Grek estetiği İslam dünyasını nasıl etkiledi?

Ayşe Taşkent’in 'Güzelin Peşinde' kitabı, 'güzel', 'iyi' ve 'doğru' kavramlarını İslam filozofları Farabi, İbn Sina ve İbn Rüşd açısından değerlendiriyor. Zeki Dursun yazdı..

Grek estetiği İslam dünyasını nasıl etkiledi?

İslam’ın Batı’ya göre Ortaçağı filozoflar çağıdır. Bu dönemde Arapça dışında Grekçe ve Grek kültürü ile yüzleşmek zorunda kalan İslam düşünürleri vardır. Bugüne kadar ve dahi bugün de İslam hattı, tezhibi, minyatürü, mimarlığı üzerine -içeriği ne minval üzerine olursa olsun- epey bir yekun tutan çalışma var. Ama o İslam estetik algılayışının ilk dönemde oluşumu üzerine yapılmış tek çalışma -şimdilik- Ayşe Taşkent’in Güzelin Peşinde/Farabi, İbn Sina ve İbn Rüşd’de Estetik adlı kitabı. Bu çalışma klasik İslam düşüncesinin oluşmaya başladığı çağlarda “güzel”, “iyi” ve “doğru” kavramlarını İslam filozofları Farabi, İbn Sina ve İbn Rüşd açısından değerlendiriyor. Kitap İslam felsefesindeki estetik düşünceyi ontolojik, kozmolojik, psikolojik ve epistemolojik olarak irdelemeye çalışıyor.

Güzelin Peşinde kitabı yedi bölümden oluşuyor: Birinci bölümde İslam estetik düşüncesinin temeli sayılan ve İslam filozoflarının da tartışmalarına imkan sağlayan Grek estetiği üzerinde duruyor. İkinci bölümde “Tanrı” ve “güzel” üzerinden İslam filozofların bakış açılarıyla estetiğin İslam teolojisindeki karşılığını sorguluyor. Mutlak güzellik ve Tanrı, mutlak güzelin idraki ve aşk kavramları bu bölümün cevaplanan soruları olarak duruyor. Üçüncü bölümde “âlem” ve “güzellik” üzerinde duran yazar, estetiğin kozmolojik görünümlerini sorguluyor. Sudûr teorisi, ay-üstü ve ay-altı âlemlerin güzelliği, kozmik aşk bu bölümün cevaplanan soruları. Dördüncü bölümde, İslam filozofların sanat felsefesini psikolojik açıdan irdelemelerini açıklıyor. İdrak, mütehayyile, poetika, taklit ve mimesis bu bölümün cevaplanan soruları.

Platon estetiği iki filozofun eserine yansımış

Ayşe Taşkent, ismi geçen her üç filozofun da estetik üzerine çalışmaları olmadığını, onların estetik ve estetiğin konuları hakkında düşüncelerini eserlerinden yola çıkarak derlediğini söyler. Her üç filozofun estetik görüşlerinde antik düşüncenin önemli bir etkisi olduğunu belirtir. İslam filozofları köken olarak Grek düşüncesinden aldıkları güzelliği, Tanrı’nın güzelliğini en üst noktaya koyarak yeniden sınıflandırmışlardır. Filozoflara göre ilk güzellik ilkesi “el-Cemal”dir. Onlar ilk ilkeyi/el-Cemal’i “cemal”, “kemal” ve “hayr” terimleri ile açıklar. Farabi ve İbn Sina’daki metafizik ve ontolojik estetik, İbn Rüşd’de metafizik bağlamdan farklı olarak “tertib”, “nizam” ve “uygunluk” kavramları etrafında değerlendirilmiştir.

Burada üzerinde durulması gereken meselelerden biri de Grek estetiğinin İslam dünyasında nasıl tevarüs ettirildiğidir. Platon estetiği iki filozofun eserine yansımıştır: Farabi’nin Telhisu Nevâmisi Eflatûn ve İbn Rüşd’ün Telhisu’s-Siyaseti li Eflatun eserlerine. Plotinius ve Yeni Platonculuğun estetik düşüncelerini aktarmak için yazılan eserler: Kitabu’l-İzah fi’l-hayri’l mahz adlı risale, Esulucya Aristutalis, İbn Sina’nın Şerhu kitabı Esulucya mensub ila Aristutalis. Esulucya Aristutalis adlı eser, İslam dünyasında etkili eserlerden biridir. Bu eserlerden İbn Rüşd’ün Telhis’inde şu konular olarak tartışılmıştır: Taklid gerçeğe yakın ya da uzak mıdır, doğru ya da yanlış mıdır? Bir edebiyat formu olarak taklid tanımlanabilir mi? Taklid şiir ve dramatik eylem bakımından tanımlanabilir mi? Şairlerin eğitiminde taklidin yeri nedir? Taklidin çocukların ve gençlerin eğitimindeki yeri nedir? Taklid ve şiirin devletteki yeri nedir?

Şiir küçüklerin akıllarını olumsuz etkiler

Burada üzerinde durmak istediğimiz noktalardan biri de şiir, taklit ve yasaklar. “Şiir acaba ilk toplumlardan beri yasak bir eylem midir?” sorusu güncelliğini koruyan bir sorudur. İbn Rüşd Arap adetlerini betimleyen şiirlerin yasaklanması gerektiğini söylemiş. Bayağı şiirin taklidine izin verilmemesi gerektiğini söylemiş. Ona göre erdem anlatan bir şiir taklid edebilir ve izin verilebilir bir şiirdir. İbn Rüşd, aynı zamanda şiirin küçüklerin akıllarını olumsuz etkileyeceğini söylemiş.

Ayşe Taşkent’in mezkur eserini, şiirin ve müziğin çocukların, gençlerin ve devlet muhafızlarının eğitimindeki rolü hakkında kadim algılamaları ortaya koyması bakımından önemli görmekteyim. Geçmiş olmadan gelecek olmayacağına göre bu eser iyi bir pedagoji eseri özelliği de taşıyor.


 

Zeki Dursun yazdı

Güncelleme Tarihi: 08 Mart 2019, 22:14
banner12
YORUM EKLE
YORUMLAR
İlyas Tiryaki
İlyas Tiryaki - 2 yıl Önce

Doğu ve Batı uygarlıklarının (düşünsel-felsefesel) dünya algısının yorumlanmasında ufuk açıcı bir hazine olacağını düşündüğüm bu kitabı mutlaka edineceğim.

banner19

banner13