Derdini anlatması için hikâyesi bir araç

Emrah Bilge Merdivan’ın “Bildiğin Gibi Değil” kitabı ‘vaka’yı öne çıkaran hikâyelerden oluşuyor..

Derdini anlatması için hikâyesi bir araç

Ankara Hikaye ve Roman Günleri’nde klasik vakanın asla kaybolmayacağını söyledim. Vak’alı anlatım her zaman önemini koruyacaktır ve olaylı metinler ilelebet var olacaktır. Çünkü filmler, tiyatrolar, diziler, radyolar olaylı metinlere ihtiyaç duymaya devam edecektir. Edebi metinler filmleri, tiyatroları, dizileri besleyen temel kaynaklardandır. Emrah Bilge Merdivan’ın Sütun Yayınları’ndan çıkan Bildiğin Gibi Değil kitabı ‘vaka’yı öne çıkaran hikâyelerden oluşuyor.

Çoğu hikâyede okuyanı tebessüm ettiren bir unsur var

Hikâyelerde gülme unsuru hiç şüphesiz ki ilk dikkati çeken öge. Her hikâyede olmasa da çoğu hikâyede okuyanı tebessüm ettiren bir unsur var. Gülmeyi unutmuş günümüz insanını böyle güzel tebessüm ettiren yazarımızı bu tutumundan ötürü tebrik ediyorum.  Burada sözünü ettiğimiz gülme unsuru asla kaba güldürü değildir. İnce, nazik ve din sınırlarında bir gülme bu. Bu bakımdan en liberalinden en radikaline kadar hemen herkesin hoş göreceği bir gülme. “Bu kitabı niye yazdın” soruma Emrah Bilge’nin verdiği cevap şöyle: “Bu hikâyelerdeki mizaha bakarak, bunların sırf insanları güldürmek için yazılmış metinler olduğu zannedilebilir. Bu, benim niyetimin dışındaki bir anlayış. Kurgu, mizah ve bazı karakterlerin kapınızı çalacağını zannetmeniz kadar hayatın içinden olması… İşte bunlar hep okuru bir yerinden yakalayarak hikâyelerin sonlarındaki hikmetlere sürüklemenin aracı olarak üretildi. Amacım güldürü yazmaktan ziyade sonunu okumaya mecbur ettiğim hikâyeler üretmekti.”

Emrah Bilge, bu kitabında “Dağın Arkası” hariç diğer bütün hikâyeleri yaşamdan almış. Gerçekten yaşamdan mı aldı bilemem ama okurken bu hissi yaşattı. Yazar sanki mahalleden birini anlatıyormuş gibi anlatıyor hikâyelerini. Gözlem unsuru çokça öne çıkıyor. Kahramanların fizikî ve ruhî tasvirlerini pek vermiyor. Ondan ziyade kahramanların çevre tasvirini öne çıkarıyor. Bunu bile isteye de yapıyor olabilir. Önemli olan birey değil cemiyet fikrini öne çıkarmaya çalışıyor olabilir.

Hikâyeler bitmiyor. Yazar, olayın devamını okura bırakıyor. Bu özellik iyi metinlerin özelliğidir. Hikâye okurda devam ediyorsa o metin başarıya ulaşmış demektir. Kemalettin’in evliya olduğu hikâyede olay bitiyor ama Kemalettin’in evliyalığı halkta yaşamaya başlıyor. Burada da başka bir başlangıç var.

İlk kitapta üslubu tutturmuş

Bildiğin Gibi Değil kitabında dil sade. Birkaç kelime var bilinmeyen. Onlar da okura verilmesi gereken kelimelerdir. Bilinmeyen kelimeler olay akışında anlaşılıyorsa o kitapta bilinmeyen kelime var denmez. O, yazarın okura bir şeyler göstermek istemesinden kaynaklanan tasarruf hakkıdır. Bu kitapta da böyle kelimeler var ama dile tıkanıklık vermiyor. İlk hikâyelerde deyim, terim gibi metne edebiyat değeri katan kullanımlar fazla. Sayfalar ilerledikçe bu unsurlar azalıyor. “Sudan Zamanlar” hikâyesinde terimsel kullanımlarla tekrar karşımıza çıkıyor. Balıkçı deyimleri, tabirleri okura, hele de balıkçılıkla hemhal olmayan okura yeni kelimeler gösteriyor. Bunu önemsiyorum.

Emrah Bilge’nin üslubuna gelince, yukarıdan beri anlattıklarım onun üslubunun parçasıdır. Hikâyeyi kurma biçimi kendine özgü. Böyle olunca üslubu oluşmaya başlamış desek erken olmaz. İlk kitabını yayınlamış bir yazarın üslubundan söz açmak epeyce erken hüküm olur. Fakat hikâyelerinin uzun zamandır tanığı olarak söylüyorum ki Emrah Bilge’nin kendine has bir üslubu var. Nedir o halde bu? Birincisi tebessüm ettiren unsurları yerinde kullanma, ikincisi hikemî bir yaklaşımla olayları çözüme kavuşturma, üçüncüsü beslendiği kaynağa her hikâyesinde muhakkak göndermede bulunma.

Bir üst kitaba götüren kitaplara iyi kitap denir. Mesela Hasan Ali Toptaş’ın Harfler ve Notalar’ı, Fatma Barbarasoğlu’nun Sözün ve Sükutun Renkleri kitabı, Ali Çolak’ın Periyi Uyandırmak’ı bu türden eserlerdendir. Emrah Bilge’nin hikâyeleri de okurunu yazarın beslendiği ana kaynağa götürür. Nedir bu kaynak diyenlere hemen söyleyelim. O kaynak Bediüzzaman’ın külliyatıdır: Risale-i Nur.

Hikâyeyi var eden kahramandır. Bu kitapta da Mehmet Bey, Nazife, Zafer, Hasan, pörsek kuşu gibi kahramanlar hikâyeleri kalıcı kılacak kahramanlardır. Kuştan kahraman mı olur demeyin. Kafka’nın meşhur böceğini hatırlayın. Sait Faik’in topal martısını hatırlayın. Zekeriya Kantaş’ın serkisofunu hatırlayın.

Bildiğin Gibi Değil kitabında beğenmediğim, hoşlanmadığım şeyler yok mu?

Emrah Bilge, olay anlatmak için hikâye yazmıyor. Bir derdi, bir davayı anlatmak için hikâyeyi araç olarak kullanıyor. Bu iyi mi kötü mü derseniz, size şunu derim: Dünyada sadece hikâye yazmak için hikâye yazan neredeyse yoktur. Her yazarın bir dünyası var. Her yazar kendi zihniyetinde nesil oluşturmak için yazar. Bu bakımdan Bildiğin Gibi Değil kitabının yazarını alkışlıyorum. Hayal ettiği dünyaya uygun nesil yetiştirmek için yazıyor. İşini de iyi yapıyor. Başarılı herkes tebrik edilir, alkışlanır.

Emrah Bilge Merdivan’ın Bildiğin Gibi Değil kitabında beğenmediğim, hoşlanmadığım şeyler yok mu? Var. Onlar bana kalsın. Size kitabın güzel yönlerini söyledim. Ki zaten kitabın güzelliği onda dokuzdur. Onda bir kusurunu da görmeyiverin gari. İlk kitaptır. O kadar tolerans olsun. Kitabı okuyunca bana hak vereceksiniz.

Hikâye takipçileri, hikâye okurları ve hikâyeciler üzerine çalışanlar, size diyorum, sözünü ettiğim ismi not edin. Biz bu yazarı neden daha önce tanımadık demeyin sonra. Benden uyarması. Kırkımı geçtim, artık size ufak ufak tembihler yapabilirim. Gücenmezsiniz değil mi?

Recep Şükrü Güngör yazdı

Güncelleme Tarihi: 25 Aralık 2018, 14:04
banner25
YORUM EKLE
YORUMLAR
kalender yıldız
kalender yıldız - 6 yıl Önce

hani garantili ürünler vardır, arıza çıkarsa üretici ürünü belli zaman diliminde almayı taahhüt eder. emrah'ın hikayeleri de öyle okura şu "dünya cehenneminde" tebessümü değil gülmeyi garanti ediyor. ben kitabı okudum da gülmedim arkadaş diyene emrah'ın telefonunu vereceğim, kitabın parasını okurun hesabına yatırsın diye.

Muharrem Arslan
Muharrem Arslan - 6 yıl Önce

bu kitabı geçen hafta aldım ve elimden bırakamadım.. çabucak da bitti.. hatta daha sonra bir arkadaşıma hediye etmek için de bir tane aldım.. yaz günlerinde güzel bir hikaye kitabı okumak isteyenler için birebir bir kitap.. tavsiye ederim..

Mehmet Rıfat Taşkesti
Mehmet Rıfat Taşkesti - 6 yıl Önce

ne demeke gülmek! merdivan eğer mizah yazarı ise o ayrı, adam hikayeci.. mizahi da bir unsur olarak kullanması normaldir. tuhaf bir yaklaşım.

Yalçın ERTUĞRUL
Yalçın ERTUĞRUL - 5 yıl Önce

Hikayeleri neredeyse ezberledim ama,kitabı her elime alışımda tekrar tekrar okuyorum...Çok hoş ve anlamlı hikayeler var...Emrah kardeşimin 2. kitabını bekliyoruz...

banner19

banner13