Divan şiirini Türklere bile sevdiren Amerikalı akademisyen: Walter G. Andrews

Prof. Dr. Walter G. Andrews ömrünü Osmanlı edebiyatına adamış bir Amerikalı. Hayatı boyunca Divan şiiriyle ilgili önyargılarla mücadele etmiş bir akademisyen. Ülkemizin meşhur yazarlarından bazıları divan şiirini onun sayesinde sevmiş. Halil Solak’ın 14 Mayıs’ta paylaştığı twit zincirini alıntılıyoruz.

Divan şiirini Türklere bile sevdiren Amerikalı akademisyen: Walter G. Andrews

Osmanlı edebiyatı araştırmalarının önemli isimlerinden Prof. Dr. Walter G. Andrews, Haziran ayı başında 81 yaşında hayata veda etti. Kedisi uzun yıllar Washington Üniversitesi (Seattle) Yakın Doğu Dillleri ve Kültürü Bölümü’nde profesör olarak görev almıştı. Bulunduğu her mecrada meftun olduğu Divan şiirini tanıtan ve bu konudaki önyargılarla mücadele eden Walter G. Andrews için İnsan Yayınları tarafından 2020 yılının başında “Walter G. Andrews Kitabı: Osmanlı Şiiri İçin Bir Deniz Feneri” adlı bir armağan kitap hazırlandı.

Hem ömrünü Osmanlı edebiyatıyla geçirmiş Walter G. Andrews’a bir şükran vesilesi olması hem de kendisi için çıkartılan kitabı kısaca tanımak amacıyla Halil Solak tarafından 14 Mayıs’ta paylaşılan twit zincirini sizlerle paylaşıyoruz:

1968’de İstanbul’dayken, Sahaflar’da kitapçı işleten bir ahbabımı ziyaret ederdim. Elinde bulunan Osmanlıca kitapları, Osmanlıca el yazısıyla not alırdım. Bir gün konuşurken, yazımı fark etti ve Hattat Hamit Aytaç’ı ziyaret etmemi önerdi.

Önerisini dinledim ve yaklaşık bir saat kadar harika bir vakti onunla hat sanatı hakkında konuşarak geçirdik. Sohbetin sonunda bir kâğıt parçasını eline aldı ve adımı hediye olarak yazdı. Bu benim hazinem…

Walter G. Andrews böyle anlatıyor Hattat Hamid Aytaç ile olan tanışmasını. Andrews, Osmanlı edebiyatı üzerine çalışan bir Amerikalı.

Bir Türk ile ve Türkçe ile karşılaşması lise üçüncü sınıfta olur. Ailecek Türkiye'den gelen bir değişim öğrencisine ev sahipliği yaparlar.

Lisansta İngiliz edebiyatı okur. Mezuniyetinin ardından eşiyle birlikte Türkiye'ye gitmeye karar verirler. Daha önce Amerika'da yanlarında kalan Türk öğrencinin ailesinin Bebek'teki evlerinde kalırlar.

Bir anını bile unutmadığını söylediği bu ilk Türkiye ziyaretinde İstanbul'dan adeta büyülenir. Bu İstanbul günlerini "yazmaya asla söz veremeyeceğim bir kitabın malzemesi" olarak niteler.

60'ların başındaki Bebek'i şöyle anlatıyor Andrews: "Hiçbir şekilde trafik, kıyıya uzanan yatlar, lüks gece kulüpleri ve restoranlar yoktu. Postacı beni caddede durdurur ve mektuplarımızı verirdi. Fırından her gün inanılmaz lezzetli ekmekler alırdık -son Türkiye ziyaretimde o ekmeği hiçbir yerde bulamadım... cennet kokusu gibiydi."

Master programında da İngiliz edebiyatına devam eder. Bir gün gelecek sömestirde seçeceği dersler için kataloğu incelerken Michigan'da Yakın Doğu Dilleri ve Edebiyatı Bölümü olduğunu ve burada Türkçe öğretildiğini görür. Hemen gidip Türkçe derslerine girmek için izin alır.

Böylece Osmanlı çalışmalarına ilk adımını atar. "The Tezkere-i Şu'arâ of Latifi as a Source for the Critical Evaluation of Ottoman Poetry" adlı doktora tezine başladığında yolu yine İstanbul'a düşer.

Andrews ailesi 67-68 yılında Emirgan (Çınaraltı) üstündeki yokuşta, bahçe duvarının hemen karşısında mobilyalı bir daire tutarlar. Walter Bey'in iki uğrağı vardır artık: Sahaflar ve kütüphaneler.

Sahaflarda oturup kitapçılarla ve onların arkadaşlarıyla sohbet eder. Yukarıda naklettiğim gibi Hattat Hamid ile de bu vesileyle tanışır. Hamid'in çok nazik olduğunu belirten Andrews görüşmelerinin ayrıntılarını şu cümlelerle anlatıyor: "Bir hattat olarak maceralarından uzunca bahsetti ve üzüntülü bir şekilde son Türk hattatı olacağını düşündüğünü söyledi. Gerçekte ne olduğunu görebilseydi çok şaşırırdı. O zamanlar (1967) açıkça haklı gibi görünüyordu. Ali Alparslan ve birkaç öğrenci dışında kimse hatla ilgilenmiyordu."

Türkiye’de insanlar kendisine ne üzerine çalıştıklarını sorup da “Osmanlı şiiri” cevabını aldıklarında genellikle şu soruyla karşılaşır Walter Bey: “Nasıl olur?!”

Onun Osmanlı şiiri üzerine çalışmaya karar vermesinin nedeni tam da budur: "Edebiyatla ilgilenen Türkler modern edebiyata ilgiliydi, onlarla rekabet edemedim çünkü daha fazla, daha hızlı okuyabiliyorlardı ve eksikliğini duyduğum tüm altyapı bilgisine sahiplerdi. Fakat Osmanlı ile Doğu ya da Batı’da çok az insan ilgilendi. Alan yeni fikirler için açıktı. Türklerin bir gün tarihî edebiyatlarını yeniden keşfedeceklerine ve buna katkıda bulunabileceğime inanıyordum."

Walter Bey'in Sahaflar dışında ikinci mekânı kütüphanelerdir. Doktora konusu olan 16. yüzyıl Osmanlı şair biyografisi yazarı Latifî'nin Tezkire'sinin yazmalarını incelemek için başta üniversite, Süleymaniye ve Beyazıt olmak üzere birçok kütüphanede çalışır.

İstanbul'daki büyük kütüphaneleri değil henüz yazmaları kataloglanmamış küçük kütüphanelere de yolu düşer. Buralara dair izlenimleri şöyle:

"Birçok yerde, insanlar bir blok ötede bulunan yerel cami kütüphanelerini hiç duymamışlardı. Onların nerede bulunduğunu bilen insanların, çalışmak için sessiz bir yere ihtiyaç duyan mühendislik öğrencileri olduğunu çabuk öğrendim. Elinde bir yığın mühendislik ders kitabı olan genç bir adam görene dek etrafta dolaşır, bulduğumda da bana kütüphanenin nerede olduğunu göstermesini rica ederdim. Kütüphaneyi bulunca, kitaplarla ilgilenen tamamen yabancı birisini görmekten bile oldukça memnun ufak tefek ve oldukça yaşlı bir kütüphaneciye rastlardım. Aradığım her şeyi bulmama yardım eder ve orada kaldığım sürece benimle sohbet ederdi."

Nihayet 1970 yılında Michigan Üniversitesi'nde hazırladığı tezle doktor olur. 

Bu yıl 81. yaşını kutlayacak Prof. Dr. Walter Andrews için hazırlanan harika bir armağan kitap var: "Walter G. Andrews Kitabı: Osmanlı Şiiri İçin Bir Deniz Feneri". İnsan Yayınları tarafından okura sunulmuş. Bir sahaya uzun yıllar emek vermiş, eserler verip öğrenciler yetiştirmiş saygın isimlere, bir gönül borcunu ödemek maksadıyla bir hocaya ya da sanatçıya armağan kitap hazırlamak çok zarif bir düşünce. Ancak çoğunlukla bu zarif düşüncenin “kaba” sonuçlarıyla karşılaşıyoruz.

Bir tasnife tâbi tutulmadan kitabın içine “atılan” makaleler, hiç gereği yokken kuşe kâğıt kullanma, illa ki büyük boy olma, hiçbir tasarım gözetmeden word düzeninde kitabı basma gibi…

Ancak "Walter G. Andrews Kitabı" yukarıda söylediklerimin tam aksi istikâmette. Yazı ve yazarların seçimi, kitabın iç düzeni, tasarımı, fontu, görselleri büyük bir özenle hazırlanarak basılmış.

Walter Bey'in Osmanlı şiiri macerasını ve hayatının pek çok ilginç noktasını öğrenmek için kitaba müracaat edebilirsiniz. Orhan Pamuk, Ataol Behramoğlu, Mehmet Kalpaklı, Hilmi Yavuz, Özgen Felek, Victoria R. Holbrook kitaba katkıda bulunan isimlerden bazıları.

Bir süredir "Osmanlı şiirinin psiko-duygusal tarihi" üzerine çalışan Walter Bey'in Türkçedeki kitapları da mevcut: “Şiirin Sesi, Toplumun Şarkısı”, “Sevgililer Çağı, Erken Modern Osmanlı-Avrupa Kültürü ve Toplumunda Aşk İle Sevgili” (Walter G. Andrews, Mehmet Kalpaklı), “Victoria R. Holbrook’a Armağan” (Der. Walter G. Andrews, Özgen Felek).

Son olarak Walter Andrews'a Osmanlı şiiriyle uzun bir ömür dilerken, kitapta sıkça karşılaşacağınız, sevgili dostu Mehmet Çavuşoğlu'na da rahmet diliyorum.

Güncelleme Tarihi: 22 Haziran 2020, 10:05
banner25
YORUM EKLE

banner19

banner13

banner26