Genç Bir Şairden Şiir Üzerine Mülahazalar

Poetik metin dendiğinde, terimlerle, farklı kelimelerle, uzun cümlelerle örülmüş yazılar akla gelebilir. Ancak Elyesa Koytak, nasıl ki şiirlerini anlaşılmak üzerine yazıyor ve editörü olduğu dergide de genelde bu tür şiirlere yer veriyorsa, 'Anlamın Kıyameti' kitabında yer verilen yazılarında da bu şekilde ilerliyor. Mehmet Akif Öztürk yazdı.

Genç Bir Şairden Şiir Üzerine Mülahazalar

Poetik metin yazmak, birçok tür hakkında yazmaktan daha zordur. Geniş ve derin bir şiir bilgisini özgün bir bakış açısıyla kaynaştırmayı gerektirir. Edebiyatımızda bu türde yazılar bolca vardır fakat bu yazıların kalite bakımından hangi seviyede olduğu tartışmaya açıktır. Tartışmaya açık olmayan yazılar ise hâlâ okunuyor ve o yazılardan istifade ediliyor.

Fayrap dergisinin editörlüğünü yapan ve aynı zamanda bir şiir kitabına sahip olan Elyesa Koytak’ın “Anlamın Kıyameti” adlı kitabı, “Modern Türk Şiiri Üzerine Denemeler” alt başlığıyla Avangard Kitap etiketiyle geçtiğimiz Aralık ayında neşredildi. 183 sayfadan oluşan kitap, bir önsöz ve dört ana bölümden oluşuyor. (Anlamın Kıyameti, Kudemadan Birkaç Şair, Günümüz Şiiri, Edebiyat Ortamı) Önsözde kitabın, Elyesa Koytak’ın 2013 yılından bu yana şiir üzerine yazdığı yazıların toplamı olduğunu okuyoruz. Ayrıca bu önsözde Koytak, kitabın bölümleri hakkında kısaca bilgi veriyor ve bölümleri neden bu şekilde oluşturduğunu okura açıklıyor. Yine bu bölümde yazardan, ileriki zamanlarda yazmayı planladığı yazıların da başlıklarını öğrenebiliyoruz.

Koytak, kitabına kendi fikirlerini yansıtırken, nesnelliği de elden bırakmıyor. Evet, şiirde de nesnel gerçekler vardır, diyerek yapıyor bunları.

Metin okuma kılavuzu

“Anlamın Kıyameti” adlı ilk bölümde Koytak, “Metin Nedir?” sorusu etrafında farklı örneklerle konuyu irdelerken, bu bölümde farklı alt başlıklarda tenkit çeşitlerine, sosyoloji ve şiir arasındaki ilişkiye ve başka konulara da değiniyor. Koytak’ın yazılarını kuvvetlendiren en önemli etken, yazısına temel oluşturacak örnekleri Türk şiirinden seçmek ve işlediği konulara uygun teşbih ve örnekler getirmek. Çünkü şiir yazılarında, örnek metinler veya şiirlere kısa dahi olsa değinmeden olmaz. Soyut kalır. Elyesa Koytak her bölümde örnekler üzerinden gitmiş ve bütün yazılarını okur nezdinde somutlaştırmış. Örneğin Zarifoğlu’nun “Ayna” şiiri üzerinden, okullarımızdaki edebiyat derslerinden de aşina olduğumuz “Şair burada ne demek istedi?” sorunsalına değinmiş. Buradaki fikirler kişilere göre belki değişebilir ama şairin bakış açısının özgün olduğu ortada bir gerçektir.

İlk bölüm olan ve kitaba da adını veren “Anlamın Kıyameti”, kitapta dil bakımından en ağır olanı fakat bu bölümde bile okur çok fazla zorlanmıyor. Çünkü şiir anlayışıyla da paralel olduğunu düşündüğüm bir şekilde yazar, poetik metinlerini yalın bir dil ve sade bir üslûpla oluşturmuş. Poetik metin dendiğinde, terimlerle, farklı kelimelerle, uzun cümlelerle örülmüş yazılar akla gelebilir. Ancak Koytak, nasıl ki şiirlerini anlaşılmak üzerine yazıyor ve editörü olduğu dergide de genelde bu tür şiirlere yer veriyorsa, yazılarında da bu şekilde ilerliyor. Tutarlılık açısından son derece başarılı. İnsan poetik bir metni okurken keyif alır mı bilmem ama son derece keyifli bir okuma sunuyor okura Koytak.

Kudemaya bütüncül bakış

Kitabın en ilgi çekici kısmı, “Kudemadan Birkaç Şair” adlı bölümdür. Koytak burada modern Türk şiirini biçimlendiren şairlerden bahsediyor ve bunu Tevfik Fikret’e, hatta Namık Kemal’e dayandırıyor. Bu bölümde yer alan isimler ise şöyle: Tevfik Fikret, Mehmet Akif, Sezai Karakoç, Ergin Günçe ve İsmet Özel. Ayrıca “Rakı Şişesinde Türk Şiiri” bölümüyle Garip akımına da değiniyor şair.

Eleştirilerinde üslûbu hiçbir zaman sokak ağzına düşürmeyen şair, geniş bir şiir penceresinden konuyu ele alıyor. Ayrıca sadece şiir bakımından değil, her bölümde incelediği şairlerin hayatlarına, yaşamındaki önemli duraklara da mutlaka değiniyor. Kitapta magazinel olaylar da görmek mümkün fakat seviyeyi düşürmeden. Mutlaka o şairin şiiriyle bağlantılar kurarak. Hatta Koytak’ın açık bir şekilde önem verdiği Mehmet Akif hakkındaki sözleri, onun bu konuda düşündüklerini özetler nitelikte: “Mehmet Akif deyince akla gelen kanaatler şiirini merkeze almaz. Sağcı ve muhafazakâr tutum, bir şahsiyet olarak Akif’in vatan-millet uğruna fedakârlıklarını (mesela yoksulluğunu), ayrıca dostlarıyla ilişkilerindeki faziletli davranışlarını (mesela sözünün eri oluşunu) anekdotlar halinde aktarmakla yetinir ve şiirini arkaya atar. Diğer yandan, Cumhuriyet döneminin kültür politikalarının bir sonucu olarak sol-laik tutum, Akif’in İslam merkezli siyasi tavrı şöyle dursun, şiirinin de artık eskide kalmış bir Osmanlı şiir tarzı olduğu yönündeki basmakalıp kanaatle maluldür. Bu da Nazım Hikmet gibi güçlü bir şairin haddizatında Akif’e çok şey borçlu olduğunu görmelerine engel olur. Bu iki tutum da Akif’i bugünden, Türk şiirinden ve Türk şiirinin bugününden uzakta tutmakta ittifak eder. İki tutum da Akif’e ihanet eder.”

Koytak, bu bölümde incelediği şairleri tek başına ele almıyor. Örneğin Tevfik Fikret’i, Namık Kemal üzerinden ele alıyor. Akif’i ise Ahmet Haşim ve Yahya Kemal’le ele alıyor. Bölüm başlıklarında her şairin ismi olmasa da, yazılarda neredeyse bütün önemli şairlere, yukarıda adı geçen şairlerle beraber değiniyor yazar. Bu da bütüncül bir okuma sağlıyor okura.

Günümüz şiiri

Kitabın hepsini sayıp dökmek olmaz. Fakat diğer konu başlıklarından da bazılarını verip yazıyı bitirelim. Elyesa Koytak, sadece geçmiş dönemdeki şiirlere değil günümüz şiirine de değiniyor. Burada önem verdiği isimlerden biri Murat Küçükçifci. Ayrıca Eren Safi, Hakan Arslanbenzer, Cevdet Karal gibi şairler de kitapta kendine ama az ama çok yer buluyor. Hatta Koytak, özel bir konu olan 15 Temmuz darbesine de bir yer açmış ve bu konu hakkında yazılmış şiirlerden bazılarına da değinmiş. Bu şiirleri artı ve eksileriyle örnekler vererek inceleyen şair, burada Fayrap’ta yazan şairlerin 15 Temmuz şiirlerine sanki biraz arkadaş gözlüğünden bakmış. Ancak yine de genel olarak diyebiliriz ki dozunda eleştirilerini herkese yapmış. İsmet Özel dâhil.

Şiirle ilgilenenler, daha doğrusu şiir yazanlar ve yazmaya çalışanlar poetik metinleri okumak zorundadır. Farklı kişilerin farklı zamanlarda yazdığı metinler özellikle genç şairlere inanılmaz yardımcı oluyor. Koytak’ın kitabı bu yardımcı olan kitaplardan. Sözü eğip bükmeden, ‘poetik metin yazıyorum, dilim ağır olsun’ demeden, direkt olarak anlaşılır şekilde okura ulaşıyor kitaptaki yazılar.

Şairin yazıları devam edecek. Yaşı da genç. Bu da demektir ki inşallah bu yazılar çoğalacak. Fakat yeter mi? Özellikle usta şairlerden bu tür yazıları okumak ister şiir yazanlar. İsmet Özel boşuna yazmış olamaz “Şiir Okuma Kılavuzu”nu.

 

Mehmet Akif Öztürk

Güncelleme Tarihi: 22 Mart 2018, 10:03
banner12
YORUM EKLE

banner19

banner13