EKLE

banner19

banner13