banner17

Düşünce tarihimizde iz bırakan bir dergiydi Hareket

Nurettin Topçu’nun ismiyle, düşünceleri ile özdeşleşmiş olan Hareket dergisinin 1966 yılından önce yayınlanmış bütün sayılarının tıpkıbasımları iki cilt halinde neşredildi. Orhan Gazi Gökçe yazdı.

Düşünce tarihimizde iz bırakan bir dergiydi Hareket

Tanzimat’tan beridir karşı karşıya kalınan sosyal, ekonomik ve kültürel problemler karşısında doğru okumalarda bulunulabilmesi, doğru refleksler geliştirilebilmesi çok fazla mümkün olamamıştır. Karşılaşılan durumların zorluğu dikkate alındığında günümüzden geçmişe dönük, üst perdeden ahkâmlar kesmek hata olduğu gibi eleştirel bir bakıştan mahrum olmak da ayrı bir hatayı beraberinde getirir.

19. yy. sonrası düşünce hayatımız, beslendiği kaynaklar ve yönelimleri bakımından kimlik arayışını henüz tamamlayamamıştır. Bu hali Ahmet Hamdi Tanpınar gibi coğrafyamızın kaderine ilişkin bir durum olarak değerlendirebilir yahut yaygın kanaate yaslanıp geleneksel düşünme biçimimizin uzun eleştirilerini yapabiliriz. Sosyal meseleleri tam olarak kavrayabilmek zaman açısından bir mesafeyi gerektirirken, indirgemecilik tuzağına düşmemek için de bir irtifa gerektirir. Bunun içindir ki insaf ve iz’anımızı ideolojik yaklaşımların gölgesinde bırakmadan fikrî hafızamızı tazelemek zorundayız. Bunun için yakın tarihimizden başlayarak yeni okumalar yapmak mecburiyetindeyiz.

Bu vazifeyi kolaylaştıracak çalışmaların güzel bir meyvesi olarak, Türk düşünce hayatının önemli isimlerinden Nurettin Topçu’nun ismiyle, düşünceleri ile özdeşleşmiş olan Hareket dergisinin 1966 yılından önce yayınlanmış bütün sayılarının tıpkıbasımları, üstadın vefatının 40. yılında, Dergâh Yayınları tarafından iki cilt halinde neşredildi.

47 sayının tıpkıbasımı yapılmış

Hazırladığı birçok kıymetli eserle bizleri ciddî, nitelikli bir “hatırlama” faaliyetine davet eden Prof.Dr. İsmail Kara, derginin tüm sayılarına ulaşılamadığını tespit ederek harekete geçmiş. Titiz bir çalışmanın sonunda her şeyiyle kalite kokan bir eser meydana çıkmış. Kara, istifademize sunduğu bu kıymetli çalışmanın sunuş yazısında Hareket dergisinin Nurettin Topçu açısından ehemmiyetini şu cümlelerle ifade ediyor: “... Şubat 1939’da, kendisi sürgün olarak İzmir Lisesi’nde öğretmenlik yaparken İstanbul’da çıkarmaya başladığı Hareket dergisi, bu fikrin ve felsefenin (İsyan Ahlakı ile ortaya koyduğu fikirler) Türkiye’ye nasıl, hangi önceliklerle, ne türden tashih, tadil ve sıçramalarla, hangi mücadele biçimleri ile, nasıl bir dil ve üslupla, milliyetçi-muhafazakâr-mütedeyyin kesimle hangi benzerlik ve farklılıklarla intikal ettiği açısından çok önemlidir.”

Hazırlanan iki ciltlik çalışmada, Şubat 1939-Mayıs 1943 yılları arasında çıkan dergilerden, yani birinci devreden 12 sayı, Mart 1947-Haziran 1949 yıllarını içeren ikinci devreden 28 sayı ve üçüncü dönemden Aralık 1952-Haziran 1953 yılları arasında yayınlanan 7 sayı yani toplamda 47 sayının tıpkıbasımını görmekteyiz.

Düşünce açısından içeriği en zengin olan milliyetçi/muhafazakâr/İslâmcı dergi

Yapılan çalışmanın benzer derlemelerden ayrılan en mühim tarafı, teferruatlı bir indekse sahip olmasıdır diyebiliriz. Araştırmacılar için çok kıymetli bir imkân oluşturması bakımından gösterilen titizliği takdir etmek gerekir. Bu yönüyle çalışma, kuru bir nostalji vadetmiyor; bilakis Nurettin Topçu üstadın kökleri sağlam, heyecan dolu fikirlerinin yeniden okunması ve dahi yeniden üretilmesi bakımından bir teşvike sebep olacağı kanaati uyandırıyor.

Çalışmanın teknik boyutunda ve özellikle indeks hazırlığında K. Yusuf Ünal ismini görüyoruz. Ünal’ın eserin başlangıcında yer alan yazısında da dikkat çektiği üzere, Cumhuriyet Dönemi’nde çıkan mecmuaların büyük bir bölümü resmî ideolojinin temsil edilmesi misyonu ve yine resmî ideolojinin açık desteği ile yayımlanmışlardır. Milliyetçi-muhafazakâr çevreye ait dergiler ise yayın hayatına tutunma noktasında çok sıkıntılar yaşamışlar ve çoğu yolun başında havlu atmak zorunda kalmıştır. Bu bakımdan Hareket dergisi milliyetçi/muhafazakâr/İslâmcı kimliği ile süreli yayınlar içinde ilk yayınlananı ve düşünce açısından içeriği en zengin olanıdır.

Hareket dergisinin tek partili yıllardaki milliyetçi/muhafazakar/İslamcı süreli yayınlarla maksat ve üslup açısından kıyasını yapan Ünal, Hareket dışındaki yayınların genel olarak “irşad ve polemik” merkezli bir anlayışa sahipken; Hareket dergisinin hem temel meselelerde hem de dönemin güncel tartışmalarında daha derinden ve üst bir dil kurma gayreti taşıdığına vurgu yapıyor.

Onun ısrarı fikrin hürriyeti, iradenin kutsallığı üzerinde belirginleşir

Nureddin Topçu’nun Hareket dergisinin kimliğinin ve gayelerinin ayrıntılı izahını verdiği ve aynı zamanda otuz yıllık bir muhasebe yaptığı 1966 ve 1969 yıllarında yayınlanan “Hareketin Sakladığı Sır” ve “Hareketin Otuz Yılı” başlıklı yazıları eserin giriş kısmında bulunuyor.

Hareket’in Otuz Yılı” başlıklı yazısında üstad, verdiği Hareket mücadelesini üç safha ile detaylandırıyor: 1) Ahlak ve insan 2) Batının barbar milliyetçiliğinden ayrılan milliyetçilik 3) İslam ahlakı ile milliyetçiliğin tabî bir sonucu olarak sosyalizm. Burada sadece başlıklarını zikrettiğimiz aşamaların, üstadın fikir dünyasında sathi değerlendirmelere konu edilmeyecek kadar kuvvetli izahları mevcuttur. O sebeple bu konuda peşin yargılar ve etiketler asla kabul edilemez.

İnanmanın, düşünmenin, isyanın ve hareketin birbirlerini tamamlayan, birbirlerinin yerine konulmayacak esaslar olduğunun altını defalarca çizen Nurettin Topçu, taklide dayalı, bedeli ödenmemiş her türlü anlayışın karşısında olmayı vazife bilmiş bir mücadele adamıdır. Onun ısrarı fikrin hürriyeti, iradenin kutsallığı üzerinde belirginleşir. İradenin yok sayılması ya da suiistimali ise ona göre en büyük felakettir. Hareket dergisi, üstadın bu yaklaşımlarının satırlarda hayat bulmuş halidir.

Nurettin Topçu, İsyan Ahlakı’nın karşısında konformizm hastalığını koyar. Konformizm’in en tehlikelisi ise “kafa konforu”dur, işte üstad tam olarak bunun karşısında sabırla ve gayretle “Hareket” bayrağını ömrü boyunca ayakta tutmaya çalışmıştır.

Gerek kendisinin ve gerekse Hareket’teki yol arkadaşlarının kendi değerlerine yabancılaşmadan inşa ettikleri nitelikli, umut veren çabaları umarız ki bu önemli çalışma vesilesi ile de muhatapsız kalmayacaktır.

Orhan Gazi Gökçe yazdı

Güncelleme Tarihi: 08 Şubat 2019, 17:15
banner12
YORUM EKLE

banner19

banner13

banner20