Divan Şiirinde Ayetler ve Hadisler

Divan şiirinde vezne, söyleyişe ve anlama uygun olarak yapılan iktibaslar sanatın kıymetini artırma işlevi görmüşlerdir. Reyhan Keleş’in 'Divan Şiirinde Âyet ve Hadis İktibasları' adlı çalışması bu iktibaslara dair pek çok ehemmiyetli örnek ihtiva ediyor. Ekrem Sakar yazdı.

Divan Şiirinde Ayetler ve Hadisler

Türkler İslâm ile müşerref olduktan sonra, İslâm kültür ve medeniyetinin birleştirici ve bütünleştirici gücüyle yaşama biçimlerinde, mimarî yapılarında, ilmî eserlerinde ve pek çok şeyde dinin tesiriyle bir değişme meydana gelmiştir. Bunlardan biri de Türk edebiyatı olmuştur. İslâm dini edebiyatın hem dilini, hem şeklini hem de muhtevasını yeniden biçimlendirmiştir. Ortaya konan eserlerden bazıları İslâm itikadının, düşüncesinin ve değerlerinin yayılmasını amaçlayan, doğrudan dinî veya tasavvufî mahiyette olan eserlerdir. Bazıları ise doğrudan dinî olmamakla birlikte içeriğinde dinî unsurlar barındırır. Filhakika dinle diyanetle hiç alâkası olmayan eserlerde dahi mutlaka dinî bir öğeye rastlamak mümkündür, zira divan edebiyatı adını verdiğimiz dönemi de kapsayan 13.yy-19.yy arasındaki devir İslâmiyet etkisinde olan bir edebiyat olmuştur.

Divan edebiyatına şeklinden muhtevasına, sanat değerinin belirlenmesini sağlayan edebî sanatlardan edebî türlere kadar hemen her alanda esas vasfını veren birincil ve en önemli kaynak Kur’ân-ı Kerîm’dir. Diğeri ise Kur’ân-ı Kerîm’in ana hatlarıyla verdiği pek çok bilgilerin doğru ve geniş biçimde açıklanarak anlaşılması yanında ilâhî bir hikmet sebebiyle ayetlerde açık ve seçik bir şekilde ifade edilmemiş manaların izah edilmesini sağlayan hadîs-i şerîflerdir. Bunların tesirini en bariz olarak, metinlerden yapılan iktibaslar sayesinde görebiliriz. İfadeyi süsleyip anlamı kuvvetlendirmek amacıyla manzum ve mensur eserlere ayet ve hadislerden bir kısmının alınması manasına gelen iktibasların tam, nâkıs, müstahsen, müstehcen, mealen, lafzî gibi muhtelif türleri vardır. Netice olarak özellikle divan şiirinde vezne, söyleyişe ve anlama uygun olarak yapılan iktibaslar sanatın kıymetini artırma işlevi görmüşlerdir.

Ayet ve hadis iktibasları örnekler üzerinden tek tek açıklanmış

Reyhan Keleş’in Divan Şiirinde Âyet ve Hadis İktibasları adlı çalışması bu iktibaslara dair pek çok ehemmiyetli örnek ihtiva ediyor. Kadı Burhaneddin, Şeyhî, Ahmed Paşa, Necati Bey, Bakî, Nevî, Fuzulî, Nefî, Nabî, Şeyh Galib, Kânî, Yenişehirli Avnî gibi hem yüzyıllarında öne çıkarak temsilcisi oldukları şiir açısından kıymetli eserler veren hem de dinî kimlikleri dolayısıyla şiirlerinde bol miktarda ayet ve hadis iktibası yapmış olan isimlerin yer bulduğu bu çalışmada ayrıca mutasavvıf kimlikleriyle ön plana çıkmış ve doğal olarak hayata bakış açıları diğerlerinden biraz daha farklı olan Nesimî, Dede Ömer Ruşenî, Cevrî, Sunullah Gaybî, Âsaf, Ahmed Suzî, Şeyh Halid’e yer verilmesi kapsamlı bir kitabın meydana çıkmasını sağlamış. Sultan şairlerden Muhibbî’nin, şeyhülislâm şairlerden Yahya’nın ve kadın şairlerden Leylâ Hanım’ın dâhil edildiği çalışmada divan şairlerinin en sık iktibas yaptıkları ayetlerin ve hadislerin dokümantasyonu yapılmakla kalmayıp iktibasların örnekler üzerinden tek tek açıklanması sayesinde ortaya okunası bir çalışma çıkmış. İşte son olarak kitaptan aldığımız birkaç örnek:

Zât-ı Hakk’um vasfum oldı kul huvallahu ehad

Gaybî’yem şânumda münzel indehû ümmü’l-kitâb

Sunullah Gaybî bu beyitte “Hakk’ın zatı benim ve kul huvallahu ehad yani ‘de ki O Allah’tır, tektir’ (İhlas suresi 1. Ayet) benim vasfım oldu. Gaybî’yim, benim şanımda indehû ümmü’l-kitâb yani ‘ümmü’l-kitap onun indindedir’ (Ra’d suresi 39. ayet) ayeti nazi oldu” demiştir.

Hüdâ’nın innemâ kavlinde halk içre veliahdı

Resûl’ün lahmike lahmî ser-i hânında mihmânı

Fuzulî bu beyitte Nahl suresi 40. âyette yer alan innemâ lafzını iktibas etmiş. Sadrazam İbrahim Paşa’nın medhi için yazdığı bir kasideden alınan bu beyitte paşanın, yüce Allah’ın innemâ kavli ile halk içindeki veliahtı ve Peygamber Efendimiz’in “etin etimdir” mealindeki kelâmı ile sofranın başmisafiri olduğunu belirtmiştir.

Göstere hâmem eğer i’câz-ı ve’nşakka’l-kamer

Haml ider taglîz-i hisse anı erzâl-i zümer

Nevî bu beyitte “Kalemim eğer ayı ikiye yarsa, rezil zümreler onu kaba bir şekilde yorumlarlar” demiş ve Kamer suresi 1. ayetten yaptığı “ve ay yarıldı” manasındaki iktibasla Hz. Peygamber’in gösterdiği mucizeye işaret etmiştir.

Ol hasûd-ı lâ-yesûdun nûr-ı çeşmi güm olur

Rû-be-rû tutsan bana âyine-i ruhsârunı

el-hasûd lâ yesûd diye bilinen ve “Haset eden mesut olmaz” anlamına gelen hadisten iktibas yapan şair Âsaf, “Yanağının aynasını yüz yüze bana tutsan, o haset edip mesut olmayan gözlerinin nuru zayi olur” diyerek hadisin manasını sevgiliye hitaben kullanmıştır.

Reyhan Keleş, Divan Şiirinde Âyet ve Hadis İktibasları, Kitabevi Yayınları

Ekrem Sakar

Yayın Tarihi: 19 Mayıs 2017 Cuma 16:12 Güncelleme Tarihi: 28 Kasım 2018, 18:18
banner25
YORUM EKLE

banner26