Fakir Sofrasına Oturmayan Şiiri Terk Et

''Yürüyüş Atlası''nda Kur’an’dan, İslam’dan alıyor ilhamını Said Yavuz. İslami duyarlılıkla, tekke terbiyesi almış bir derviş edasıyla yazıyor şiirlerini. Yasemin Kapusuz yazdı.

Fakir Sofrasına Oturmayan Şiiri Terk Et

İlk şiirlerini Kırklar dergisinde yazmaya başlayan Said Yavuz, ardından Mostar, Bir Nokta, Yedi İklim, Dergah dergilerinde şiirlerini yayınladı. İtibar dergisinde şiirleri yayımlanmaya devam ediyor şairin. İlk şiir kitabı Yüzümün Çocukluğu’ndan sonra ikinci kitabı “Yürüyüş Atlası” ise, İbrahim Tenekeci’nin editörlüğünde Profil Yayınları’ndan Mayıs 2016’da basıldı.

O günlerde bir şiirden büyük devletler kurulurdu” diyor şair, kitabın ilk şiirinin, “İçine Kapanık Çocuklar”ın ilk dizesinde. Şiire inanan bir şair Said Yavuz. “Çünkü bazı şiirler en büyük keramettir.” Şiirle yol alan, uzak mesafeleri sabırla kat eden bir şair. Şairliğinin, kaleminin gücü ümmetçiliğinden ileri geliyor diyebiliriz. Ümmetin derdiyle dertlenen bir güzel Müslüman. Şiirleri, gelenekten beslenen modern şiirler. Her geçen gün kemale ermiş şiirleriyle buluşturuyor bizleri. Hem halk edebiyatının hem klasik edebiyatın izleri var şiirlerinde. Dörtlüklerle yazdığı şiirleri var örneğin şairin. “Ubeyde Ben ve Ali” şiiri gibi.

Burkino Faso’da öğretmenlik yapıyor

Said Yavuz, İstanbul Gönüllü Eğitimciler Derneği (İGEDER) ile Afrika’ya gidiyor ulvi amaçlarla. Oradaki izlenimlerini kaleme aldığı hatıraları çeşitli edebiyat dergilerinde yayınlandı. Erkam Radyo’daki programlarında da hep ümmet bilincini işledi. Bir seneyi aşkın zamandır ise Afrika’da, Burkino Faso’da öğretmenlik yapıyor. Afrika’da yaşıyor.  Kolaylığı değil, zorluğu tercih ediyor. “Her zorluktan sonra inen o ayet/ Her kapı seni beklediğimdir” diyor “Yürüyüş Atlası” şiirinde. “Uzağı gördüm, çok yakındı/ Ey rüzgâr, gitmekten bana ne getirdin?” ve “Yokluğu aziz bil çünkü berekettir” kitaptan dikkat çekici mısralar…

Said Yavuz, öğrencilerini “daha küçükler” demeden iyi kitaplarla, iyi insanlarla tanıştıran, sıradan öğretmenlik yapmayan; Mahir İz gibi, Fethi Gemuhluouğlu, Yaman Dede, Celal Hoca gibi, isimlerini anmakla bile onur duyduğumuz üstadları örnek alan, günümüzdeki gençlere de hem yaşantısı hem şairliğiyle örnek olan şahsiyetlerden.

“Kalbine küsenlerin şiirini yazmak isterim”

Şairin, İtibar dergisinde yayımlanmış on sekiz şiiri yer alıyor kitabında. Kur’an’dan, İslam’dan alıyor ilhamını şair. İslami duyarlılıkla, tekke terbiyesi almış bir derviş edasıyla yazıyor şiirlerini. Kendi şirinin nasıl olduğunu en güzel kendisi dizelerle söylüyor yine. Şair, şiirin içinden bizimle konuşuyor tüm samimiyetiyle. “Connection” şiirinden: “Gerçekçi bir şiir yazmak istiyorum, gerçek bir şiir… Kalbine küsenlerin şiirini yazmak isterim… Sözler unutulsun sade bir ses kalsın yazdıklarımdan/ Şiirim bir mucizenin değil, ona olan inancın şarkısı olsun… Baş dönmesinin şiiri olsun benimki, kesilen nefeslerin şiiri… Bilirim ki yürürken başlayan sözler kağıtta koşacaktır… Neye yarar o şiir, gözde gözyaşıyla birikmemişse… Fakir sofrasına oturmayan şiiri terk et/ Hiç ölmeyecekmiş gibi şiir yaz, yarın ölecekmiş gibi bırak şiiri/ Çünkü ölüm sözü bir güzel geçelim içindir… Bir sehiv secdesi kabul ediniz benim şiirimi”

Said Yavuz, mistik dikkati toparlama derdi taşıyan şiirler de yazıyor. Tekke şiirine telmihler var şiirlerinde. “Şiirler ağzın tadından gönlün tadına yol bulur. Bu nedenle tekke hep şiirin ışığıyla aydınlanmıştır. Derviş onunla rikkate gelmiştir.” diyor Said Yavuz. “Gönlüymüş insanın biricik tekkesi” ve “Bir köprü kurmuş Allah kalbimizle/ Kendimizden geçelim diye kendisine” gibi dizeleriyle çıkıyor karşımıza, tekkede yetişmiş, tasavvufu tüm incelikleriyle bilen şair.

“Eski şiire dönmeyi eski heybete dönmek olarak okuyorum.” diyor Yavuz, şiirle ilgili düşüncelerini anlattığı bir yazısında. “Esad Efendi teselli veriyor bu saatlerde/ Ateş gazelini yazacağı kimsesiz ellerine” “Yüzümün Çocukluğu” kitabındaki ilk şiirlerinde de “Yürüyüş Atlası” kitabındaki şiirlerinde de eski edebiyatın bu dizelere benzer izleri var.

Mehmet Akif Ersoy’un şu dizelerini hatırlıyorum onun şiirlerini okurken: “Doğrudan doğruya Kur'an'dan alıp ilhamı/ Asrın idrakine söyletmeliyiz İslam'ı". “Muavenet” şiirini okurken tekrar ile sağlanmış bir ahenkle Rahman suresinin tersine benzeyen bir tesiri sezeceksiniz.

“Afrika’da yürürken isimsiz bir sokak…”

Şairin acısı, şölenidir sanki. Hicreti de ümmet içindir. “Yürüyüş Atlası” şiirinden: “Afrika’da yürürken isimsiz bir sokak/ İçini döküyordu yollara geceleyin/ Otur paylaşalım hiçbir şeyi, öyle dedi/ Bölüşelim kimsesizliği kimse görmesin/ Yokluğu aziz bil çünkü berekettir

Said Yavuz’un şiirleri yine dua… “Kaybolunca Okunacak Dua” şiiri şöyle biter: “Bir yüz gördüm ve şöyle dedim/ Amin amin/ ve’l hamdü lillahi Rabbi’l alemin” Kitabın son şiiri, “Kendinden Geçmek İçin Bir Köprü”nün son dizeleri: “Bu şiiri neye benzeteyim/ Nefes verenlerin ona, okuyup üfleyenlerin/ İlahi/ Ahir ve akıbetleri hayrola…”

Kesin ifadelere de yer verir şiirlerinde. Şiir kitabındaki en güzel şiirlerden olan “Nakkare”den: “Bazı şiirleri bazı şarkılara söylersin/ Bazı acıları bazı acılara” Şairin bu güzel şiirini kendi sesinden de dinleyelim.

Uzakları yakınlaştırıyor kitap. Şair, şiirleriyle, dostane dizeleriyle size selamlar, umutlar, tebessümler gönderiyor Burkino Faso’dan… Kabul buyurun.

Said Yavuz, Yürüyüş Atlası, Profil Yayınları.

Said Yavuz'un kendi sesinden "Nakkare" şiirini dinlemek için tıklayınız.

Yasemin Kapusuz

Güncelleme Tarihi: 30 Aralık 2018, 09:13
YORUM EKLE
YORUMLAR
Bahar Açılan
Bahar Açılan - 3 yıl Önce

Üniversitede (Marmara Dkab Ögretmenligi) bir dönem Türk Dili dersini almak nasip olmustu hocamızdan. Bircok programa dahil etmiş, bircok yazar ve şair tanımamıza vesile olmuştu. Dersleri de aynen anlattiginiz minvaldeydi hocam kaleminize sağlık. Saygılar hocamiza..

banner19

banner13