Evde mutlu olmanın ip uçlarını buldum!

Bir Müslümanın mutluluğu ve iç huzuru evinden başlar. Nureddin Yıldız Hoca’nın ‘Kıblegâh Evler’ isimli kitabı artık yara olan bu duruma parmak basıyor.

Evde mutlu olmanın ip uçlarını buldum!

Kıymetli bir büyüğümün tavsiyesiyle  Nureddin Yıldız Hoca’nın  Kıblegâh Evler isimli kitabını okudum. Kitabın özellikle önsöz bölümünü okumamı istedi büyüğüm ki açıkçası önsözlere göz atar geçerdim öncesinde. Yalnız bu kitabın önsözünde yazar öyle spot cümlelerle açıklamış ki kitabın ismini, sebebini; bu bölüm en kıymetli bölümünü oluşturmuş. Evlerin nasıl kıblegâh olabileceğini son deminde vurgulamış yazar. Büyüğümün sebep-i tavsiyesinin kıymeti de kendisi gibi büyükmüş, bunu da kitabı okuduktan sonra anlamış oldum.

Ev nasıl kıblegâh olur?Nureddin Yıldız, Kıblegâh Evler

Yazarın  ‘Ev kıblegâh olursa Kâ’be’ye daha yakın olur’ sözü çok hoşuma gitti evvela. Peki ya ev nasıl kıblegâh olurdu? İşte asıl hoş sözler bu konuda geliyor ki insan fıtratına uygun yaşayış tarzının cümlelerini okumak, duymak bile huzur veriyor insana. Kitap, her satırıyla, en açık şekliyle, dönüp dolaştırmadan, zincirli tamlamalara girmeden, özlü sadeliğiyle anlatıyor.

Ayet ve hadis birliğiyle anne, baba ve çocuğun üzerine düşen vazifeler  tek tek verilmiş kitapta. Bu kitap, bayanların altını çizerek okuması gereken bir kitap. Çünkü, iyi bir hanım ve  saliha bir eş olabilmenin sırları -hoş sır dediğime bakmayın kitapta gayet açıkça belirtilse de günümüzde maalesef sır olarak kalan bu özellikler- çok güzel bir şekilde anlatılmış. Bir insanı değil bin insanı âbad da berbat da edenin kadın olacağı, çocuğun konuşmasında ilk söyleyeceğin sözün annenin emzirdiği sütten belli olması muntazam örneklerle açıklanmış. Hani şu günümüzde eşyanın kölesi olmuş, her işe feminist adımlarla kalkışıp fıtratının verdiği hoşluğu ve narinliği nefislerinin dünyevi heyelanına uğratan hatunlarımıza cevap niteliğinde bir kitap olmuş Kıblegâh Evler. Tabiki biz nerde yanlış yaptık diyebilme ve huzursuzluklarını itiraf edebilme cesaretlerini gösterebilenlere...

Toplum bu hale gelmişken...

Lut Peygamber’in hayatı aklıma geldi sürekli kitap satırları arasında. Neslin korunması ve muhafazası konusu işlenirken... Verdiğimiz seminerlerde Sodom ve Gomore halkını anlatmadan bitirmeyiz ki gözün aşina olduğunun zamanla yadırganmaması bu kavimde apaçık görülüyor. En son ‘temizler aramızdan çıksın’ diye yaptıkları fiili yapmayanları kovana dek hem de... Bağlamak istediğim şey şu ki zaman işte tam da bu hale geldi. Haremlik selamlık yapan aileler, daha hiç erkek arkadaşı olmayan kızlar, faize para karıştırmayan erkekler kınanmakta, tecrit edilip dışlanmakta.

Kitabın satır aralarından hayata cevaplar

Havva Validemiz neden güçlü, dayanıklı, kuvvetli yaratılışa sahip Adem (a.s)’ın en naif, kırılgan, yumuşak kemiğinden yaratıldı? Havva Validemizden günümüze kadar gelmiş her bir hanım ne kadar da farklı... Oysa yaratılış özellikleri aynı. Aslında bir nevi Hz. Havva’ya benzediğimiz kadar hanımız, kadınız.

Ailede babanın yerini, karı koca hukukunu da özenle anlatmış yazar. Eşlerin birbirlerinden beklentileri ve bu beklentilere cevapları ne olmalı sorusu Kur’an, Hadis ve kıssalar ile açıklanmış.

Bütün değerlerimiz erirken; edeb, hayâ, ar sözlüklerde kaybolup giderken, daha da ağırı bu derdi dert sayacak kimse kalmazken böylesi kitapları okumaya, paylaşmaya çokça ihtiyacımız var muhakkak.

Velhasıl evler, dünyaya açılan kapı. Kişi nereye gidecek olursa olsun Ay’a bile ayak bassa ilk olarak eve ayak basmış olması gerekiyor. Evdeki halimiz, bilincimiz ne ise dış dünyamızda da o karşılık buluyor ki  Rabbim bizi sımsıcak evlerimizden maddi, manevi ayırmasın. Güneşin, yıldızların yerinin gökyüzü olması gibi bir şey, insan için de evi aslında. Hele hanımsanız. Evin hanımı, yani en değerli mesleğin sahibiyseniz... Gökyüzü gibi olan evinizde güneşten farkınız yok demektir.

Rabbim evlerimizi kıblegâh eylesin.

Eslem Nilay Bozdemir okudu aktardı

Güncelleme Tarihi: 06 Mayıs 2019, 18:06
banner25
YORUM EKLE
YORUMLAR
Serkisof Ekspresyan
Serkisof Ekspresyan - 7 yıl Önce

http://www.milligazete.com.tr/makale/kibleg%C3%A2h-evler-sen-haneler-177279.htm

banner19

banner13