Dipnotları bile başlıbaşına bir kitap hacminde

Babanzade Ahmed Naim, öğrencilerinin okuması için felsefi çeviriler yapan bir çevirmen. 'Felsefe Makaleleri' bu çevirilerden oluşuyor. Zeki Dursun yazdı..

Dipnotları bile başlıbaşına bir kitap hacminde

Modernleşme tecrübemiz bağlamında Osmanlı modernleşme çabalarının ya da yüzleşme ekseninin hangi aktörlerle nasıl gerçekleştiği önemi haiz olduğu gibi, bu çabaların kimler üzerinden Cumhuriyet’e nasıl tevarüs ettirildiği de önemlidir. “Kimler, hangi yollarla Osmanlı modernleşme tecrübesini Cumhuriyete tevarüs ettirdi?” sorusu hâlâ üzerinde durulması gereken konular arasındadır. Bu saha daha bir çok çalışmayı gerekli kılmaktadır.

Bu bağlamda İslamcılık, muhafazakarlık, Sebilürreşad, Sırat-ı Müstakim gibi konular üzerine az çok ilgilenenler için Babanzade Ahmed Naim Bey, üzerinde durulması gereken bir “taşıyıcı aktör” olarak yerini almaktadır. Çok yönlü bir tavra sahip olan Babanzade Ahmet Naim Bey sufiler için son devrin meşhur sufilerinden Fatih türbedarı Amiş Efendi’nin torun cihetiyle damadı olması bakımından ayrıcalıklı bir kişi. Felsefeciler için felsefe, doğal bilimler ve sanat terimlerine Türkçe karşılık bulmaya çalışan veya önerileri olan bir felsefe hocası. Sırat-ı Müstakim ve Sebilürreşad’daki milliyetçilik, kadın ve fıkıh konusundaki yazıları ile hem sosyolog hem de bir fıkıhçı. Tecrid-i Sarih tercümesini yapmaya gayret gösteren biri olarak bir hadisçi. Bütün bunların dışında İsmail Kara’nın aktarımı ile kendisi için “Secde” şiirini yazan Mehmet Akif’in yakın dostu, öğle namazını kılarken secdede vefat eden bir ”sade” Müslüman.

İsmail Kara birçok tavra sahip Babanzade Ahmet Beyin felsefeci yönüne işaret etmiş ve Bir Felsefe Dili Kurmak adlı eserinde bu konuyu derinlemesine incelemişti. Şimdi de Klasik Yayınları’ndan çıkan ve Cüneyt Kaya ve Cahid Şenel’in hazırladığı Felsefe Makaleleri Babanzade için yeni bir açılım sağlıyor okura.

Öğrencilerinin okuması için felsefi çeviriler yapan bir çevirmen

Babanzade Ahmet Naim Bey modernleşmenin kurumsal bağlamda tartışmasız kurumları arasında yer alan Darulfünun mensubu. Türkiye’de felsefe tarihi üzerine okumalar ya da tartışmalar bu Darulfünun’un Felsefe şubesinden bağımsız yapılamaz. Bu bağlamda Babanzade kadim kültüre hakimiyeti, felsefi meseleleri dil açısından ele alışı ve yerli duruşuyla modern felsefe çalışmaları için bir vazgeçilmez. Bu bölümde dersin hocası gelinceye kadar psikoloji, ahlak, mantık, metafizik ve genel felsefe dersleri okutan bir hoca. Her bir derse kendisi talip olmadan “bunu da siz yaparsınız” diyerek kendisine verilen ders vazifelerini yılmadan, gayretle yapmış. Sadece ders anlatan bir hoca değil Ahmed Naim, haddizatında öğrencilerinin okuması için felsefi çeviriler yapan bir çevirmen. Klasik Yayınları’ndan çıkan mezkur kitap bu çeviri makalelerden oluşuyor.

Makalelerin dördü Paul Janet’e ait. Emile Picard’a ve Elie Rabier’a ait birer metin var. Ahmet Naim Bey'in “Kitabiyat Tahlileri: Ruhiyat Dersleri adlı makale de kitapta yer almış. Paul Janet’in ilk çeviri makalesi “felsefe nedir?” sorusuna cevap arıyor. İkinci makale, felsefe tanımlarına eleştirel bir yaklaşım içeriyor. Üçüncü makale felsefenin bilim olup olmadığını tartışıyor. Dördüncü makale, Janet’in kendisinin mektup ya da gazete yazılalarına verdiği cevapları içeriyor. Picard’ın makalesi, bilim tasavvurunu inceliyor. Rabier’in makalesi ise Mantık ilminden bahsediyor.

Modern felsefenin Türkçedeki karşılığını arayan bir insan

Bu makalelerde çevirinin sıhhati kadar dikkati çeken başka bir husus da Babanzade’nin çevirilere koyduğu dipnotlar. Bu dipnotlar modern felsefenin Türkçedeki karşılığını arayan bir insanın zihni alt yapısını çözümlemeye imkan vermesi bakımından değerli. Paul Janet’in ilk makalesinin dipnotunda Janet’i Fransa’nın son devirden yetişen en değerli felsefecilerden gördüğünü söyler. Bu ifade Babanzade’nin neden Janet’ten dört makale çevirdiğini göstermektedir. Dipnotun devamında yazarın tahririni şümul bakımdan önemsediğini söyler. Aynı makalede başka bir dipnotta “science” kelimesi yerine “ilm-i müdevven” kelimesini önerir. Başka bir dipnotta astronomi ile astroloji arasındaki farkı kadim kültürden hareketle açıklar.

Dipnotlarından Babanzade’nin İbn Sina’nın kitaplarından faydalandığını öğreniyoruz. Yine bir dipnotta “theologiye” kelimesinin Türkçede karşılığı olmadığını söyler. İkinci çeviri makalenin dokuzuncu dipnotunda meşhur İskenderiye Kütüphanesi'nin Hazreti Ömer tarafından yakılıp yakılmadığı meselesi üzerinde durur. Bu meseleyi yalancı rivayet olarak gören Babanzade, meselenin tarihçiler cihetiyle incelenmesi gerektiğini belirtir. Üçüncü makalenin üçüncü dipnotunda “evolution” kelimesi yerine “inkişaf”ı teklif eder ve bu kelime yerine tercümelerde kullanılan “tekamül” sözcüğünün neden kullanılmaması gerektiğini açıklar. Burada bir kısmından bahsettiğimiz bu dipnotların bile, Türk düşünce tarihi açısından tek başına bir kitap oluşturabileceğini belirtmeliyiz.

Son bölüm ise Ahmed Naim’in bir değerlendirme makalesi. Makale bir kitap tahlili. Mehmed Ali Ayni Beyin “Ruhiyat Dersleritercümesi üzerine. Bu makalede Ahmed Naim, “psychologie” sözcüğü yerine “ruhiyat” değil “ilmü’n-nefs” kullanılmasının daha uygun olduğunu söylemektedir. Hatta Babanzade, ruhiye mezhebi olarak tercüme ettiği “spritualisme”nin “memleketimizin mizacına” en yakın meslek olduğunu söylemektedir.

Kitapta iki ek bölüm de dikkati çekmektedir: Birincisi Ahmed Naim Bey'in felsefe şubesinde okuttuğu dersler, diğeri ise tercümelerinde yer verdiği Fransızca kelimelerin Türkçe karşılığı bölümü. Birincisi bir hocanın gayretini okumak bağlamında dikkate değer, ikincisi de felsefi sözcüklerin ilk dönem Türkçe karşılıkları bakımından önemli. Babanzade Ahmet Naim Bey mesleken felsefeci olmamasına rağmen üzerine tevdi edilen dersleri hakkıyla yerine getirmeye gayret etmiş.

Pek çok kimliği bünyesinde hercümerc eden Babanzade’yi okumak günümüz insanın vazifelerinden biri olsa gerek. Çünkü yarın için yerli isimlere ihtiyacımız var.


 

Zeki Dursun yazdı

Yayın Tarihi: 10 Ocak 2015 Cumartesi 12:38 Güncelleme Tarihi: 02 Mayıs 2019, 18:07
banner25
YORUM EKLE
YORUMLAR
ömer
ömer - 6 yıl Önce

keşke klasik yayınları, elmalılı'nın felsefe çevirilerini de toparlasa, yayımlasa.

Hüseyin
Hüseyin - 6 yıl Önce

Yazı Ahmed Naim'i farklı açıdan tanımak için çok güzel olmuş. Teşekkürler.Ahmed Naim aynı zamanda Sahih-i Buhari'yi Türkçe'mize kazandıran ilk kişidir.

Mürsel Mindiloğlu
Mürsel Mindiloğlu - 6 yıl Önce

Sayın Zeki Dursun'a bu yazısından dolayı teşekkür ediyorum. Ahmed Naim Bey Osmanlının son dönem yetiştirdiği ve benim de önemsediğim mümtaz zevattan biridir. Ona ait bir eserin daha basılmış olduğunu öğrenmek beni mutlu etti eseri ilk fırsatta almayı planlıyorum. Ancak yazının son paragrafındaki şu ifade maalesef yanlış olmuş: "Pek çok kimliği bünyesinde hercümerç eden Babanzade'yi". Hercümerc etmek altını üstüne getirmek, darmadağın etmek anlamına gelir. Bunun yerine mezc etmek kullanılmalıydı

banner26