Doğal, samimî ve gerçek!

Nostaljik bir gezintiye çıkmak isteyen okurlar Kanatsız Kuşlar Şehri'ni kaçırmasın..

Doğal, samimî ve gerçek!

Kanatsız Kuşlar Şehri, 2002 yılında Türkiye Yazarlar Birliği’nin “Şehir Kitapları” dalında ödüllendirdiği Emir Kalkan imzalı bir hikâye kitabı. Yazarın; “Kayseri Şairleri”, “20.Yüzyıl Türk Halk Şairleri Antolojisi” gibi kitaplarının yanı sıra Kayıp Yüzler, Gül Ayinleri gibi çok sayıda hikâye kitabı bulunuyor.

Kanatsız Kuşlar Şehri, sadeliğin ve yerelliğin edebî bir değere bürünüp nasıl hikâyeye dönüşeceğini gösteren bir kitap. Hikâyelerde kullanılan dil olabildiğine yalın ve yöresel tatlar içeriyor. Eski Kayseri’de geçen olaylar ve yaşayan kişiler, tüm doğallıyla okuyucuya aktarılıyor.

Kayıp Yüzler, Emir KalkanAkıcı ve doğal bir anlatım

Gerçekçi bir anlatımla geçmişe dair hikâyelerin anlatıldığı kitap son derece akıcı bir dile sahip. Bu üslup, hikâyelerin konularındaki gerçeklik ve doğallık ile birleşince okuyucuyu çepeçevre saran samimi bir hava doğuyor. Bu hava o kadar kuvvetli ki hikâyeleri güngörmüş bir ihtiyardan dinliyormuş hissine kapılmak mümkün. Etrafına toplanan kalabalığa tatlı tatlı, biraz hüzün ve özlemle, bazen neşeli bazen acı hikâyeler anlatan bir adamın ağzından çıkanlar hiç dokunulmadan kâğıda aktarılmış gibi…

Portreler ve hikâyelerKanatsız Kuşlar Şehri, Emir Kalkan

Kitaptaki bazı hikâyeler ise “portre” tadında yazılar. Hikâyelerin çoğunun isminin, kahramanların adları oluşu da biraz bundan kaynaklanıyor olsa gerek. Olay ya da durum hikâyesi diye sınıflandırılamayacağını düşündüğüm bu yazılar ise kâh bir Anadolu insanın kâh bir göçmenin aynadaki aksi kadar gerçek, sudaki yansıması kadar tabii ve saf. Emir Kalkan’ın hikâyelerdeki karakterlerin konuşmalarını yansıtmadaki başarısı da takdire şayan... Ağızlar; doğallığı bozulmadan ve abartılmadan aktarılmış.

Eski sinemalar, lunaparklar, seyyar satıcılar, düğünler ve hayata dair birçok şey anlatılırken sanki anlatıcının elindeki kameradan çekilen bir belgesel izleniyormuş hissi veriliyor. Bunun en iyi örneklerinden biri de bence, “Jilet Ali”.

Kitaptaki en sevdiğim hikâyelerden biri olan “Kırçıl Emmi” gibi hikâyeler ise toplumsal meselelere dikkatlice dokunan ve “portre” diye tanımladığım yazılardan hikâye olma gerekliliğini tamamlamış olmakla kaba bir bakışla ayrılan anlatılar.

Gül Ayinleri, Emir KalkanŞehrin gürültüsünden kaçmak mı istiyorsunuz?

Ahmet Turan Alkan’ın, bir yazısında “hemşehrim sayılır” dediği Kalkan’dan “Bu adamın hikâyeciliğine imreniyorum, hatta kıskanıyorum desem daha doğru olur.” diyerek bahsettiğini de hatırlatır, bir kitap süresince de olsa şehrin gürültüsünden kaçıp Anadolu’nun dingin şehirlerine sığınmak isteyen kitap kurtlarına başta Kanatsız Kuşlar Şehri olmak üzere Emir Kalkan’ın kalemini müjdelerim. Hele Kayserili okurlar, oralara hiç gitmemiş biri olan bana bile eski Kayseri’yi bu derece güzel aktarabilmiş bu kitabı mutlaka okumalılar.

Görkem Evci magazine inat edebiyatı savunmaya devam ediyor

Güncelleme Tarihi: 07 Mayıs 2019, 15:41
banner12
YORUM EKLE

banner19

banner13