banner17

Gökhan Akçiçek'e o güzel şiirleri yazdırdı çocukluğu

Şair Gökhan Akçiçek’in çocuklar için kaleme aldığı ve anı-öykü alt başlığıyla yayınlanan 'Yaban İncirleri' adlı hikâye kitabı üzerine Mustafa Uçurum yazdı.

Gökhan Akçiçek'e o güzel şiirleri yazdırdı çocukluğu

Gökhan Akçiçek bir şair. Şiirini ve ömrünü çocuklara adamış, çocukların hüzünlerini ve sevinçlerini şiirlerle dokuyan, yüreği Karadeniz gibi dalgalı bir gönül insanı. Çocuklar için yazmak, çocuklar için eserler ortaya koymak, en çok da çocukların hüzünlerine ortak olmak yaşadığımız çağ düşünülünce daha çok önem kazanıyor. Çünkü bu çağ en çok da çocukların hayatlarını hırpalıyor, onlara ağır izler bırakıyor.

Gökhan Akçiçek’ten ilk okuduğum kitap Bulutlar Örtmese Güneşi idi. Şiirlerin içine girdiğinizde sizi alıp bir hüzün coğrafyasına bırakan şiirlerdi bunlar. Daha sonra okuduğum şiirlerinde de çocukların içli hıçkırıkları dizeler arasında hemen kendini gösteriyordu. Yetim kalan, savaşın ortasında bırakılan, sevgiyi arayan, çocukluğunu yaşayamayan çocuklar bir bir yüzünü gösteriyordu şiirlerinde.

Şiirlerinden sonra anı-öykü alt başlığıyla yayınlanan Yaban İncirleri’ni de okuyunca, Gökhan Akçiçek’ten okuduğum birçok şiirin arka planını da öğrenmiş oldum. İlki 2007 yılında olmak üzere kitabın birçok kez baskısı yapılmış. Benim elimdeki kitap 2014 baskılı.

Zaten şairlerin yazdığı deneme ve öyküler, şiirlerinin serencamını sunarlar çoğu kez okuyucuya. Şiirlerinin dize aralarında mahzunca bekleyen çoğu söz, nesirlerinde ferahlığa kavuşur ve kendini ifade etme alanı bulur.

Anneler, babalar ve sokaklar besler çocukları

Çocukluk denince boğazı düğümlenen ve yaşadıkları ne olursa olsun o günlere özlem duyan bir neslimiz var. Her şeyin sahici olduğu, sevmek denen duygunun doyasıya yaşandığı ve sokakların en çok çocuklara ait olduğu zamanlar geçip gitti ama o günlere ait okuduğumuz her cümle ile derin ah'lar çektiğimiz bir neslimiz var.

Gökhan Akçiçek’in Yaban İncirleri adlı kitabını okurken her satır arasında bir hüznü yakalayabiliyoruz. Elbette hüzünlerin yanında çocuk gülüşlerine de şahit oluyoruz. Gökhan Akçiçek şiirlerinin yüreğe en çok dokunanları anne şiirleridir. Yaban İncirleri kitabı da “Anne Kokusu” ile başlıyor. “Yalnız süt değildi ondan emdiklerim: Düşlerini de emdim onun, gençliğini ve sevinçlerini…” İkinci yazı da bir babaya adanmış. Gökhan Akçiçek, belki de babalara en çok şiir yazan şairlerimizdendir. Bu yazı ile yine babasına sesleniyor, “Uzak ihtimaller Sultanı Baba” diyerek.

Günümüz şartları düşünülünce çocukların sokaklarda gönüllerince oynaması eski zamanlara oranla çok da mümkün görünmüyor. Bunda sokakların tekin olmaması gibi bir durum söz konusu iken, ayrıca çocukların aklını çelen birçok yeniçağ aldatıcısını da düşünmek gerek. Sanal âlemin ortasında kendilerine bir dünya açmaya çalışan çocuklar, sokaklarda oynamak gibi bir dünyanın kapısını bile aralamakta zorlanıyorlar.

Gökhan Akçiçek’in çocukluğunun nerelerde serpilip büyüdüğüne hikâyeleri okuyunca şahit oluyoruz. Bir şiir kitabına da isim olan Bülbül Deresi, bu kitapta da sık sık karşımıza çıkıyor. Doyasıya eğlenen, derede yüzmeyi öğrenen, arkadaşlarıyla vakit geçirmenin mutluluğunu yaşayan bir şairin çocukluğuyla birlikte Ordu sokaklarında siyah beyaz bir seyahate çıkıyoruz.

Çocukluk ihmale gelmez

Büyüklerin en sık tekrarladığı bir sitemdir, “Çocukluğumu yaşayamadım.” sözü. Çocukluk ihmale gelmiyor ama hayat şartları denen cenderede de bazen yaşanması arzulanan şekilde yaşanamıyor çocukluk.

Gökhan Akçiçek, dopdolu bir çocukluk yaşamış. Çocukluğunun hakkını veren vakitlerle kuşatmış ilk çağlarını. Bunu daha sonra şiirlerine ve yazdığı her satıra sindirmiş. Eşsiz bir coğrafyanın çocuğu olarak Karadeniz’in nimetlerinden sonuna kadar yararlanmış. Köyünde geçirdiği kekik kokulu tatiller, arkadaşlarıyla soluk soluğa yaşadığı bitmek bilmez maceralar, hayatına yön veren büyükleri ve yaban incirlerinin dereye uzanan dalları hep bir film şeridi gibi geçiyor kitapta.

Kendi çocukluğunu yaşayamadığından dolayı büyük üzüntü yaşayan anne ve babalar, kendi çocuklarına çocukluklarını yaşatmak için gayret gösteriyorlar. Bunu belki doğal bir sonuç olarak karşılayabiliriz ama bunu yaparken de çocukların önlerine sınırsız bir hayat sermemek gerek. Çocuklarını doğal bir çevreye çağırabilen, onlara vakit ayırabilen büyükler onlara karşı en önemli sorumluluğu yapmış olurlar. Her istediğini almak değildir çocukluklarını yaşatmak. Onlara hayatın içinden bir pencere açabilmektir, elbette onlarla birlikte.

Gökhan Akçiçek’in Yaban İncirleri’ni okuyunca onun çocuklara dair yazdığı her cümlenin dopdolu geçen bir çocukluğun eseri olduğunu anlıyoruz. Şairlerin anlatacak hikâyeleri olabileceğini de sayfaları çevirdikçe adeta yaşamış oluyoruz.

Yaşamak, en önemli birikimdir. Bunu ihmal etmeden başaranlar ne mutlu insanlardır.

Mustafa Uçurum yazdı

Güncelleme Tarihi: 11 Aralık 2018, 12:11
banner12
YORUM EKLE
YORUMLAR
Tayyib Atmaca
Tayyib Atmaca - 3 yıl Önce

Yazdıkları ile küçük/büyük çocukların yüreğini kanatlandıran dostluğundan emin olunan yazdıklarının darası bulunmayan safi bir şair Gökhan Akçiçek. Ben böyle biliyorum, bilişimde yanılıyorsam lütfen beni aydınlatın vesselam...

banner19

banner13

banner20