Fatih'in Kendi El Yazısı Tuğraları ve Okunamayan Bir Beyti

''İçinde iptidai birkaç tezyini örnek, birkaç yüz çizgisi, birkaç alfabe ve bu meyanda Fatih Sultan Mehmed’in tuğraları müsveddeleri...'' Süheyl Ünver'in 1961'de yayınladığı Fatih’in Çocukluk Defteri'ndeki tuğra taslaklarına ve okunamayan bir Farsça beyte dair Yusuf Yıldırım yazdı.

Fatih'in Kendi El Yazısı Tuğraları ve Okunamayan Bir Beyti

İşte 1945 senelerinde idi ki, bu defteri bir daha gördüm. İçime bir şüphe kurdu girdi. Fakat bunu ben hayırlı bir ışık telakki ettim. İçinde iptidai birkaç tezyini örnek, birkaç yüz çizgisi, birkaç alfabe ve bu meyanda Fatih Sultan Mehmed’in tuğraları müsveddeleri. Ne olabilirdi?

Bu sözlerin sahibi Süheyl Ünver, 1940 öncesinden itibaren içini kemiren ve ne olduğunu kestiremediği bu defteri, nihayet Fatih’in Çocukluk Defteri adıyla 1961 yılında yayımladı. 16 sayfalık kitabın beş sayfası Süheyl Ünver’in açıklamalarıdır.

Hoca defter içeriğini; tuğra taslakları, II. Murad ve Fatih dönemi çiçek motifleri, at başları, baykuş, kartal, leylek çizimleri, rumi motif parçaları, Hristiyan portreleri, sarıklı yüz ve baş çizimleri, Türk ve Grek alfabesi, fal çizgileri, Farsça iyi okunamayan beyitler olarak gruplar.

Defter hakkında çok yayın yapıldığı için burada tuğra taslaklarına ve okunamayan bir Farsça beyte yoğunlaşacağız.

Defterin ilginç özelliklerinden biri Fatih’in tuğra taslaklarıdır. Ancak birkaç cümlelik yayınlar ile geçiştirilmiştir. En fazla açıklama yine Süheyl Ünver Hoca’dan gelmiştir. Hoca da önceleri defterde bu taslakların niye olduğuna dair kesin bir bilgiye sahip değildir. Fatih dönemine kadar tuğraların bizzat padişahlar tarafından çekildiği görüşü kendisinde hâkimdir. Buradaki karalamalar da onun göstergesidir. Ve “Binaenaleyh kendisine ait olması ihtimali üzerinde çok duruyoruz. Zira bu defterde kendi imzası makamında tuğra müsveddeleri bulunmaktadır.” diyerek son noktayı koyar.

Eksik rükünlü tuğra taslakları

Defterdeki iki tuğra karalaması, sadece kürsüden ibarettir. Kürsüde “Mehmed bin Murad Han” künyesi yazılıdır. Tuğranın beyze, hançer ve tuğ bölümü yoktur. Sayfa 11’deki bu tuğraların altında bir kuş, besmele, filigran ve elifba vardır.

Tam rükünlü tuğra taslakları

Süheyl Ünver, kitapta beş tam tuğra taslağı yayınlamıştır. Yani kürsü, beyze, tuğ, hançer ve “muzaffer dâimâ” dua kalıbının bulunduğu tuğralar. Kürsüde “Mehmed bin Murad Han” künyesi, istif tekniğinde yazılmıştır. İstif “Muzaffer dâimâ” dua kalıbıyla son bulur. Yalnız duanın “dâima” kelimesi beyze içinde stilizedir.

Tam rükünlü tuğraların ilki, sayfa 11’dedir. İç ve dış beyze birbirine paralel eğrilerle çizilmiştir. Hançeri uzun olup bıçak ağzı biçimindedir.

Sayfa 12’deki üç tuğra, tam rükünlüdür. Üstteki tuğra; Yusuf, Ali, Muhammed, Muhammedî isimleri ile çevrilidir. Sol köşede ayrıca Grekçe bir harfi vardır. Tuğranın altında ise Farsça bir beyit yazılıdır. Tuğra, “Mehmed bin Murad Han” künyesi ile yazılmıştır. Bu tuğranın diğerlerinden belirgin farkı; son derece düzgün çizgili beyze ve iğne gibi ince, uzun hançerinin olmasıdır.

Aynı sayfanın alt yarısında iki tuğra taslağı daha vardır. Beyzeleri özensizdir. Sol tuğra, sayfa 11’deki tuğra ile aynı özelliktedir. Sağ tuğranın hançeri iğne ucu gibidir ancak kısadır. Sayfa 15’teki tuğra taslağı da bu tuğra ile aynı özelliktedir.

Süheyl Ünver, asıl nüshadaki tüm çizim ve yazımları 1961 baskısına alıp almadığını söylemez. Ancak internete düşen örnek sayfalara bakıldığında kitaba almadığı sayfalar/çizimler olduğu anlaşılıyor.

Farsça iyi okunamıyor denilen beyit

Sayfa 12’deki tuğranın altında, bir beyit var. Gerçekten de okunamayacak biçimde stilize. Sanki şifreli bir yazı gibi. Kelimeler anlamsız duruyor. Hızlı yazıldığı için harfler seçilemiyor. Noktalı harfler noktasız, kelimeler eksik harfli. Bu beyti harflere bakarak çözmek imkânsız gibi. O zaman bilinen kelimelerden bilinmeyenleri tahmin etme yoluna gitmeli. Ya da derin divan edebiyatı bilgisi ile bu beyti ezberden bilmek gerekiyor.

Şimdiye kadar kimsenin okuyamadığı beyit, Şerh-i Tuhfe-i Vehbi’de ortaya çıktı. Tuhfe-i Vehbi, Farsça öğretmek için hazırlanmış manzum bir sözlüktür. Eser, XVIII. yüzyılın önemli şairlerinden Sünbül-zade Vehbi (ö. 1224/1809) tarafından hazırlanmıştır. Fatih Defteri’ndeki beyit Tuhfe-i Vehbi’de şöyle geçer.

دارم اندك روشنای در نظر

در جمال اوولی فیه نظر

Dârem endek rûşnâyi der nazar

Der cemâl evvelî fîhi nazar

İran’dan Duman Karakunlu Kaşgayi ile yaptığımız gelişime açık çeviriye göre anlamı şöyle:

Bakışımda küçük de olsa aydınlık var

Bakışım ilk güzelliktedir

Süheyl Ünver’in açıklama bölümünde dediği gibi önemli olan belgelerdeki olaylara bakmanın ötesinde anlamı görebilmektir.

Fatih’in karalama beyti buraya alması, Farsça öğrendiğini ve geliştirdiğini göstermektedir. Ayrıca şiire düşkünlük derecesi de buradan anlaşılabilir.

Defterdeki tuğralar sadece karalama olarak görülmemeli

Çizgi karakteri her tuğrada aynı değildir. Bazı tuğralarda çizgiler düzgün, tok ve estetik iken bazılarında kısa, titrektir. Buradan, Fatih'in tuğraları değişik zaman dilimlerinde çalıştığı anlaşılabilir. Hatta 1479 tarihli tuğrasının neredeyse aynısının bu defterdeki çalışmalar arasında bulunması, Fatih’in tuğraya dolayısıyla hükümranlığa ne kadar önem verdiğini göstermektedir.

Defterde yayınlanan tuğralar da sadece karalama olarak görülmemelidir. Fatih Sultan Mehmet’in hükümdarlık motivasyonu tuğra karamalarına olanca yoğunluğu ile yansımıştır. Her bir tuğradaki arayışları ve denemeleri; aslında en iyi en güzeli bulma çabasıdır ki, hükümdar olarak üstünlüğünü bu tuğralar göstersin.

Fatih, babası II. Murad’ın kullandığı “Muzaffer” ünvanını, “Muzaffer dâimâ” dua kalıbına çevirmiş; bu kalıp “el-Muzaffer dâimâ” olarak son padişaha kadar kullanılmaya devam etmiştir. Tuğra taslaklarında Fatih’in bu dua kalıbını kullanması İstanbul’un fethini ne kadar istediğine göstergedir.

Fatih'in Çocukluk Defteri foto galerimizde: //www.dunyabizim.com/foto/7888/fatih-sultan-mehmetin-cocukluk-defteri

 

Yusuf Yıldırım

Yayın Tarihi: 26 Mayıs 2018 Cumartesi 11:59 Güncelleme Tarihi: 26 Mayıs 2018, 12:52
banner25
YORUM EKLE

banner26