Eğitim Şart: Böyle fanzin mi olur?

Ayşegül Genç boş durmuyor. Şimdi de bir fanzin ile karşımızda.

Eğitim Şart: Böyle fanzin mi olur?

“Hepiniz çobansınız. Hepiniz raiyetinden (güttüğünden) sorumlusunuz. Âmir (memurlarının) çobanıdır. Erkek ailesinin çobanıdır. Kadın da kocasının, evinin ve çocuğunun çobanıdır. Netice itibariyle hepiniz çobansınız ve hepiniz idare ettiklerinizden sorumlusunuz.” (Buhârî, Cum`a 11)

Mutfakta sadece o vardı

Ayşegül Genç bir gün bir fikirle kapımı çaldı. Fikir güzeldi, elimden geldiğince yardım edeceğimi söyledim. Fakat daha az yardım edebildiğimi itiraf edeyim. Sadece bir yazı verdim. Diğer aşamalarda mutfakta sadece o vardı. Şimdi önlüğü çıkarıp kokuyu içine çekeceği gün geldi.

Mutfaktan kokular geliyor, hayırdır?

Ayşegül Genç
(+)

Evet, mutfakta biraz çalıştık son zamanlarda, onun kokularıdır. Mutfakta sosu az tutulmuş, ölçüleri –bildiğin- el ayarı göz kararı eğitim yazıları var.

Yeni bir dergi mi?

‘Fanzin dergi’ diyebiliriz. Sıkılmadan ve çekinmeden yazmamız için fanzinin rahatlığına ihtiyaç duyduk; yoksa parasızlıktan değil yani.

Kimin için eğitim yazıları? Neden eğitim yazıları?

Kimin için eğitim yazıları; biz dünyada her bireyin eğitimci olduğunu düşünüyoruz. Bunu da Efendimiz (sav)’in, "hepiniz çobansınız ve hepiniz eliniz altındakinden sorumlusunuz" hadis-i şerifinden çıkarıyoruz.

Aslında "eğitim" gibi güdük bir kelime meramımızı anlatmakta yeterli değil elbette. Daha kapsamlı, daha geniş kelimeler kullanmak isterdik. Yoksa yazdığımız pek çok yazı sadece "eğitim" kelimesi ile ifade edilecek cinsten değil. Maarifi, ahlakı, edebi, tasavvufu, terbiyeyi, medeniyeti, kültürü tek başına bu kelime ile ifade etmek ve bu konudaki eksikliklerimizin, yerine konulduğunda bu kelimenin dolduracağına inanmak saçma olur.

Fanzinde sen varsın, ben varım, başka kimler var?

Fanzinde pek çok isim var. Yazanların çoğu eğitim adına dert sahibi olduğu için ve yazdıkları ile en azından bir adım da olsa atabilmeyi umdukları için yazıyorlar. Sancılar var, kıvranmalar var yazılarda. Bu açıdan kim "eğitim namına söyleyecek iki çift lafım var” demişse buyur ettik, sandalye çektik altına. İsimlere gelince, kapakta isimleri görebilirler.

Ayşegül Genç
(+)

Şunu sorsak, niye durup dururken dergi çıkarma kararı aldın?

Kitabım çıkınca cennete gideceğimi sanıyordum herhalde. Uçtum böyle bir süre. Sonra baktım, kitap çıkarana bir şey olmuyormuş!? Ben de şansımı dergi çıkararak denemek istedim. Umarım bir şansım vardır!? Olmadı roman, gazete, broşür, devam edecek eylemlerim…

Benim iki çocuk kitabım var ama daha evliya bile olamadım. Yine de çocuklar için yazmaya devam… Bir de niye “eğitim şart” dedik?

Aslında “eğitim şart” derken milli eğitimi, örgün eğitimi, ya da formal eğitimi kastetmediğimiz aşikâr. Eğer öyle olsaydı üniversite öğrencisi bir genç otobüsün koltuklarını kazıdığında ya da bir profesör kendi ülkesinin gerçekleri ile dalga geçtiğinde birbirimizin yüzüne bakıp “eğitim şart azizim” demezdik. Öyleyse bu sözleri bambaşka düşünceler ile sarf ediyoruz.

16761

Not: O zaman nasıl bir ‘eğitim’ şartmış, bu ablalar ağabeyler bize neler söylüyorlarmış; en kısa zamanda, mis gibi kokusuyla elimize alıp okumak görmek lazım bu fanzin dergiyi. Fanzin ile ilgili irtibat için: [email protected]

 

Rabia Gülcan Kardaş haber etti

Yayın Tarihi: 01 Temmuz 2010 Perşembe 17:39 Güncelleme Tarihi: 03 Temmuz 2010, 20:42
banner25
YORUM EKLE
YORUMLAR
Gül Eser
Gül Eser - 10 yıl Önce

'Hiç bilenlerle bilmeyenler bir olur mu?'(Zümer,9) Mustafa İslamoğlu bu ayetin mealine şöyle bir not yazmış.'İlim veri ve data anlamındaki malumattan farklıdır. Bir bilginin mutlak hakikate hangi açıdan referans olduğu bilindiğinde o ilme dönüşmüş olur.Kur'an alimi bilgisi üzerinden değil bilginin ahlaki değeri üzerinden tanımlamış ve değerlendirmiştir.Allah Resulu sahibinde ahlaki bir değere dönüşmeyen bilgiyi faydasız bilgi olarak nitelendirmiş ve bundan Allah'a sığınmıştır...'