Esrârnâme Aycın'ın içimize seslendiğidir

Modern zamanın kıskacından kurtulup, bir masalın avuçlarına düşmek nedir hatırlıyor muyuz sahi?

Esrârnâme Aycın'ın içimize seslendiğidir

https://www.ktpkitabevi.com/urun/esrrnme-9789753556811

'Bir varmış, bir yokmuş' diye başlıyor masal.

Gökten düşen üç elmanın peşinde, bebeklerin avuçlarında sıkı sıkı tuttukları serin düşlerde değiliz bu sefer. Ta içimize sesleniyor, bir var oluyor sabah serinliğince ferahlatıyor; bir yok oluyor, sıkıştıkça 'Allah' dedirtip genişletiyor yüreğimizi.

Ekmeğe un, fırına odun var deyip, iğde dibinde uykuya dalan bir Keloğlan var Hasan Aycın'ın Esrârnâme'sinde. Bildiğimiz Keloğlan masallarından uzak, hikmeti fısıldıyor. İnsanın iç âlemini, arayışlarını, heveslerini anlatırken yol yordam gösteriyor.

Masal ve rüya ve dua güzellemesi

Eski zamanlara götürüyor bizi bu masal. Su şırıltısının, kuzu melemesinin, kocakarı ilaçlarının, buğday sarısının olduğu zamanlara...

Köyün tek okuma yazma bilen kadını olan babaannemin kerpiçten tek odalı evinde köyün çocuklarına anlattığı masalları hayal ediyorum. Minderlere bağdaş kurmuş çocukların, gaz lambasının titrek aydınlığında dinledikleri masallarda geziniyorum.

Zöhre Nine'den (aslında Zühre) masallar dinlemişler, yeleğinin cebinden çıkardığı şekerlerle ve dualarıyla uğurlanmışlardı. O geceki uykuları heyecanında kaldıkları masalın süslediği rüyalarla donanmıştı.

İşte Esrârnâme'yi de babaannemden dinler gibi okuyorum.

Bu masal avuçlarının içine alıyor sizi

Aslında her şey bir rüyayla başlıyor. Keloğlan rüyada bir yol kat ediyor ve siz de ona eşlik ediyorsunuz. Hem dünya hayatı bir rüyadan ibaret değil mi? Bu sırrı da kalbimize ince ince işliyor Aycın.

Keloğlan oluveriyoruz; onun saf yanı bir çomağın derdine düşüyor, biz de peşinde... Ayağı bir taşa takılsa biz de düşüyoruz.

Dervişe yâren oluyor, her şerrin ardındaki hayrı biz de görüyoruz.

Rızık endişesinden uzak, tevekkül etmeyi,

nasibinin elbet peşinden geleceğini,

türlü heveslerin aslında hakikatten uzak yollara sevkettiğini,

ahir zamanın yüreği daraltan telaşesini bir Müslümanın samimi dilinden okuyoruz.

Masal bu ya... Herkes payına düşeni alıyor. Masal ile uyuyup, sır bohçasının çözülmesiyle etrafa saçılan hakikat ile uyanıyoruz.

Bu fakir de masaldaki elleri kınalı Nur Nine'nin duasına âmin diyor.

"Abdest aldım, üç yudum su içip niyetlendim.

- Ya Rabbi cennet taamıyla iftar etmeyi nasib et, diye de dua ettim."

Meryem Verâ yazdı

Güncelleme Tarihi: 24 Aralık 2018, 12:19
banner25
YORUM EKLE

banner19

banner13