Dil işçisi bir romancıdır Sevinç Çokum

Sevinç Çokum’un Tren Burdan Geçmiyor romanı, zamanın hızını ve değişimin insanları nasıl etkilediğini anlatıyor. Mustafa Uçurum yazdı.

Dil işçisi bir romancıdır Sevinç Çokum

Roman sanatının inceliklerini bilen, dilin bütün imkânlarını ustalıkla kullanan ve yazdıklarında kendini gizlemeyen Sevinç Çokum, toplumun hafızası olmayı başarmış bir yazar. İlk olarak hikâyeci kimliğiyle tanıyoruz Sevinç Çokum’u. Yoğun bir anlatımla bu toprağın her rengini hikâye ve romanlarında anlatan yazar, insanın iç yolculuğunu yazdıklarına taşıyan bir üsluba sahip.

Sevinç Çokum, sorumluluk bilincini yazdıklarının başına koyan bir yazar. Yazdığı her cümlede vermek istediği bir mesaj, anlatmak istediği bir değer yargısı var. Kapı Yayınları'ndan çıkan Tren Burdan Geçmiyor’da da yine karşımıza bu hassasiyet çıkıyor. Hızla kirlenen dünyada temiz kalmaya çalışan bir gazetecinin hayatla, insanlarla mücadelesi. 

Nüzhet Fermanlı’nın şahsında özlenen toplum ve kişilik

Sevinç Çokum romanlarında “insan olmak” ve erdemli olmak” kavramları sık sık karşımıza çıkıyor. Mesleğinden aldığı güçle bir öğretmen hassasiyetini kuşanarak yapıyor yazar bunu. “Roman mesaj içermeli midir” gibi bir kaygı çoğu zaman zihinleri kurcalayan bir soru olarak karşımıza çıkmakta. Romanı bir mesaj aracı olarak gören yazarlar, toplumda bir bilinç uyandırmak için ele aldıkları konulara daha bir dikkat ederler. Çünkü toplumun faydasına olacak her türlü katkı yazar için önemli bir malzemedir.

Toplumun her kesiminden insan var Tren Burdan Geçmiyor’da. Yazar anlatımını hayattan bir kesit gibi sunmak istediği için günlük hayatta karşımıza kimin çıkma ihtimali varsa onlarla karşılaşıyoruz romanda. Kaybedenler, kazananlar, yoksullar, aşkta kaybedenler, hırsına yenilenler…

Roman kahramanı Nüzhet Fermanlı, romanda yazarın kendisini temsil eden bir karakter olarak karşımıza çıkıyor. Dürüst, inançlarına bağlı, geçmişi temsil eden irade sahibi bir karakter. Yazar, arzuladığı toplumu ve kişiliği Nüzhet Fermanlı’nın şahsında topluyor.

Dil işçisi bir romancı

Sevinç Çokum, İstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Türkoloji Bölümü mezunu. Dili kullanmadaki ustalığı hem akademik eğitiminden geliyor hem de Türk diline sevdalı bir yazar o. Kendisiyle yapılan bir söyleşide, “Dil, işçilik isteyen bir alan. Dil üzerine hassasiyetle durmak gerekiyor. Ben bu yüzden eserlerimde dili her zaman en özel şekilde kullanırım.” diyor. Sevinç Çokum bu hassasiyetini Karaman Dil Armağanı’nı (2000) alarak da taçlandırmıştı.

Tren Burdan Geçmiyor romanında farklı bir yol izleyerek roman içerisinde yer yer eski Anadolu Türkçesi’ne ait kelimelere de yer veriyor yazar. Amacı, Türkçe’nin eski zenginliğine katkı sağlamak. “alda, bun, delirek, ırılmak…” Bu tür kelimeler romanda sık sık kullanılıyor. Yazar, okuyucuya yardımcı olmak amacıyla kitabın başında bu kelimelerin ne anlama geldiklerini bir sözlük şeklinde veriyor.

Harmanlanmış hayatlar (doğrularına sımsıkı bağlı bir gazeteci Nüzhet Fermanlı, genç gazeteci Aysan, abukizm akımının kurucusu şair Sonsuz) bu romanda bir İstanbul portresi çizmek için bir araya gelmiş. Hayat ne kadar karmaşıksa insanlar da o denli farklı. Yazar bu farklılığı anlatıyor romanında.

İnsan, umut edendir. Umutla bekleyen. Güzel günleri, yarınları, sevdayı bekleyendir. Hem de trenin buradan geçmeyeceğini bile bile...

Mustafa Uçurum yazdı

Yayın Tarihi: 04 Aralık 2014 Perşembe 12:31 Güncelleme Tarihi: 02 Mayıs 2019, 18:12
banner25
YORUM EKLE

banner26