Dünya Mitolojilerinde Ortak Tema Nedir?

Bilge Seyidoğlu’nun'Mitoloji Üzerine Araştırmalar' isimli kitabında, ister Türk olsun ister dünyanın uzak yerlerinden bambaşka insan toplulukları olsun, mitlerin ortak özellikleri hakkında bir fikir edinmek mümkün. Halil Arslan yazdı.

Dünya Mitolojilerinde Ortak Tema Nedir?

Kafamda sorular, Rize’de mutad olduğu üzere yağmur yağıyor. Aslında üniversite hazırlık kitabı almak niyetiyle kitapçı arıyorum. Şemsiyem yok, dolmuştan inip kitapçıya gidene kadar adamakıllı ıslanıyorum. Kendimi önce kitap deyip ‘Önce Kitap’a atıyorum. Önce Kitap’da hazırlık kitapları satılmıyor. Olsun, ‘sadece kitap satan bir yer üniversite hazırlık kitabı satan kitapçıları da iyi bilir’ diyerek oyalanmama yağmurdan da başka bir bahane uyduruyorum. Geniş sayılmasa da rafları cömertçe kitap dolu olan Önce Kitap, küçük şehrin nefes alan yerlerinden bir yer.

‘Kafamda sorular’ diye başladım, onları da anlatıp asıl konuya gireceğim inşallah. Zihnimde ‘hurafe nedir?’, ‘mitolojiyle hurafe aynı şey midir?’, ‘sahih din anlayışı ile hurafe arasındaki münasebet nedir?’, ‘hurafe hayatta ne kadar yer alıyor ya da ne kadarıyla yer almalı’ gibi İsmail Kara, Dücane Cündioğlu okumalarımdan kalan sorular var.

Rafları nerdeyse tek tek geziyorum, kimi kitapları elime alıyorum, içine, içindekilere bakıyorum, arka kapaklarını okuyorum. Daha önce alıp kitaplığıma istiflediğim kitaplar geliyor aklıma ve ‘başka bir zamana’ deyip geri bırakıyorum. Tam, artık çıksam mı dediğim anda görüyorum Bilge Seyidoğlu’nun kitabını. Dergâh Yayınları’ndan çıkan kitap Mitoloji Üzerine Araştırmalar ismini taşıyor. Alt başlık ise “Metinler ve Tahliller”. Kitabı, okumam gereken yığınla kitap, makale gibi ödevler, görevler olmasına rağmen ‘112 sayfa zaten çok vakit alamaz’ deyip başta bahsettiğim soruları anlamama yardımcı olur düşüncesiyle alıyorum.

Mitolojilerde ortak tema

Bilge Seyidoğlu merhume aramızdan 2014 yılında ayrılmış, Erzurum’da edebiyat profesörüymüş. Mitoloji Üzerine Araştırmalar, internetten yaptığım aramadan öğrendiğime göre hocanın profesörlük çalışmasıymış. Kitap giriş, iki bölüm ve sonuç kısımlarından oluşuyor. Birinci bölümde mit üzerine kanaatlerini paylaşan Bilge Seyidoğlu, ikinci bölümde ağırlıklı olarak Türk mitlerinden bahsediyor. “Altay Yaratılış Miti”, “Kaf Dağı”, “Altay’lılarda Bazı Kutsal Taşlar”, “Lebed Tatarlarına Göre Dünyanın Yaratılışı”, yine aynı topluluğun bazı olağanüstü varlıklarla ilgili mitolojilerinin yanı sıra Greko- Roman, Çin, Mısır, İran ve Hint mitolojilerinden parçalar ve bunların tahlili bulunuyor.

İster Türk olsun ister dünyanın uzak yerlerinden bambaşka insan toplulukları olsun, mitlerin ortak özellikleri hakkında kitap yoluyla bir fikir edinmek mümkün. Mitlerin aynı kaynaktan çıkması, toplumlar farklı olsa da mitlere kaynaklık edenin insan olması metinler boyunca izlenebiliyor. Yaratılış, iyi ve kötünün mücadelesi, iyilere müdahale eden üstün bir varlık gibi konular mitolojilerde ortak tema olarak bulunuyor.

Müslüman zihinler olarak mitlerin bizi ilgilendiren tarafı nedir sorusu cevap vermemiz gereken bir sorudur. Mitleri ve anlatmak istediklerini hayattan temizlemek mi gerek? Bunu başarmak mümkün mü? Her şeyi rasyonel bir bakışla anlamlandırmaya çalışmak bizi nereye götürür? Hurafeler günlük hayatta nerede durmalıdır? Yunanlılar, Batı, İran, Hint, Çin hurafelerine/mitlerine karşı nasıl bir yol izliyorlar? Gerçek dinin yerini almak gibi bir tehlikeye karşı ne yapmak lazım? Bu sorulara kitabın sonuç kısmından bir alıntıyla cevap aralamaya çalışalım: “Halk arasında hâlâ yaşayan batıl itikat veya hurafe denilen şeylerin menşeini mitlerde aramak gerekir. Meseleye bu gözle bakılırsa bugüne kadar safsata denilerek kötülenip toplum hayatından atılmak istenen şeylerin değerlendirilmesi de daha da doğru yapılır.”

Son bir alıntıyı da İran mitolojisinden alarak yazıyı bitirmiş olalım ki yazmak anlamını bulmuş olsun: “Şeytan tarafından öldürülmeden evvel Tahmurath şeytanın yaratıkları olan Devler’i yener ve topuzuyla onların bir kısmını öldürür. Devler: “Bizi öldürme, sana faydalı bir sanat öğretelim” derler. Tahmurath onları bağışlar, devler ona yazma sanatını öğretirler. Tahmurath da bu sanatı insanlara öğretir.”

Bu kitapla, mitlerin farklı milletlere ait olsa bile, aslında ezeli hikmet diye isimlendirilebilecek olgudan eserler taşıdığı düşüncem daha da güçlenmiş bulunuyor. Yaşanmışlıklarla binlerce yılın birikimi olan mitler, insanoğlunun hayatta aradığı anlam arayışının bir sonucu olarak da görülebilir. Mitler aracılığıyla insan, içinde yaşadığı âlemi anlamlı hale getirir. Bunun ilkel dürtülerle açıklanması mitleri oluşturan insan zihninden öğreneceklerimizin değerini azaltmaz. Mitler insanın motivasyonu için de bir kaynak olarak görülebilir. Mitlerden yola çıkılarak, günlük hayatta farklı şekillerde karşımıza çıkan hurafelerin, batıl inanışların bir de bu açıdan değerlendirilmesi daha makul bir yol olarak görülebilir. Çünkü insan rasyonel olduğu kadar irrasyonel de bir varlıktır. Aklın alamayacağı, mantığı zorlayan şeylerde neden yine akıl için veriler bulunmasın ki? Bige Seyidoğlu da Mitoloji Üzerine Araştırmalar’da mitlere farklı açılardan bakmanın kapılarını aralıyor.

Bilge Seyidoğlu, Mitoloji Üzerine Araştırmalar, Dergah Yayınları.

Halil Arslan

Güncelleme Tarihi: 31 Mart 2020, 15:06
banner25
YORUM EKLE

banner19

banner13

banner26