Engelliye yardım zannıyla neler yapılıyor neler

Dünyayı kendinden ibaret sanan aciz mahlûklarız biz. Halis Kuralay’ın Kör Öyküler kitabındaki öyküleri okuduktan sonra umulur ki körelen dimağımız biraz olsun bilenir.

Engelliye yardım zannıyla neler yapılıyor neler

Bir kitabı ilk defa kitapçıda gördüğümde, hakkında malumat sahibi değilsem almam nadirattandır. Zira okunmaya hazır ve nazır kitaplar elimin altında bulunmakla birlikte, okunması elzem kitaplar her zaman önceliğimdir. Lakin bazen yazarını tanıdığım bir kitap ile karşılaşırsam, kitap hakkında ön bir bilgiye sahip olmasam dahi işler değişiyor. Tıpkı bu kitabı görür görmez tereddütsüz almam gibi.

Yazarı hatırına alınan kitap

Halis Kuralay’ı Beyazay Derneği’nde yapmış olduğu çalışmalardan ve radyo programlarından tanıyıp bildiğimden dolayı, Kör Öyküler kitabının üzerinde adını okuduğumda hemen aldım. Kitap İlmek Yayınları’ndan Mayıs ayında çıkmış. Kitabı hazırlayan Halis Kuralay, çizimlerini yapan ise Salih Memecan. İsminden de tahmin edilebileceği üzere kitap görme engelli kardeşlerimizin başından geçen hayli ilginç ve istisnasız her biri yaşanmış olaylardan bizleri haberdar ediyor. Aslında bir bakıma bizim acizliğimizi ve görme engellilere karşı nasıl garip davranışlar sergilediğimizi de tatlı tatlı anlatma niyetinde bu kitap. Artık herkes heybesi aldığınca kendi dersini çıkartır ve ibret alır.

Görme engellileri ne kadar tanıyoruz?

Yazar kitabı hazırlama sebebini anlatırken nüfusumuzun %12.29’unun engellilerden oluştuğunu ve yapılan araştırma sonuçlarından hareketle görme engellileri tanımadığımızı, tanımadığımız için anlamadığımızı, anlamadığımız için iletişim kuramadığımızı ve iletişim kuramadığımız için de onları hayatın içine çekemediğimizi belirtiyor. Araştırmalar görme engellileri tanımak adına kitap okumak, film izlemek, görme engelliler ile nasıl iletişim kurabileceğimizi bilip-bilmemek ve şimdiye kadar hiç görme engelli bir arkadaşımız olup-olmadığı ile ilgili yapılmış. Tahmin edileceği üzere olumlu cevapların yüzdesi hayli az.

Zannetmek değil hissetmeye çalışmak lazım!

Görme engelli birini yolda gördüğümüzde ilk yaptığımız şey acımak ve belki de anlamak adına da gözlerimizi bir müddet kapalı tutmak. Halis Kuralay bunun “görme engelliyi anlamak değil aksine yanlış anlamak” olduğunu söylüyor. Bizim sadece kısa bir süre sabredebildiğimiz ve daha önce bu şekilde bir deneyimimiz olmadığı için zorlandığımız işleri, -onlar zaten yıllardır hayatlarını bu şekilde idame ettirdikleri için- çok kolay bir şekilde yaparlar. Biz ise kendimiz gibi onların da görme engellerinden dolayı hiçbir işlerini yapamadıklarını veya eksik yapacaklarını düşünerek yanlış bir zanna kapılmış oluruz ki galiba onlara karşı davranışlarımızın baştan sona hatalarla dolu olmasının çıkış noktası tam da burasıdır. Halis Kuralay “yanlış empati” olarak isimlendirdiği bu bölümde kendi başından geçen bir örnekle meseleyi daha iyi kavramamıza yardımcı oluyor.

Kaldırımda beklediği bir gün birinin gelip koluna girdiğini ve çekiştirerek yolun karşısına geçirdiğini söylüyor. Adama nereye gittiklerini sorduğunda ise “siz karşıya geçmeye çalışmıyor musunuz?” diye sorunca, “hayır ben minibüs bekliyorum” diye cevap veriyor. Hâlbuki hemen harekete geçmek yerine yardım etmek istediğimizi söylesek ya da yardımımıza ihtiyacı olup olmadığını sorsak hiçbir sorun çıkmayacak. Ama biz kesinkes onlar hiçbir iş göremez hükmü ile olaya baktığımızdan dolayı ortalık karışıyor ve karşımızdakini de bir parça hırpalamış oluyoruz.

Kitapta buna benzer kısa ve tebessümle okunacak birçok öykü var. Fakat bir de anlatılmayan, üzücü, acı veren ve insan onurunu zedeleyen olayların da başa geldiğini es geçmemek gerektiğinin altını çiziyor yazar. Bütün bu sıkıntıları aşmak ve geleceğin yetişkinlerine engellileri doğru ve ilgi çekici bir şekilde anlatabilmek için çizgi karakter kahramanı fikrinde karar kılınmış. Ve çocukların yeni kahramanının ismi Fati olarak belirlenmiş. “Fati gerçek bir kahraman” diyor yazar. Zira o görmeden kitap okuyor, bilgisayar kullanıyor, top oynuyor, resim yapıyor ve satranç oynuyor.

Umut ediyoruz ki bu kitap ve Fati’nin katıldığı etkinliklerin de vesilesi ile hem çocuklar hem de bizler görme engellilere üzülüp acımayı bırakır ve biraz olsun onları daha yakından tanıyıp anlama yolundaki ilk adımı atmış oluruz.

F.Kebire Gündüz Karaaslan okudu ve tavsiye etti

Güncelleme Tarihi: 24 Aralık 2018, 12:55
banner25
YORUM EKLE

banner19

banner13