banner17

‘Ehl-i Beytim Nȗh’un gemisi gibidir’ buyurmuş Peygamber Efendimiz

Hz. Ali (ra), Efendimiz’e (sas) Hak aşkı ile bağlıydı. Efendimiz de ona kimseye verilmeyen ilim hazinelerini aktardı ve ümmetine ilim yolunu açtı. Hilal Otyakmaz yazdı.

‘Ehl-i Beytim Nȗh’un gemisi gibidir’ buyurmuş Peygamber Efendimiz

En sevgiliden insanlığa baş tacı emanet ola,

Yürekler Ehl-i Beyt aşkı ile cȗş ola.

Delilleriyle Ehl-i Meveddet adlı eser 19. yüzyılın değerli meşayihinden olan Seyyid Süleyman Belhȋ Hazretlerinin gönül hazinesinden bizlere armağan edilmiştir. Sufi Kitap tarafından yayınlanan eser, elli iki bȃbdan- elli iki kapıdan- oluşmaktadır. İlim hazinelerine açılan her kapıda, Ehl-i Beyt ile ilgili hadislere ve bu hadislerle ilgili olaylara yer verilmiştir. Eser, halkın genel anlamda haberdar olmadığı, araştırılması zaman alabilecek birçok kaynakta yer alan hadislerin birleştirilmesi ve açıklanması açısından önemlidir. Herkes için başucu kitabı mahiyetindedir.

Kitap Arapçadan tercüme. Tercümenin kitabın aslına sadık kalınarak büyük bir uğraşla hazırlanılması takdire şayan. Tercümeyi yapan değerli hocalarımıza teşekkürü bir borç bilirim.

Ehl-i Beyt’in Hak katındaki müjdelerini anlatmaya kelimeler kifayetsizdir. Aciz ifade-i meramımla, gönüllere aşk şifa-yab ola efendim…

Yaratılmışlar içinde öyle yüce bir Ehl-i Beyt var ki; “İnsanlar farklı farklı ağaçlardandır. Ben ve Ali aynı ağaçtanız.( Cem’ul Fevȃid, II, 21) Ben, Allah’ın nurundan yaratıldım. Ehl-i Beytim benim nurumdan, Ehl-i Beytimi sevenler onların nurundan yaratıldı. Geri kalanlar nârdadır.”(Bihȃr, XV, 20.) onların müjdesi insanlığın dirilmesine vesile olmuştur diyor hadisler.

“Yıldızlar kaybolduğunda sema ehli de kaybolur”

Allah’ın en sevgilisi: “Arşta, ‘Lȃ ilȃhe illallȃh vahdehȗ lȃ şerike leh. Muhammed kulum ve Resȗlümdür. Onu Ali ile destekledim ve ona Ali ile yardım ettim.’ Şeklinde yazı olduğunu gördüm.” (Hilyetü’l Evliyȃ, III, 27.) ve “Yıldızlar semȃ ehlinin güvencesidir. Yıldızlar kaybolduğunda semȃ ehli de kaybolur. Ehl-i Beyt’im de yeryüzü ahalisinin güvencesidir. Ehl-i Beyt’im tükendiğinde yeryüzü ahalisi de yok olur.” buyurarak Ehl-i Beyt’in arz ve semavatta yüce makamlar ile taçlandırıldığını bildirmektedir. Ne mutlu ki onlara, gökte müjdelenen, yerde halifelik makamını en muazzam şekilde yerine getiren, Livaü’l Hamd sancağını canını teslim edene kadar en önde taşıyanlardır. Selam olsun her bir hakikatlerine…

Muhabbetin sultanı sevgili Peygamber Efendimiz ümmetine iki mühim emanet olarak, “Allah’ın kitȃbı ve ıtrem, Ehl-i Beyt’im. Şayet bu ikisine sımsıkı tutunursanız asla dalalete düşmeyeceksiniz. Bu ikisi Havz’da bana gelinceye kadar asla birbirinden ayrılmayacaklar. Sizin için Ehl-i Beytim Nȗh’un gemisi gibidir. Ona binen kurtulur, ona binmeyen de helak olur.” (Gȃyetü’l Merȃm, s. 219, bȃb: 29, hadis:7…/ Tabersȋ, İhticȃc, I, 156-157.) bıraktığını buyurmuştur. Bu emanetlere can ü baş ile sahip çıkmak her Müslümanın borcudur.

Resûlullah (sas) şöyle buyurmuştur: “Ey Ali, ben ilim şehriyim, sen de onun kapısısın. Şehre ancak kapı tarafından gelinecek. Sana buğz ederken beni sevdiğini ileri süren yalan söylemiştir; zira sen bendensin ve ben de sendenim. Etin etimdir. Kanın kanımdır. Ruhun ruhumdur. Sırrın sırrımdır. Açığa vurduğun aleniyetimdir. Sana itaat eden saadete erdi, sana isyan eden bedbaht oldu. Sizin durumunuz yıldızlar gibidir. Kıyamete kadar ne zaman bir yıldız kaybolsa, bir yıldız da doğar.”(Ferȃidü’s Simtayn, II, 423, hadis: 517.)

Ona kimseye verilmeyen ilim verildi

Hz. Ali (ra), Efendimiz’e (sas) Hak aşkı ile bağlıydı. Efendimiz, ona kimseye verilmeyen ilim hazinelerini aktardı ve ümmetine ilim yolunu açtı. Efendimizden hakikat-i Ahmediyye, Muhammediyye sırlarını alıp, ümmete en güzel aktaran o oldu. O, Allah’ın yeryüzünde, gökyüzünde kutlu kıldığı ve “Ya Velȋ” esmasının tecelliyatını taşıyarak kıyamete kadar gelecek veliyullahın da önderi oldu.

Nefesimiz İslam soluğu ise, Hak inayetiyle, onların muazzam fedakârlıkları, Allah’ın kılıcı olmaları sebebiyledir. Efendimiz ile ağladılar, Efendimiz ile tebessüm ettiler. Ondan ırak hiç düşmediler. Onlar da insandı, bizler gibi dünyaya bir kere uğramışlardı. Ama hiçbir zaman yokluktan şikâyet etmediler, aksine yokluk için var oldular, asıl bekayı iki cihanda da buldular.

Ehl-i Beyt, her an-ı daimde feda olandı, hususen Hz. Ali (ra) baştı. O böyle olur da, aile fertleri ondan geri kalır mıydı? Ehl-i Beyt her zaman en önde, eza ve cefayı aşkla karşılayan idi. Tebük Seferi’ne çıkılacağı zaman Hz. Ali (ra) Efendimiz’e (sas): “Ben de senin ile geliyor muyum?”dedi. Efendimiz: “Hayır.” deyince, Hz Ali ağladı. Bunu üzerine Efendimiz: “Benim nezdimdeki yerinin Hȃrȗn’un Mȗsȃ nezdindeki yeri gibi olmasından razı değil misin? Ancak sen nebȋ değilsin. Halifem olarak sen yerimde kaldığın takdirde ben gidebilirim.” buyurdu. Efendimiz, Hz. Ali’nin (ra) kendisine kardeşi olduğunu ve nezdindeki yerinin Hz. Harun’un (as), Hz. Musa (as) nezdindeki yeri olduğunu sıkça dile getirmiştir.

Hamd sancağı ona verildi

Ashab ile kurulan kardeşlik bağındaki hadiseden sonra Efendimiz’in Hz. Ali (ra) için bahsettiği hadis: “Sana sancağım verilir ve o hamd sancağıdır. Ey Ali, müjdeliyorum, ben ve sen çağrılanların ilkiyiz. Şüphesiz ben giydirildiğimde sen de giydirilecek, ben çağrıldığımda sen de çağrılacak ve ben selamlandığımda sen de selamlanacaksın. Hasan ve Hüseyin de seninledir. Tȃ ki, arşın gölgesinde benimle İbrahim’in arasında durursunuz. Sonra bir münȃdȋ nida eder: ‘Baban İbrahim, ne güzel baba; kardeşin Ali, ne güzel kardeş.’” bunu en güzel şekilde açıklar. (Ahmed b. Hanbel, Fezȃail, II, 663, hadis: 1131.)

Efendimiz şöyle buyurdu: “Ümmetim yetmiş iki fırkaya ayrılır, onlardan sadece biri kurtuluş ehlidir.” (Ahmed b. Hanbel, 3/145; Zevaid, 6/226.) Bu kurtuluş fırkası, ayetlerden ve hadislerden işaretle Allah’a en yakın olan Efendimiz ve Ehl-i Beyt’ine urvetü’l vüska ile yapışanlardır. Gadȋr-i Hum günü yaşanılanlar buna delildir. Gadȋr-i Hum günü yaşanılanlar Hakk’ın, Ehl-i Beyt’in omuzlarına ümmet-i Muhammed (sas) için nasıl bir sorumluluk peyda ettirdiğinin kanıtıdır. Sahabelerden Berȃ b. Ăzib şunları aktarmaktadır: “Bir yolculuğumuzda Gadȋr-i Hum denilen yerde konakladık. Efendimiz (s.a.s.) öğle namazını kıldırdı ve Hz. Ali’nin elini tutarak: ‘Benim, müminlere kendi canlarından daha evla olduğumu bilmiyor musunuz?’ ‘Evet,’ dediler. Buyurdu ki: ‘Ali’nin elini tutarak onlara : ‘Ben kimin mevlȃsı isem Ali de onun mevlȃsıdır. Allah’ım, ona dost olana dost, düşman olana düşman ol.’ Dedi.” Hz. Ömer, Hz. Ali ile karşılaştı ve dedi ki: “Seni tebrik ederim ey Ebȗ Talib’in oğlu. Erkek kadın bütün müminlerin dostu oldun.”(Ahmed b. Hanbel, Müsned, IV, 372.)

Ehl-i Beyt’i sevmek…

Kitaba göre, Ehl-i Beyt’e meveddet bütün müminlere Allah tarafından farz kılınmıştır. Mümin bu buyruğu ihlasla yerine getirirse Allah ona cenneti vacip kılmıştır. “İman edip salih amel işleyenler ise cennet bahçelerindedirler. Rablerinin katında onlara diledikleri vardır. İşte bu; büyük lütfen kendisidir… De ki: ‘Ben buna mukabil sizden akrabama meveddet beslemek dışında bir karşılık istemiyorum.’ (Şȗrȃ 42/22-23.) Dikkat etmeliyiz, Ensar topluluğu münafıkları, sadece Hz. Ali’ye olan buğzlarından tanıdıklarını söylemektedir. (Ahmed, Fezȃil, II, 639, hadis: 1086…) Unutulmamalıdır ki, Ehl-i Beyte sevgi Allah Resȗlü’ne olan sevgimizdendir.”

Seyyid Süleyman Belhȋ Hazretlerine göre eğer ümmet-i Muhammed isek, Allah’ın Resȗlü’nün (sas) sevdiklerini sevmekle, buğz ettiklerine buğz etmekle mükellefiz. Ve şu duayı yapıyoruz satırlarımızı sonlandırırken: “Rabbimden niyazımız; bizi aşkın sultanından, Ehl-i Beyt’inden bir an cüda bırakmaya. Her zerremizi onlarla aşklandıra…”                                                                                                               

Hilal Otyakmaz

Güncelleme Tarihi: 01 Ekim 2018, 10:17
YORUM EKLE
YORUMLAR
Kalemin Okuru
Kalemin Okuru - 2 ay Önce

Selamlar Hilal hanım tebrik ediyorum Hilminiz, ilminiz daim kaleminiz baki ola.

Hilal
Hilal @Kalemin Okuru - 2 ay Önce

EyvAllah kardeşim. Rabb'imin izniyle Hz. Ali Pirimizin armağanıdır. Baki selamlar..

NisaNur
NisaNur - 2 ay Önce

Kalemine gönlüne sağlık sevgili kardeşim Allah razı olsun

A.Sibel Oğuz
A.Sibel Oğuz - 2 ay Önce

Hissederek yazılmış ne güzel bir makale. Her daim Aşk ola...

Esma esin kıran
Esma esin kıran - 2 ay Önce

Çok Güzel bir yazı olmuş Rabbim Yollarından bizleri ayırmasın inşAllahBaşarıların devamını diliyorum Hilal. otyakmaz kardeşim

ayfer  coktu
ayfer coktu - 2 ay Önce

Her şeyiyle mükemmel Allah razı olsun

Selma uyaran
Selma uyaran - 2 ay Önce

Allah ilmini , hilmini arttırsın, çok güzel istifade li bir yazı .Allah razı olsun

Selma
Selma - 2 ay Önce

Allah ilmini, hilmini arttırsın, çok istifadeli bir yazı olmuş. Allah razı olsun.

Annen
Annen - 2 ay Önce

Ehli Beyte olması gereken sevgimizi böyle güzel bir yazı bizlere hatırlattığın için Allah razı olsun İnşAllah Rabbim ilmini arttırsın.


banner8

banner19

banner20