En sahici iletişim türünü işliyor ‘Dua Zamanı Mektuplar’

Mektuplar insanların içtimaî, tarihî, dinî-tasavvufî, felsefî ve edebî birçok konuda duygu ve düşüncelerini karşısındakine aktardığı eserlerdir. “Dua Zamanı Mektuplar” bize bu geleneği yeniden hatırlatıyor. Efdal Okçu yazdı.

En sahici iletişim türünü işliyor ‘Dua Zamanı Mektuplar’

Mektuplar insanların içtimaî, tarihî, dinî-tasavvufî, felsefî ve edebî birçok konuda duygu ve düşüncelerini karşısındakine aktardığı eserlerdir. Serencamına bakıldığında yaygınlığı azalsa da değerinden bir şey kaybetmediği ve kaybetmeyeceği söylenebilir. “Dua Zamanı Mektuplar”, bize bu geleneği yeniden hatırlatacak eserlerdendir.

Mektup, iletişimin eskimeyecek metodudur

Kur’an-ı Kerim’de yer alan Hz. Süleyman’ın (as) Sebe melikesi Hz. Belkıs’a gönderdiği mektup ile Peygamber Efendimiz’in (sas) arkadaşlarına, ordu kumandanlarına ve yabancı devlet adamlarına gönderdiği mektuplar, geleneğimizde mektubun tarihini ve yerini göstermesi açısından önemlidir.

İslam dünyasında aynı dönemde farklı mekânlarda yaşayan âlimlerin yoğun bilgi alışverişi posta sistemleri aracılığıyla gerçekleşiyordu. Ebu’l-Vefâ ile Bîrûnî, Bîrûnî ile İbn Sînâ arasındaki mektup yoluyla yapılan ilmî tartışmaların izleri günümüzde hayranlıkla takip edilmekte, iletişim ve etkileşim ağına bugün dahi imrenilmektedir.

Geçmişten günümüze üstlendiği işlevi düşünüldüğünde mektubun, iletişimin eskimeyecek bir metodu olduğu fark edilecektir. İletişim, tebliğ ve irşad yolları süreç içinde değişip gelişebilir fakat ne kadar zaman geçse de mektuplar, nitelikli iletişimdeki etkin yerini koruyacaktır.

Mektup, hazırlık için gereken belli bir arka planla beraber, dikkatlice düşünme sürecinin yazıya geçirilmesi ürünüdür. Düşünceleri doğru bir sıra ile aktarma titizliği gerektirir. Bu anlamda da duygularımızı ve düşüncelerimizi tasvir ettiğimiz mektupları yazmak başlı başına bir değerdir. Bunun için de mektup gönderdiğimiz kişiye aslında sadece mektup değil, değerli bir hediye de göndermiş oluruz.

Kendisine gönderilen bir mektup, yediden yetmişe herkes için dikkat çekicidir. Gelen mektupları, heyecan ve merakla okuruz. Yazarken de okurken de tüm süreçte insana duygu yoğunluğu yaşatan mektuplar, etki alanıyla da ayrı bir kıymeti haizdir. Bazen yüz yüze konuşmakta çekineceğimiz, eleştirirken veya soru sorarken mahcup olacağımız yahut muhatabımızı mahcup edebileceğimiz konular için de bir seçenektir mektuplar. Bu türden hassas konularda bize ifade kolaylığı sağlar.

Edebiyatımızda da mektup tarzında yazılmış edebî türler ya da mektup tekniğinden yararlanılmış edebî eserler mevcuttur. Mektup tekniğinden istifade ederek klasik mesnevîler (Şeyh Gâlib-Hüsn ü Aşk), manzum mektuplar (Abdurrahim Karakoç-Hasan’a Mektuplar), hatta tamamen mektuptan oluşan romanlar (Halide Edib Adıvar-Handan) kaleme alınmıştır.

Ayrıca günümüzde siyasîlerin de hâlâ çok önemli konularda birbirine gönderdiği, bazen iade ettiği mektuplara şahit oluyoruz.

Tasavvufî eğitimin yaygın bir metodu da mektuplardır

Tasavvufun ilk dönemlerinden itibaren sufiler mektup yazmayı eğitim faaliyetinin bir aracı olarak görmüşlerdir. Âlimlerle istişarede ve fikir alışverişinde bulunmak, soruları cevaplamak, idarecileri uyarmak, uzaktaki müridlerin seyrüsülûk esnasında karşılaştıkları meseleleri çözmek ve rüyalarını yorumlamak gibi amaçlarla mektuplar kaleme almışlardır.

Müridlere nasihat etmek, tasavvufun inceliklerini öğretmek için yazılan mektuplar en yaygın tasavvufî mektuplardır. Tarikatlerin yaygınlaşmasından sonra da uzaktaki müridlerin mürşidleri ile irtibatı mektuplarla sağlanmıştır. Hatta mürşidinden gelen mektuplarla manevî sülûkunu tamamlayıp icazet alanlar da olmuştur (Muhammed İhsan Oğuz), bu durumun kadın sufilerden de örnekleri vardır.

Ebû Nasr Serrâc et-Tûsî’nin el-Lüma’ eserinde; “şeyhlerin remizlerine, yüksek mânâlı sembolik sözlerine vâkıf olmak” isteyenleri onların mektuplarına yönlendiren nakli de mektupların ehemmiyeti yönüyle anılmaya değerdir.

Mektuplar tasavvufî eğitimde öyle etkindir ki Hindistan’da özellikle Hindistan’ın ilk ve en büyük tarikatı olan Çiştiyye tarikatında mektup yazma yoluyla irşad geleneği oldukça yaygındır. Ayrıca Nakşibendî-Müceddidî yolunda da mektup geleneğinin İmâm-ı Rabbânî’nin mektuplarından sonra daha da yaygınlaştığı bilinmektedir.

“Dua Zamanı Mektuplar”

Yıldırım Alkış’ın Dua Zamanı Mektuplar kitabı, günümüzde mektup geleneğine örnek eserlerden.

İki binli yılların başında mübarek bir gecede -aslında kendi nefsine hitaben- ilk mektubunu yazan Alkış, okuyucuların beğenmesi ile her mübarek gece için bir mektup yazmayı âdet hâline getirmiştir.

Öğretmenliği sanat olarak ifâ etmiş, il millî eğitim müdürlüğü ve TDV Yurtlar ve Sosyal Tesisler İktisadi İşletmesi müdürlüğü görevlerini yürütmüş olan Yıldırım Alkış, kendisinin yazdığı ve cevaben kendisine yazılan mektupları bir araya getirerek gönle hitap eden eserini oluşturmuştur. Özellikle öğrencilerinin cevabî mektuplarına yer vermesi, teşvik yönünden dikkate değerdir.

Dua Zamanı Mektuplar, işlevi ve etkisi çok büyük önem taşıdığı halde yaygınlığı azalan mektup geleneğinin ihyası için oldukça kıymetlidir. Yazarın Önsöz’de de ifade ettiği gibi “bir yolculuk süresince okunabilecek” hatıra tadındaki bu eser, baştan sona samimiyetten ibarettir.

Yazarın mektuplarının ve cevabî mektupların içerdiği bolca telmihlerle İslâm ve insanlık tarihinde yolculuk yaparken bir taraftan şiirler de okumak (hatta tarih düşürülmüş şiir de dâhil), okuyucu için oldukça güzel bir ziyafet. Ayrıca Mevlânâ’dan Yunus Emre’ye, Ali Ulvi Kurucu’dan Nurettin Topçu’ya örnekler ve Asr sûresinin kısa tefsiri mahiyetindeki izahlar da altı çizilesi satırlardandır.

Farklı yaş gruplarından, mesleklerden, farklı memleketlerden, hatta Avustralya’dan… yazanların kaleminden dökülenleri okumak da okuyucuda her mektupta ayrı bir merak uyandırmaktadır. Bu farklılık, çeşitli üsluplarla yazıya dökülen mektupları tek kitapta derlenmiş olarak görmemizi sağlamaktadır.

Kendisini tanıyanların ondan çok şey öğrendiğine ve çoğunlukla/ittifakla “Keşke daha önce tanısaydım…” dediğine şahit olduğumuz Yıldırım Alkış, matbu hâle getirdiği Dua Zamanı Mektuplar ile kadim geleneğe kıymetli bir numune eklemiştir.

Efdal Okçu

Yayın Tarihi: 22 Temmuz 2020 Çarşamba 12:00 Güncelleme Tarihi: 22 Temmuz 2020, 09:49
banner25
YORUM EKLE
YORUMLAR
Abdullah Basunbul
Abdullah Basunbul - 7 ay Önce

çok iyi

Mahmut Korkmaz
Mahmut Korkmaz - 7 ay Önce

"Dua zamanı mektuplar" kitabını okudum. Çok istifade ettim. Yazarı Yıldırım Alkış, bilhassa zamane gençlerinden kiminin unuttuğu, kiminin ise hiç bilmediği , mektup geleneğini hatırlatmış. Bu yönüyle de tebrike şayan.

banner26