Elmalılı Hamdi Yazır salt mealci değildir

Elmalılı Hamdi Yazır’ın din, felsefe, siyaset ve hukuk üzerine makaleleri “Meşrutiyet’ten Cumhuriyet’e Makaleler” kitabında toplandı..

Elmalılı Hamdi Yazır salt mealci değildir

Cumhuriyet’in ve cumhur’un geleceğinin konuşulduğu bu günlerde, geçmişten bağımsız bir gelecek kurgusunu düşünmek hayalden öteye gitmez kanaatimizce. Bunun böyle olduğu da tarih okumaları yapanların, az da olsa işin felsefesi ile ilgilenenlerin malumudur. Bugünün nedenleri ve geleceğin yapı taşlarını tarihin izlerinde aramak bizim sorumluluğumuzdur. Bu bakımdan doğduğumuz dünya olan Cumhuriyet’in sadece siyasal yönünü görüp o yöne de aynı zamanda ustalık eden ilmî faaliyetleri görmemek eksiklik sayılır. Bütünün bir cephesine saplanmak gibi boğucu bir eyleme dönüşür.Elmalılı Hamdi Yazır

Cumhuriyet Türkiyesinde örtülmek istenen âlimlerden, kanaat önderlerinden biri de şüphesiz Elmalılı Hamdi Yazır. En azından bu haberi okuyanların, bir kez bile olsa, ömürlerinde Kur’an merkezli meal-tefsir çalışmalarında tesadüf ettiği bir mukim-i sabit Elmalılı. Kurân meali ile Rabbimizin kelamını Türkçe işitmemize vesile olan Elmalılı, devrindekilerin kahir ekseriyeti gibi Abdülhamit muhalifi. İttihat Terakki’nin ilim şubesinden. “Şeriata ve memleketin geleneklerine uygun” bir meşruiyet isteklisi. Abdülhamit’in ha’l edilmesi fetvasını verenlerden. İstiklal Mahkemesinde yargılanmasından sonra inzivaya çekilenler arasında. Ama inzivada eser vermeye devam eden bir muazzep.

Hatta torunu Ömer Faruk Topbaş, dedesinin inziva zamanında pencereden bile bakmadığını söyler. Bunu öğrenince, şunu düşündüm bir an: Bu pencereden bile bakmamak Abdülhamit’in hal edilmesi sırasında hissettiklerini anlama cehdi mi? Sonuçta kendisi de bir hal’ sonucu siyasal, sosyal yaşamdan derdest edilmiş bir isim.

Elmalılı, fıkıh ve tabiat bilimleri arasında da metodik irtibatlar kurmuş

Elmalılı üzerine Türkçede pek çok yüksek lisans ve doktora tezi ya da kitap hükmünde makaleler mevcut. Bunlara Klasik Yayınları tarafından bir yenisi daha eklendi. Cüneyd Köksal ve Murat Kaya, II. Meşrutiyet sonrası dergileri titizlikle tarayarak Elmalılı’nın dinî makalelerin yanında felsefe, siyaset ve hukuk sahalarındaki makalelerini de derleyerek bir eser meydan getirmişler: Meşrutiyet’ten Cumhuriyet’e Makaleler.

Makalelerin ilki Meşrutiyet’in ilanının hemen akabinde Beyanü’l-Hak’ta yayımlanmış. 1909-1910 arası Elmalılı için bir üretim dönemi. Sırasıyla makaleler Beyanü’l-Hak, Sebilürreşad, Ceride-i İlmiye, Tesisat, İkdam ve Tasvir-i Efkar’da yayımlanmış. İlk makaleler siyasi içerikli. Cumhuriyet döneminde ise fıkhî ve Elmalılı Hamdi Yazır, Meşrutiyet'ten Cumhuriyet'e Makalelerfelsefî makaleler yazmış. “Ulum-ı İslamiye”, “Siyaset-i Medine”, “İslamiyet’le Medeniyet-i Cedide Birleşebilir mi?”, “İslamiyet ve Hilafet ve Meşihat-ı İslamiye”, “31 Mart”, “Donanma İanesi Zekat Yerine Geçer mi?”, “Diplomaside Diyanet Manevraları”, “Müslümanlık Mani’-i Terakki Değil, Zamin-i Terakkidir”, “Seferilik Bahsi” makale başlıklarından bazıları. Salt makale başlıkları bile Elmalılı’nın zihinsel haritası için bize çok şeyler söyleyebilecek kıratta.

Makalelerde Elmalılı, insanı merkeze almış. Ona göre tabiat bilimleri azametin görülmesi için bir vesiledir. İrade ve ilim kavramları arasındaki muhkem bağa atıfta bulunmuş. Ona göre, biraz da fıkıhçı olması hasebiyle, fıkıh insanın ilahi nizamla modern çağın icabatına uygun yaşamasını sağlayacak bir bilgidir. Elmalılı, fıkıh ve tabiat bilimleri arasında da metodik irtibatlar kurmuş.

Devrinin önemli kıraatlerinden olan terakki mefhumuna önce lugavi yaklaşan Hamdi Yazır, terakkiyi izafi bir gerçeklik olarak görür. Ona göre terakki, “….mazideki kıymetlerden istigna değil, onları tadilat ve keşfiyyat-ı cedide ile daha mütekamil kıymetlere” ulaştırmaktır.

Elmalılı’nın Kuran meali ile buluşan her dimağ ve kalp için makaleler, Kur’an hadiminin kıraatına biraz daha yakın gelmek adına hayırlı birer vesile. Biri çıksa ve makalelerle Hak Dini Kur’an Dili’ni birlikte okusa, biz de intibalarından yararlansak? Bence bu hepimizin ödevi olsun, öncelikle de benim.

Zeki Dursun yazdı

Güncelleme Tarihi: 26 Aralık 2018, 12:11
banner25
YORUM EKLE
YORUMLAR
kamil yılmaz
kamil yılmaz - 6 yıl Önce

elmalılı hamdi yazır'ın ismiyle 'mealci' sıfatının yan yana getirilmesi dahi esef verici. kendisi bir meal yazarı değil. telif ettiği 'hak dini kur'an dili' isimli eser de bir meal değil tefsir kitabı.ne fark eder diyeceklerin bir tefsir usulü kitabının meal ve tefsir başlıklarına bakmaları kendi faydalarına.bazı iyi niyetli abilerin iyilik yaptıkları zannıyla müellifin eserinden kopartıp sadeleştirerek katlettiği metinleri 'elmalılı meali' adıyla basmasının payı büyük bu garabette tabi.

banner19

banner13