En çok hangi konuda özel sayı hazırlanmış?

Dergileri uzun vadeli saklamayı gerekli kılan amiller nelerdir? Bu herkese göre farklılık arzedebilir. Ancak bir başlık müstesna: Özel Sayılar. Selahattin Öztürk’ün Özel Sayılar ve Özel Sayı Yayımlayan Süreli Yayınlar Bibliyografyası (1928-2008) bu konuda güzel bir çalışma..

En çok hangi konuda özel sayı hazırlanmış?

 

Dergi yayıncılığı Türkiye’de zahmetli bir uğraş ancak bir o kadar da kıymeti pek de takdir edilmeyen bir alan. Zira dergilerin kaderi eğer bir şekilde ciltlenmezse kapı önüne konmakla son buluyor. Bu işin istisnası genellikle özel sayılar için geçerli olabiliyor.

Hepimizin kitaplığında bu özel sayılara rastlamak mümkündür. Peki, özel sayı ve sayılar ne zamandan beri varlar? Bunun literatürü çalışılmış mıdır? Bu soruya sevindirici bir cevap verebiliyoruz. Nitekim İstanbul Büyükşehir Belediyesi Kütüphane ve Müzeler Müdürlüğü tarafından 2011 yılında “Özel Sayılar ve Özel Sayı Yayımlayan Süreli Yayınlar Bibliyografyası (1928-2008)” isimli bir çalışma yapılmış ve kitaplaştırılmış. Eseri uzun soluklu bir çalışmanın ürünü olarak Selahattin Öztürk hazırlamış.

3020 dergiyi taradı

Türkiye’nin kitap ve kültüre en fazla katkısı olan kurumlarının başında gelen İSAM kütüphanesinin çalışanlarından olan Selahattin Öztürk’ün altı yıl boyunca süreli yayınlar konusunda çalışmasının bir meyvesi olarak bu eser ortaya çıkmış. Peki, taranan dergisi sayı kaç? 3020. Bu kadar geniş bir arşivin 2549 adedi görülerek yazılmış. Diğer 471 dergi ise künyeleri ile yer almış. Yazar bu dergilere de “görülmeyen özel sayı” olarak not düşmüş.

Çalışmada kayıt altına alınan tarih 1928 olmasına rağmen ilk özel sayının tarihi 1930 yılına aitmiş. Diğer önemli bir istatistik ise şu: 1928-1999 yılları arasında 1721 sayı yayınlanmışken, geriye kalan 9 yılda yani 2000-2008 yılları arasında 1274 özel sayı yayımlanmış. 2000’li yıllardan sonraki artışın 7 kat olması elbette ki bir dergi okuru olarak sevindirici.

512 sayfaya sığan bu çalışmanın önsözünde yazar, süreli yayınlara, hassaten özel sayı yayıncılığına esas oluşturacak temel meseleleri zikretmiş. En başta özel sayı niçin ve kimler tarafından yayımlanır sorusu ile başlamış. Özellikle 1932 yılından 1951 yılına kadar Türkiye’nin muhtelif yerlerinde kurumsal destekle çıkan, Halkevleri bünyesinde yayın yapan dergileri yazar hususan zikretmiş. Bu dergilerden 14’ü sadece 100 sayının üzerine çıkmış. Dergilerin uzun soluklu olmasının bir sacayağını da kurumsal destekler temsil ediyor kuşkusuz.

Devamında “bir süreli yayın nasıl çıkarılır?”, “Bir süreli yayın nasıl dağıtılır?” sorularının ve cevaplarının akabinde bibliyografik künye ve standart sorunları ise bir bahsi diğer olarak karşımızda duruyor. Süreli yayınlar için son tahlilde yazar şu tespitte bulunmuştur: Süreli yayınlar, üretim planlaması, hazırlık basamakları, üretimi, dağıtımı, yararlandırılması, fizikî yapılarının, yayıncılarının, isimlerinin değişiminin takibi, korunması, taşıdığı bilgilerin ayrıntılı olarak düzenlenerek duyurulması vb. her türlü yapısıyla sürekli bir dikkat harcanmasına ihtiyaç duymaktadır.

Özel sayılarda liste başı konular

Elbette ki böyle bir çalışmada özel sayılarda neleri önceledik sorusu sorulacaktır. Yazar bunların da tasnifini yapmış. Özel sayılarda bu zaman aralığında özel sayı olarak en çok işlenen konu başlıkları “Atatürk”, “Cumhuriyet”, “Osmanlı”, “Türkiye”, “Cumhuriyetin 50. Yılı”, “Nasreddin Hoca” olarak sıralanıyor. Akif 14 özel sayıya, Necip Fazıl 13, İstanbul 27, Fetih/Fatih 18, Yunus Emre 14, Mevlana 22 özel sayıya konu olurken, laikliğin 4, demokrasinin 14, şeriatın ise sadece 2 sayıya konu olduğu görülmüş. Hâl böyle olunca özel sayılar üzerinde sosyolojik bir okuma da yapabilirsiniz. Sadece Kütüphane ve Müzeler Müdürlüğü’nden edinilebilecek çalışmanın faydasının ne kadar büyük olduğu izahtan varestedir. Sağ olsunlar, Varolsunlar.

 

Kâmil Büyüker, özel bir çalışmaya dikkat çekti

Güncelleme Tarihi: 23 Temmuz 2013, 17:13
banner25
YORUM EKLE

banner19

banner13