banner17

Fantastik Edebiyat masada!

5. sayısında Fantastik kurgu soruşturmasına yer veren Yumuşak G, yayınladığı sağlam hikâyelerle ayrı bir yer ediniyor kendine..

Fantastik Edebiyat masada!

10873

Hikayeciliğin bir başka türlüsü

Sürekli şiir hakkında tartışılan kuşaklar, dergi kamplaşmaları, yıllık konuları, hikâye mevzû bahis olduğunda görülmez oluyor. Zannımca; bunda hikâyenin daha bir işçilik gerektirmesi, sürekliliği istemesi, bir hikâye dergisi çıkarmanın daha zor olması gibi etkenler var.

Bugün ki durum da bunu ispatlar nitelikte, istikrarlı bir şekilder yıllardır yayını sürdüren tek dergi var: Hece Öykü. Bir de Öykü Teknesi şu anda yayınına devam ediyor. [Akatalpa dergisi de öykü eki vermeye başladı fakat, ek, müstakil değil.] 10896

Gelin görün ki böyle bir ortamda ben hâlâ genç hikâye yazarları keşfedebiliyorum, geçen yıl Fatih Parlak'ı, Esra Türkân'ı, Aykut Ertuğrul'u ve Besim Yunus'u buldum mesela dergi sayfalarında. Son iki ismi, bir hikâye dergisi hüviyetinde olduğunu açıktan söylemese de, kalbur üstü/kaliteli hikâyeler yayınlayan Yumuşak G'de keşfettim.

Hikâyeyi önemsemek

10874Bir önceki sayılarında yayınladıkları kapsamlı ''2000'li yılların öyküsü'' soruşturması derginin hikâye hüviyetini taçlandırmıştı bu konuda. Yumuşak G, 5. sayısında. Benim hikâyeci keşiflerim olan Besim Yunus ve Aykut Ertuğrul'un hikâyesi yok bu sayıda fakat gözlemimi doğrularcasına, derginin bu sayısındaki hikâyeler de fevkalade.

Ahmet Büke'nin "Tam İstihdam" hikâyesi, hikâye bittiğinde adının da içeriğiyle ironik olarak örtüşmesiyle taçlanan, sağlam bir eser. Kısa olmasından yakınsam da, içinde cinayet barındıran hikâyelere meyyalimle açıklanamayacak bir beğeniyle okudum hikâyeyi. Yer yer çağrışımlarla ilerleyen ve beklenmedik yerlere düğümlenen cümleler, hikâyeyi tekrar okutuyor; garip çıkarsamalarıyla Borges'i aklıma getiren bir hikâyeydi.10875

"Bayan Culi" hikâyesinde Banu Kaba, sivrisinek mi yoksa onunla didişen kadın mı daha huysuz diye düşündüren bir atmosfer yaratıyor. ''Kızıyorlar uyuduğuma'' deyip ekliyor, ''rahat bırakın beni, hatta bırakmayın ve bana katılın. Sessizce, henüz kış gelmemişken, yorganın dışında kalan yanlarımız donmuyorken, güneşli bir sonbahar gününün dinginliğiyle uyuyalım hep birlikte.10876Çekinmeyin efendim, davetlimsiniz, insanlık için şuursuz ve uyuşmuş bir parti düzenledim.''

Mustafa Çevikdoğan'ın "Beynamaz", Mustafa Mücahit Tozlu'nun "Babam Bir gün Gelecek", Faruk Saim Akhan'ın "Unutuşlar" ve Akif Hasan Kaya'nın Cemal Şakar'a ithaf ettiği "Dönüş" hikâyeleri de farklı kurguları, üslûpları ve yazarlarının hikâye üzerine kafa yorduklarını belli eden sağlamlıklarıyla Yumuşak G'nin 5. sayısındaki hikâyeler.

Hepsinden ziyâde, bu sayıda Murat Murat'ın "Roman'ın Son Oğlu Tefrika" hikâyesi, Yumuşak G'nin en güzel yanını oluşturuyor bence. İleri ki sayılarda tefrika roman dahi okuyabiliriz belki.10878

Fantastik kurgu soruşturması

Bunların yanında derginin bu sayısındaki soruşturma konusu fantastik kurgu. Türkiye'de ve dünyadaki fantastik kurgu yazarlarının katılımıyla var olan soruşturma, özel bir okuyucusu olan bu alana mütevazı bir katkı.

Ali Seyfi, Abdullah Faruk Gönüllü, Ömer Faruk Demirel, Cihat Duman, Cihad Özsöz bu sayının şairlerinden. Ali Seyfi'nin Susma adlı şiirine ayrıca dikkat çekmek isterim.

 

M. Fatih Kutan “g”nin yumuşak karnına dokundu

Güncelleme Tarihi: 25 Ocak 2010, 08:46
YORUM EKLE
YORUMLAR
eyüp salih
eyüp salih - 9 yıl Önce

yumuşakge dergisi öyküde gerçekten iyi bir yolda belkide bir öykü dergisine dönmeliler zira öykü dışında çok da bir iddiaları yok. şiirde bir isim öne çıkıyor: a. faruk gönüllü. onun dışında tek tük şiir okuyoruz bu dergide. ömer faruk bey'in şiirde belkide çok okuması gerekecek şiirini olgunlaştırması için. ama türkiye de böyle bir öykü dergisinin olması bizi sevindirecek önemli bir çalışma olur. ayrıca ben yediiklim'de ve aşkar'da gördüm yumuşakge'nin hikayecilerini. ya öykü dergisi olsunl

banner8

banner19

banner20