banner17

Frantz Fanon bugünlerde yeniden okunmalı

Frantz Fanon, 'Cezayir Bağımsızlık Savaşının Anatomisi' kitabında, bağımsızlık mücadelesinin Cezayir halkında nasıl izler bıraktığını gözlemleriyle paylaşmış. Sedat Palut yazdı.

Frantz Fanon bugünlerde yeniden okunmalı

Bundan birkaç ay önce DAİŞ’in Fransa’da bir saldırısı oldu. 127 kişi hayatını kaybetti. Bu masum insanların ölümünün ardından neden Fransa sorusu akla geldi. Tartışmaya değer bir konu. Bunu sadece Fransa’nın DAİŞ saldırıları konusundaki aktifliğine bağlamak bizi doğruya götürmez.

Fransa, 19. yüzyılda diğer sömürgeci devletlere nazaran ele geçirdiği toprakları sahiplenerek oradaki yerlileri öldürmeyi ya da kovmayı tercih eden bir politika gütmüştür. Diğer sömürgeci devletler asimilasyon politikası güderken Fransa bunun tam tersini yapmış ve günümüzde beyaz Fransızlar dışındaki unsurları da içine almayıp komünlerde yaşamaya mahkum etmiştir. Şu cümleleri okumak zor: “Şimdi de yedi yaşlarında bir erkek çocuğuyla beraberim. Vücudu yara bere içinde. Anasını, babasını ve kız kardeşlerini önce tartaklayan, sonra da öldüren Fransız askerleri, onu da sımsıkı tellerle bağlamışlar. Bir teğmen de görsün ve gördüğü şeyleri uzun süre hatırlasın diye, çocuğun gözlerini açık tutmaya çalışmış. Dedesi bu kampa getirilmek için beş gün ve gece sırtında taşımış onu. Çocuk diyor ki: Bir tek şeyi istiyorum: Bir Fransız askerini küçücük parçacıklara kadar kıtır kıtır doğramak!” (s,36)

Frantz Fanon, Pınar Yayınları arasında çıkmış Cezayir Bağımsızlık Savaşının Anatomisi kitabında, Cezayir Savaşı’nın bizzat içinde olmuş birisi olarak yukarıdaki cümleleri paylaşıyor bizimle.

Fanon'un kitabı bugünlerde yeniden okunmalı

Fransızlara karşı vermiş olduğu 8 yıllık bağımsızlık mücadelesinin ardından 1962’te bağımsız olabilen Cezayir’de yaklaşık 250 bin kişi hayatını kaybetti. Milyonlarca insan göç etti. Fanon kitabında, bu bağımsızlık mücadelesinin Cezayir halkında nasıl izler bıraktığını gözlemleriyle paylaşmış. Kitap bize şunu hatırlıyor: Bağımsızlık mücadelelerinin önemli bir kısmı birbirine benzer aslında. Bir işgal söz konusuysa, önce düşmandan kurtulmak gerekir, yaşamın diğer kısımları teferruattır. Mesela evlilik kısmında Fanon, eskiden erkek egemen Cezayir toplumunda kadınların evlilikte pek söz sahibi olmadığını ama Cezayir Savaşı’nda kadının ön saflarda yer aldığını ve bu savaşa dahil olmayan erkeklerle evlenmediklerini hatırlatıyor.

Roger Graudy gibi Müslüman olduktan sonra unutturulmaya çalışan yazarlardan olan Fanon'un kitabı bugünlerde yeniden okunup, Fransa’nın içinde bulunduğu durum Müslümanlar üzerinden yeniden değerlendirilmeli, diye düşünüyorum.

Sedat Palut yazdı

Güncelleme Tarihi: 08 Şubat 2019, 17:05
YORUM EKLE

banner19

banner13

banner20