banner17

Doğaya yaklaşmış bir şair Hüseyin Akın!

Hüseyin Akın'ın son şiir kitabı 'Ömrümün Kısa Günü' üzerine Zafer Acar yazdı.

Doğaya yaklaşmış bir şair Hüseyin Akın!

 

Durgun ve pastal/pastoral bir şiir yazıyor Hüseyin Akın. Ömrümün Kısa Günü, Akın’ın altıncı şiir kitabı. Işıltılı imajlar bile mat bir karaktere bürünüyor onda, sanırım bu, şairin özel tercihi. Bu durum dilde de kekremsi bir tat yaratıyor. Olabilir, kekremsi meyveleri sevenler de var ama toplumda.

 

Birlikten güzellikler doğarHüseyin Akın Ömrümün Kısa Günü

Edebiyata emek veren bir kalem Hüseyin Akın, altı şiir kitabı da az bir gayret değil. Hüseyin Akın’ın edebiyat içerisindeki gayretinin karşılığını görmediği aşikâr, bu açıdan yaklaşarak bunun sebeplerini bir eleştirmenin ortaya koyması şart bence, o muhtemel eleştirmene demek isterim: Bütün suç okurda değil. Hüseyin Akın’ın akranı olmasa da her mahfilde kendisiyle birlikte anılan dostu İbrahim Tenekeci’nin, popüler olmaya yakın düzeyde tanınıyor olması ise ayrı bir paradoks. Kimi zaman birliktelikler, iki kişiden sadece birinin lehine işletebiliyor. Ömer Erdem ile Cevdet Karal birlikteliği, iki tanınmış şair doğurdu. Ama Akın ile Tenekeci birlikteliğine ne yazık ki böyle bakamıyoruz. Biri diğerinin üzerini örtüyor olabilir mi? Bu bir soru; cevap değil.

“Allahtan ki şairdik…”

Akın, şiir cümlelerini oluştururken devriklik ve olmadık yerlerdeki mısra kırılmaları ile zaten karışık olan modern aklı, daha bir karıştırıyor. İyi imgelerin yanında ayıklanamamış ifadeler, bir sorunsal olarak görünüyor Akın’da. Lakin son kitabında ilk beş kitabına göre daha iyi bir şiirle karşılaştığımı belirtmek isterim. Buna, hece şiirinin ahenk unsurları bir katkı sağlamış. Şiirde sesi, hece ile telafi etmiş. Ömrümün Kısa Günü, tam bir Dergâh şiirleri özeti olmuş gibi. Bu şiirler, İbrahim Tenekeci ile Süleyman Çobanoğlu arasında bir yerde. Ne İbrahim Tenekeci gibi sıcak imajlar yaratabilmiş ne de Süleyman Çobanoğlu kadar âşık tarzı şiir çıkarabilmiş Akın.

Heceyle birlikte halk şairleri gibi doğaya da yaklaşmış, yer yer iyi şiirlerin de altına imza atmış. Hecenin modern kalıplarını da kullanıyor, Milli Edebiyat dönemi şairlerinde gördüğümüz şekliyle alışılagelmiş yedili, sekizli, on birli ölçülerden on altılı hatta yirmi birli heceye kadar mısraı uzatıyor. Buralarda şiir güç kaybediyor. Aynı şiir içerisinde onlu, on dörtlü, on beşli, on altılı hece kullanması ise, son yılların güzel bir buluşu. Böylece, şiir tek bir kalıba hapsedilmiş olmuyor.

Allahtan ki şairdik, Allah bizi korudu”, “Ben sana oğul balı, sen bana barbi bebek”, “Söyleyeceğim yalanı unuttum” gibi renkli, suluboya mısraların şairini görmek gerek. Ayrıca onun “Fotoğraf” adlı şiirini de beğendiğimi söylemek isterim.

 

Zafer Acar yazdı

Güncelleme Tarihi: 12 Mayıs 2016, 14:25
YORUM EKLE
YORUMLAR
tayfun alagöz
tayfun alagöz - 7 yıl Önce

Akın'ın yayınlanmış 6 değil 5 şiir kitabı var. Son kitap "Ömrümün Kısa Günü" 5.kitap. Ayrıca Hüseyin Akın şiirde temiz kalmayı başarabilen, kirli piyasa ortamlarından kendini koruyabilmiş bir şairdir."Arada kalmış"ifadesi şiire nereden ve nasıl baktığımızla ilgilidir.Bütüncül bir okuma yapmak gerekir.Bir şairin bir şairi yazması ancak bu kadar olabiliyor.

tayfun alagöz
tayfun alagöz - 7 yıl Önce

"Ömrümün Kısa Günü" Hüseyin Akın'ın 6.değil,5.şiir kitabıdır. Hüseyin Akın piyasa ve siyasa şairi değildir,öne çıkmak gibi bir kaygısı yoktur. İhtiras yapmış olsaydı eminim bir çok şair gibi temiz kalamazdı. Yarım değil bütüncül okumalar yapmak gerek bir şairi anlayabilmek için. Şairin şairi anlaması bu kadardır vesselam.

aydın başar
aydın başar - 7 yıl Önce

İtibarın ilk sayısının kabağındaki şiiri harikaydı. “Ben rüyaya inanırım dünyaya değil” diye başlayan bu şiir gerçketen güzeldi... Bu söz üzerine neler söylenmez ki… çok çektik biz dünyaya inanan zalimlerden… Rüyaya inanmak çok daha anlamlı ve derin duruyor… Tebrikler Hüseyin abi....

banner8

banner19

banner20