Ee, Zarifoğlu bu, olacak o kadar!

Muga Zıpzıp, Betül Zarifoğlu’nun ilk kitabı. Kitabı, Betül Zarifoğlu’nun arkadaşı Betül Aytaç kurgulamış. Yani anlayacağınız iki Betül kafa kafaya vermiş ve çocukların çok beğeneceği Muga Zıpzıp ortaya çıkmış. Fatma Kebire Karaaslan yazdı.

Ee, Zarifoğlu bu, olacak o kadar!

Çocukların belki de en sevdiği kitaplar, içinde hayvanlarla olan maceraların olduğu kitaplar. Bu yöntemle örnek alması gereken olumlu davranışlara dikkat çekmenin yanında, evde ve toplum içinde uyulması gereken bir takım kuralların varlığından da, tatlı bir şekilde haberdar edilmiş olur.

Muga Zıpzıp”, Betül Zarifoğlu’nun ilk kitabı. Kitabı, Betül Zarifoğlu’nun arkadaşı Betül Aytaç kurgulamış. Yani anlayacağınız iki Betül kafa kafaya vermiş ve çocukların çok beğeneceği Muga Zıpzıp ortaya çıkmış. Bu güzel kitabın çizimlerine de, çizgilerine aşina olduğumuz ve sevdiğimiz çizerlerimizden, Müzeyyen Yılmaz el atınca kitap üçü bir arada harikuladeliğinde, çocuklar tarafından okunmaya değer bir kitap olarak Beyan Yayınları’ndan çıkmış.

Mugadır, ne yapsa yeri midir?

Çocukların Muga Zıpzıp’ı seveceklerine hiç şüphe yok. Zira Zıpzıp’ı okurken, kendi özelliklerine çok benzer bir takım davranışlara tesadüf etmeleri çok mümkün. Her ne kadar dünyanın uzağında, farklı bir diyarda yaşasa da kahramanımız Zıpzıp’da afacan, yaramaz, meraklı, eğlenmeyi çok seviyor ve aklına gelen bir çılgınlığı uygulamak için hiç düşünmeden harekete geçiyor. Aldığı cezalar bile onu yıldırmıyor ve yaramazlıktan geri durmuyor. En son aldığı cezadan sonra, yaptıklarının sonucunu düşünmeden hareket ettiğini fark etse de ne demişler, “Bir musibet bin nasihatten evladır!” hesabı, başına bir musibet gelmeden fark etmeler kafasına dank etmiyor.

Her gidişin bir de dönüşü vardır

Yakından tanıyıp, bilmediğimiz bize cazip gelebilir bazen; merak uyandırır, ilgi çeker. Zıpzıp’ın da yeryüzünde yaşayan hayvanlar ilgisini çekiyor ve ilk bulduğu fırsatta yeryüzüne iniyor. Ormandaki bütün hayvanlarla tanışıyor, arkadaş oluyor. Atlıyor, zıplıyor, gülüyor, eğleniyorlar. Fakat hiçbir şeyin aslında dışarıdan göründüğü kadar, insanın içini kemirip, tırmaladığı kadar bir kıymeti harbiyesi olmadığını, bütün hayvanlar yağmurdan sığınmak için yuvasına koştuğunda anlıyor. En kıymetli şeyin, insanın kendi yuvası olduğunu, ait olduğu mugalar diyarını ve arkadaşlarını özlediğini fark ediyor birden. Nasıl geri döneceğini düşünmeden yeryüzüne geldiği için çoktan pişman oluyor. Yani bahsettiğimiz musibet vuku bulmuş oluyor kısacası. Bu sayfaları okurken aklıma, çocukken ablamlara özenip de onların peşinden tırmandığımız ağaçtan inemediğimiz günler geldi. Çıkması kolaydı da sanki inmesi imkânsız gibiydi. Zıpzıp’ı ben anlamayayım da kimler anlasın…

Hatanda ısrarcı olma!

Zıpzıp’ın ormanda diğer hayvanlarla kurduğu ilişkiden, düşüncesizlik edip de yuvasını terk ettiği için nasıl üzüldüğünden, hayvanlarla yardımlaşıp dönmek için sarf ettiği çabadan, hayvanların konuşmaya başlamadan evvel birbirlerini selamlamaya verdikleri önemden, inatçılığı ile meşhur dağ keçisinin bile hatır için yaptıklarından, sadece küçüklerin değil büyüklerin de çıkaracağı çok önemli dersler var. En mühimi ise vedalaşırken, “Belki yine gelirsin bizi ziyarete…” diyenlere Zıpzıp’ın verdiği cevap: “Hayır, hiç zannetmiyorum. Sizi tanımak güzeldi ama buraya gelmem doğru değildi!” Yani bizim Zıpzıp hatasını anlıyor ve hatasında ısrar etme yanlışlığına da düşmüyor.

Hem büyükler hem de küçükler için

Kırk sekiz sayfalık, çocukların ilgiyle ve beğeniyle okuyacakları heyecan verici, cıvıl cıvıl bir kitap Muga Zıpzıp. Bizim evdeki kitap okuma konusunda pek seçici Zıpzıp’ımız da, kitabı okurken yerinde duramayıp fıkır fıkır kaynadı ve “Anne çok güzel bu kitap; ama çok güzel…” deyip durdu. Çocuğuna kitap beğendiremeyen ve “Ne yapsam da bu çocuğa kitap okumayı sevdirsem?” diye düşünen ebeveynler için de muazzam bir tercih. Hatta siz en iyisi çocuklara çaktırmadan önce kitabı bir okuyun. Okuduğunuz da, kitabın kendiniz için yazıldığını bile düşünebilirsiniz. Okuduklarınızdan ne acayip çıkarımlar yaptığınıza şaşırıp kalabilirsiniz.

E, Zarifoğlu bu, olacak o kadar; bir taşla iki kuş, anlarsınız siz!

F. Kebire Gündüz Karaaslan tavsiye etti

Güncelleme Tarihi: 03 Mayıs 2019, 17:37
banner25
YORUM EKLE

banner19

banner13