Edebiyat dünyasında din ve ahlak algısını araştırdı

Hilmi Uçan, 'Edebiyat Dünyasında Din ve Ahlak Algısı' alt başlıklı 'Tereddüt ve Tefekkür' kitabında âlim, arif, münevver, entelektüel, aydın, sorumlu yazar kimdir, nasıl çalışır, neler düşünür, bunları tartışır, araştırır ve sorar. Hatice Ebrar Akbulut yazdı.

Edebiyat dünyasında din ve ahlak algısını araştırdı

https://www.ktpkitabevi.com/urun/tereddut-ve-tefekkur-edebiyat-dunyasinda-din-ve-ahlak-algisiKavram kargaşası, fikir kargaşasını da beraberinde getirir. Kavramları birbirine girmiş bir toplumun hafızası, sağlıklı bir şekilde köklerine uzanamaz. Kavramlar yitiktir çünkü. Her toplumun kendine ait bir kültür evi vardır. Bu evin pencereleri, o toplumun aydınlarıdır. Evin yükselen her katı ve açılan her bir penceresi, toplumun gelişmişliğini/uygarlığını gösterir. Fakat evin tüm inşai malzemeleri yerli değil ithalse, bu ev, çürüyüşün simgesi olmaktan öteye geçemez. Sadece kimlik bilgileri bu topraklara bağlı aydınlar yetişmesi yeterli değildir; kafasıyla ve kalbiyle bu toprakların sesini duyuran, kendi topraklarının doğasına, suyuna, özüne yabancılaşmayan aydınlar/ yazarlar/ âlimler/ arifler yetişmelidir.

Hilmi Uçan, İz Yayıncılık'tan çıkan “Edebiyat Dünyasında Din ve Ahlak Algısı” alt başlıklı Tereddüt ve Tefekkür isimli kitabında âlim, arif, münevver, entelektüel, aydın, sorumlu yazar kimdir, nasıldır, nasıl çalışır, neler düşünür, özellikleri nelerdir, bunları tartışır, araştırır ve sorar. Soruşturmasını ve incelemesini yaparken parçacı değil, bütüncül bir yaklaşımla hareket eder. Dönemsel incelemeler yerine tarihsel bir bütünlük içerisinde incelemesini yapar. Kitapta ismi geçen her düşünür, hem kendi dönemi içerisinde ele alınmış hem de kendinden önceki ve sonraki dönemler içerisinde eleştirilmiş, sorgulanmıştır. Necip Fazıl’ın değiştirici yönü, tasavvufa bakışı, olguculuk ve akıl üzerine düşünceleri, Sezai Karakoç’un hem dünyayı hem de ahireti gözeten bakış açısı, Nuri Pakdil’deki sorumluluk ve gözlem duygusu, Rasim Özdenören’in öyküsündeki sorgulamalar ve yazarın tevbeye bakışı, Cahit Zarifoğlu’nun çocuklar ve yetişkinler üzerine düşünceleri, Erdem Bayazıt’ın meydanlarda gürleşen şiiri, Nurettin Topçu’nun düşündeki ahlâk ve toplum yapısı, Ahmet Hamdi Tanpınar’ın günlüklerinde belirginleşen insan yanı, mektuplarında parayı ve hırsı eleştiren Kemal Tahir, Hilmi Uçan’ın izleğine düşen isimlerden bazıları.

İçten söz söyleyen, sözü ile eylemi bir olan aydına, ekmek kadar su kadar muhtacız

Tereddüt ve Tefekkür kitabı, edebiyat dünyasındaki din ve ahlâk algısını inceliyor. Yazar, kitapta adı geçen isimlerden yola çıkarak doğru düşünmenin ve doğru olan eylemi gerçekleştirmenin yollarını arıyor. Hilmi Uçan, yalnızca araştırmalarını değil, kişisel görüşlerini de yer yer okurla paylaşıyor: “Muhammed İkbal’in benim dünyamdaki yeri Mehmet Akif Ersoy’un yerine benzer. Düşünce dünyalarında, kişiliklerinde şüphesiz farklar, ortak yanlar vardır. İkbal de Mehmet Akif gibi çöken bir uygarlığın, silinmeye çalışılan İslam coğrafyasının nasıl ihya edilebileceği üzerinde kafa yorar. Her ikisini de büyük kılan içtenlikleridir.”

Uçan’ın üzerinde sıklıkla durduğu konu, kendi değerlerine yabancılaşan düşünürlerdir. Onları Batı’ya hayran olmakla eleştirir. Taklitçilikten uzak duran, kendi insanını ve toplumunu anlamaya çalışan düşünürlerimizin azlığını vurgular, bu azınlığa giren düşünürlerin düşüncelerini okur ile paylaşır. Uçan, dalkavukluk edenlerin ekmeğine yağ süren şair/ düşünür/ yazar/ aydın tayfasını yaralayıcı değil, ama yaralı bir dil ile eleştirir. İnsan, hasretini çektiği neyse onu içtenlikle dile getirmekte mahirdir. Kitap boyunca, özü sözü bir olmayanlardan yana serzenişte bulunur: “Sözün içten olması önemlidir. İçten söz söyleyen, sözü ile eylemi bir olan aydına, ekmek kadar su kadar muhtacız.” Yazar, konuştuğu ve yazdığı kelimelerden sorumlu olacağının bilincinde olmayanları, düşünce dünyasındaki en büyük tehlike olarak görür. Onlar düşünce dünyamızın çürük zemini ve zehirli çiçekleridir.

Ahlâksız, tutarsız, ilkesiz, alacalı, bulanık, nötr

Aydın, kendi menfaatleriyle çakışsa bile doğru olanı savunmaktan çekinmeyen kişidir. Herkesin konuşmaya ve sormaya cesaret edemediği zamanlarda, aydın, konuşur ve sorusunu sorar. Hilmi Uçan, aydın kişinin dinamik olması gerektiğini söyler. Ona göre aydın insan, can sıkan, düşündüren sorular sorar ve aydın kişi, asla ulusal ya da uluslararası şirketlerin, paranın, hükumetlerin kapıkulu olmaz. Aydın insan, asla fildişi kulesine çekilmez. Uçan, kitabında edebiyatımızın çeşitli yüzlerini irdelerken bir de şu mesajı vermektedir: Son yüzyıllarda illetsiz, hatasız bir aydına rastlamak zordur. Bize düşen yanlışlara düşme ihtimali olan bu insanların yanlışlarını görebilmek ve düşüncelerinden yararlanabilmektir.

Tereddüt ve Tefekkür’de, Doğu ve Batı ayrımı keskin bir şekilde yapılır. Doğu’nun iklimi ile Batı’nın iklim farklılıkları analiz edilir. Batı’nın insanı, hazcı, narsist ve hedonist iken Doğu’nun insanı, diğerkâm, ahlâkı önceleyen bir yapıya sahiptir. Bu kadar farklı karakterlere sahip olduğumuz hâlde, Batı’nın değerlerini almaya çalışarak kendimizi gülünç duruma düşürmüş oluyorduk. İslâm’dan ve dolayısıyla kendi değerlerinden kopan Doğu, Batı’dan aldığı bu yeni değerlerle bir şeyler üretmeliydi ama bunu da başaramadı. Böylece Uçan’ın da dediği gibi “Belki de her alanda ahlâksız kaldık. Ahlâksız, yani tutarsız, ilkesiz, alacalı, bulanık, nötr.”

Tereddüt ve Tefekkür, içerisinde yer alan inceleme ve değinilerde adı geçen yazarların biyografisine, eserlerine ve düşüncelerine dair bilgiler sunuyor. İnsan, ömrü boyunca bütün kitapları okuyamaz ya da bütün alanlara ilişkin araştırmalar/ okumalar yapamaz. Ne yaşadığımız hayat standartları buna müsaade eder ne de insanın kısa ömrü. Tereddüt ve Tefekkür, kısa zamanda uzun yollar aldıran bir kitap. Okurun belleğinde kalıcı bilgiler bırakmasının yanında, kendi düşünürlerini anlama noktasında da bir kılavuz olma niteliğinde. Başka uygarlıkların düşünürlerini de incelemesi yönüyle okura başka bir perspektiften bakma imkânını sunuyor.

Hatice Ebrar Akbulut yazdı

Güncelleme Tarihi: 13 Aralık 2018, 15:15
banner12
YORUM EKLE

banner19