banner17

Dergâh'ta dünyabizim'den bir yüz

Bu ay Dergâh Dergisi'ni alan dunyabizim.com okurları aşina bir isimle karşılaştılar. Yazılarıyla tanıdığımız: Görkem Evci

Dergâh'ta dünyabizim'den bir yüz

(Dünya)bizimkilerden bir yazar daha mı çıkıyor?

Bu ay Dergâh Dergisi’ni alan dunyabizim.com okurları aşina bir isimle karşılaştılar. Sitedeki haber ve kültür yazılarıyla tanıdığımız Görkem Evci, ülkemizin önde gelen edebiyat dergilerinden biri olan Dergâh’ta yayınlanan hikâyesiyle edebiyat dünyasına sağlam bir adım atmış oldu.Dergah, Sayı: 250

Görkem Evci kimdir?

Hikâye yazmaya ilkokul sıralarında başlayan Görkem Evci yine bu dönemlerde katıldığı bir hikâye yarışmasında aldığı ödülün, kendisini kamçılayan en önemli etkenlerden biri olduğunu söylüyor.  Edebiyat alanında bir gün mutlaka önemli bir yere geleceğini söyleyen öğretmenlerinin öngörüsünün yayınlanan bu edebiyat dünyasına ilk adım niteliğindeki hikâyeyle doğruluğu yavaş yavaş ortaya çıkmaya başladı.

Lise öğrenimini birlikte tamamladığımız Lüleburgaz’ın kepir topraklarında kurulu Kepirtepe Anadolu Öğretmen Lisesi’nde okurken; bir edebiyat dersinde edebiyat öğretmenlerimizden biri genç arkadaşımız Görkem Evci’nin okul dergisinde yayımlanan bir hikâyesi için şöyle konuşmuştu: “Görkem’i ilkokul öğretmenlerinin ağzından da dinledim. O, daha o dönemlerinde sözel yeteneğiyle istikbali parlak diye nitelendirilen bir öğrenciymiş. Bugün öğretmeni olarak gözlemlediğim kadarıyla da bu yeteneğini okulumuz dergisine de yaptığı büyük katkılardan anlayabiliyorum. Allah yolunu açık etsin…” İçtenlikle ve samimiyetle söylenen bu dualar henüz genç yaşında bir ismi edebiyat dünyasına kazandıracak gibi görünüyor.

Lise sıralarındayken yaptığı çalışmalarla da herkesin takdirini almış Görkem. Ülkemizin en köklü öğretmen liselerinden biri olan Kepirtepe Anadolu Öğretmen Lisesi için yoğun çalışmalarla hazırladığı belgesel hem okul tarihinde bir ilk olması hem de kaliteli bir yapım olması hasebiyle okul öğretmenleri ve çevre illerdeki eğitim kuruluşları tarafından ödüllere layık görüldü. Okul dergisi, sınıf gazetesi, kısa filmler derken dünyabizim ailesiyle tanışan arkadaşımız şimdilerde Boğaziçi Üniversitesi Türk Dili ve Edebiyatı Bölümü’nde eğitim hayatına devam ediyor.

Hüseyin AkınDergâh

Hüseyin Akın’ın “bu memleketin sahici müfredatına sahip bir mekteptir” diye ifade ettiği, ülkemizde dergilerin en büyük sorunlarından biri olan istikrarı 250. Sayısına ulaşarak aştığını gösteren Mustafa Kutlu yönetimindeki Dergâh’ın, daha önce birçok genç yeteneği edebiyat dünyasına kazandırdığı gibi Görkem Evci’ye de bu dünyanın kapılarını açmasını umuyoruz.

Görkem Evci’nin Türk Edebiyatı’nın önde gelen hikâyecilerinden Mustafa Kutlu ile olan ilişkisi daha öncelere dayanıyor. Arkadaşımızın hikâyelerini edebiyat dergilerine yollamaya karar verdikten sonra Dergâh’a gönderdiği ilk hikâyesine Mustafa Kutlu bizzat şöyle cevap vermişti: “Kardeşim Görkem Evci;  Dergâh'ın tek çalışanı olduğum için gelen mektup ve ürünlere cevap yazamıyorum. Ancak sizin metninizde bir parıltı gördüm.” Ancak Kutlu aynı cevabında Dergâh’ın değişmez kurallarından birini de şöyle hatırlatıyordu:

Beşir Ayvazoğlu“Hikâyenizde bazı değişiklikler yaptım. Onaylarsanız belki bu metni yayımlarız. "Belki" çünkü Dergâh'a gönderilen ürünler meçhule gönderilmiştir. Yirmi yıldır böyle bu.” Birçok yazar ve şairin hayat hikâyelerinden, Dergâh’a gönderdikleri ilk metinler için aylarca hatta Beşir Ayvazoğlu ile yaptığım bir söyleşi de onun belirttiği üzere yıllarca beklenilebildiğini biliyoruz. Görkem de bu örnekler kadar olmasa da iki üç ay gibi bir bekleme süresi ile Dergâh mektebinin sabır dersinden geçmiş oldu. Arkadaşımız Görkem Evci’nin Mustafa Kutlu’ya karşı duyduğu derin saygı ve ona karşı hayranlığı hikâyesinin Dergâh’ta yayınlanmış olmasını daha da anlamlı kılıyor. Görkem’in, Mustafa Kutlu’ya verdiği önemi dunyabizim.com’da Mustafa Kutlu ile ilgili yayımlanan birçok yazısından anlamak mümkün.

Dergâh’ta bir ‘Kafes’

Görkem Evci Dergâh Dergisinin 250. Sayısı olan Aralık 2010 sayısında yayınlanan hikâyesi ‘Kafes’te modern kent yaşamının içinde kaybolup giden hayatları bir çocuğun masum istekleri ve sınırlandırılmış hayalleri üzerinden anlatıyor. Görkem, hikâyesini şu cümlelerle özetliyor:  “Koca bir şehirde gökdelenlerin arasında bir kafesteymiş gibi sıkışıp kalan, özgürce göğü görmesi engellenen insanları anlattım.” Görkem ‘Kafes’te Erdinç adında bir çocuğun sabahın erken saatlerinden akşam hava kararana kadar başından geçenleri çarpıcı bir üslupla anlatıyor. Uzun denilebilecek bu hikâyede okuyucuları olaydan çok üslubun önemli olduğunu hatırlatan cümleler bekliyor.

Başka neler var?

Dergâh’ın bu son sayısındaki diğer isimler şöyle: Muhammed Cemal Ünal- Kısa Metraj (şiir); Ayhan Emir Yolcu-Tanrı Ve Gül (şiir) Elif Nuray-Söz’ü Sükût'a (şiir);

Ersin Özarslan-Rüya (şiir); Serdar Arslan-Gün doğumu (şiir); Ali Görkem Userin-Canlı Renkler’le Canlanan; Mehmet Uğurlu-Ter kokusu (şiir), Hüseyin Konak-Ne kalır (şiir); M. K. - Edebiyatın akıbeti; Hakkı Özdemir-Şiirden Romana Türk Modernleşmesi; Emir Ali Çevirme-Bir tarihsel roman: "Şah & Sultan"; Ömer Faruk Hamurcu-Taşrada bir televizyon "İyi olan kazansın" (sohbet); Hümeyra Yuva-Aynadaki kadın; İbrahim Kalın-Mevlana, akıl ve felsefe; Mustafa Uçurum-Dünya telaşı (şiir); Selma Ayderem-Nirengi (şiir) ve yine dünyabizim’de yazılarıyla görmeye aşina olduğumuz ismiyle Yılmaz Yılmaz’ı görüyoruz. Yılmaz da ‘Sabahleyin Bir Tantana’ isimli hikâyesiyle Dergâh’ın aralık sayısında.

Henüz genç yaşında edebiyat dünyasının en ciddi dergilerinden biri olan Dergâh'ta kendisine üç büyük sayfa ayrılan ama her şeyden öte hayatında da yeni bir sayfa niteliğindeki bu başarıdan dolayı arkadaşımızı kutluyor, başarılarının devamını diliyoruz.

 

 

Samet Akten Görkemli bir haber verdi

Güncelleme Tarihi: 27 Aralık 2010, 01:38
banner12
YORUM EKLE
banner8

banner19

banner20