banner17

Din gayreti ve vatan muhabbeti vardı padişahlarda

Ahmed Refik’in 'Padişahlarımızda Din Gayreti ve Vatan Muhabbeti' adlı kitabı özellikle gençler için yazılmış olup padişahların dine ve vatana karşı tutumlarını anlatıyor. Mustafa Uçurum yazdı.

Din gayreti ve vatan muhabbeti vardı padişahlarda

Kaynak önemlidir. Bir bilgi verilecekse ve bu bilgi gün yüzüne çıkıp büyük kitlelerle buluşacaksa söylenen her sözün toplum nazarında çok önemli bir yeri vardır. Sağlam kaynaklara dayanarak ortaya konan fikirler, sağlıklı bir fikri altyapının oluşmasında son derece önemlidir.

Özellikle günümüzde hazıra konmak gibi bir algı toplumun büyük bir kesimini etkisi altına aldı. Araştırmak yerine, duymak, izlemek üzerine kurulu bir dünyanın ardına düşülmeye başlandı. Özellikle diziler, bu konuda yanlış algıların oluşmasında birinci sırayı alıyor. Tarihi konuları işleyen dizilerde çok izlenme derdine düşen yapımcılar, birçok tarihi şahsiyeti olduğundan farklı göstererek büyük bir yanlışa da kaynaklık etmiş oluyorlar.

Ahmed Refik, ömrünü tarihe adamış bir eğitimci. 1937’de 57 yaşında ölünce ardında 116 eser bırakmış, tarihi sevdiren adam olarak tanınmış önemli bir şahsiyet. Tarihe meraklı olan kişilerin, dizilerden önce, Ahmed Refik gibi “Tarihi en doğru olarak yazmaya çalışıyorum. Vicdanım rahat etmezse tek satır yazmam.” diyen duyarlı kişilerden tarihlerini öğrenmeleri gerekmektedir.

Osmanlı’nın büyümesi din gayretiyle oldu

Ahmed Refik’in Padişahlarımızda Din Gayreti ve Vatan Muhabbeti adlı kitabı padişahların dine ve vatana karşı tutumlarını anlatan bir eseri. Kitabın mukaddimesinde neden bu kitabı yazdığını anlatıyor Ahmed Refik.

Anadolu’nun küçük bir köşesinde kurulan bir devletin büyüyüp orduları, ülkeleri idare eder bir duruma gelmesini padişahlardaki vatan ve din muhabbetine bağlıyor Ahmed Refik. “Din sevgisi olanda vatan sevgisi olur, böylelikle dinine de vatanına da sahip çıkar yönetici” diyor.

Askerlerin gözünü kırpmadan cenk meydanlarına koşması, başarılara ulaşması, emre itaatte kusur etmemeleri, onlardaki vatan sevgisinin ve iman aşkının bir neticesiydi. “Askerler bu gücü padişahlarından alır” diyerek bu muhabbetin kaynağını da gösteriyor Ahmed Refik.

Kitapta on padişah ele alınmış. Osman Gazi’den başlayıp Sultan Mehmet Reşat’a kadar hüküm sürmüş on padişah var. Padişahlar hakkında yazıları okuyunca görülüyor ki, cihan devleti ve cihan padişahı olmak sadece cenk meydanlarında elde edilen başarılarla olmuyormuş. Bir alt yapı gerekiyor ve padişahların temeli de daha küçük yaşlarda ehil eller tarafından atılıyor.

Osman Gazi için yazarın söylediği şu sözler, Osmanlı’nın temelinin ne kadar sağlam olduğunu gösteriyor: “Kimsenin hakkını kimseye geçirmedi. Adalette, vatanperverlikte askerlerine numune oldu.”

Fatih Sultan Mehmed’in hayattaki en büyük hedefi olan İstanbul’un fethini çok istemesini de şu sebebe bağlıyor: “İslamiyet'in ilerlemesine kılıçlarıyla katkı sağlamak.” Nitekim bunu da başarıyor Fatih Sultan Mehmed.

Yavuz Sultan Selim’in İran seferinde isteksiz askerlere söylediği sözler aslında Osmanlı padişahlarının hayat tarzını da özetler mahiyettedir: “Rahat isteyenler karılarının yanlarına dönsünler, içinizden kimse gitmezse ben yalnız başıma giderim.” İşte Osmanlı’nın başarılı olma sebebi böyle düşünen ve yaşayan padişahların sayesindeydi.

İnsanların zihninde ne yazık ki bir dizi ile kalan Kanuni Sultan Süleyman’ın padişahlığı, Osmanlı döneminin en kudretli dönemini yaşadığı bir dönemdir. Ömrü cenk meydanlarında geçen, ilimde ve irfanda kendini yetiştirmiş, divan edebiyatının hatırı sayılır divanlarından birini vücuda getirmiş Sultan Süleyman için Ahmed Refik şu ifadeleri kullanıyor: “Din gayreti onu hiçbir yorgunluktan korkutmadı. Rahatını, saltanatını bıraktı. Cenk meydanlarına gitti.”

Dördüncü Murad’ın cenk meydanlarındaki gayreti, Abdulhamid’in içten ve dıştan gelen saldırılara karşı koyduğu iman dolu mücadele yine kitapta yer alan önemli ayrıntılar arasında sayılabilir.

Kitap hem Latin alfabesi ile hem de Osmanlı Türkçesi ile hazırlanmış

Özellikle gençlerin tarihlerini doğru öğrenmelerini çok isteyen bir eğitimciydi Ahmed Refik. Bu yüzden gayet sade ve kısa anlatımları tercih ederek ele almış padişahları. Kitap iki taraflı olarak ulaşıyor okuyucuya. Hem Latin Alfabesi ile hem de Osmanlı Türkçesi ile sunulmuş kitap.

Liselerde zorunlu ve seçmeli Osmanlı Türkçesi derslerinin olduğu düşünülecek olursa, gençler için tavsiye edilebilecek bir çalışma Ahmed Refik’in kitabı. Rika Kitap Yayınları arasında çıkan kitabı yayına hazırlayan ise Ali Yılmaz.

Mustafa Uçurum yazdı

Güncelleme Tarihi: 25 Ocak 2019, 17:29
YORUM EKLE

banner19

banner13

banner20