banner17

Derdi karpuz iriliğine ulaşanlara!

Roger Garaudy'nin 'Kafka' kitabı okuruna ne anlatıyor? Garaudy ile Kafka'nın hangi yönleri birbirine benzer?

Derdi karpuz iriliğine ulaşanlara!

Masalları unuttuğumuz yaşlarda okumaya başladığımız yazarlar vardır. Aslında, biz mi masalları unutmuşuzdur yoksa okuduklarımız mı unutturmuştur, bu paradoksta kıvranmak yersiz… Mamafih, sonuç alamayacağımız bir soruyu heybemize eklemiş olmaktan öteye gidemeyiz. Bir masalı güzel yapanın; süslü kıyafetler, ihtişamlı şatolar, ışıl ışıl balolar ve en nihayetinde kavuşan, mutlu yaşayan insanlar olduğunu hepimiz biliriz. Biliriz bilmesine ya; içinden tek tek sahneleri seçtiğimizde, masalda, güzelliklerden ziyade travmatik acıların varlığını çocuk zihnimiz ya da masal anlatıcısının yetenekli üslubu bizden saklar.Roger Graudy, Kafka, Yirmi Dört Yayınları

Bezelye kafasının içine yerleştirilmiş meğer

“Yedi kat yatağının altına bezelye tanesi konulduğu için uyuyamayan prensesin çektiği acıyı, onun dışında kim tarif edebilir ki?” sorusu beni kendimden almışken, Roger Garaudy’nin 2003 yılında Türkçe’ye çevrilen Kafka adlı kitabını (Çev.: Mehmet Sert, Yirmi Dört Yayınları) karıştırmaya başladım. Üç bölümden oluşan kitabın sonuna geldiğimde bezelye tanesinin Kafka’nın kafasının içine yerleştirildiğini, lâkin masaldaki gibi oluşan rahatsızlığın bezelyeyi yerleştirenler tarafından takdir edilmediğini gördüm. Prensesin narinliğini tartan kayınvalide siluetini Kafka’nın hayatına yansıttığımızda, bu narinliğin, etrafındaki toplum tarafından anlaşıldıktan sonra ödüllendirmeye ya da ölçülü olmaya değil; ezmeye, kabalaşmaya ve soyutlamaya yol açtığını görürüz.

Roger GaraudyRoger Garaudy, kitabının “Yaşadığı Dünya ve Çatışmaları” adlı ilk bölümünde Kafka’ya şu ana kadar bakılmamış bir açıdan bakarak; onun kötümser, umutsuz ve münzevi bir kişi olmadığını, insanlarla bütünleşmek için elinden geleni yaptığını dile getirmiştir. Nitekim topluma yönelik bu denli yerinde tespitleri yapabilen birinin, toplum dışında münzevi bir hayat yaşadığını iddia etmek gülünç olur. Denilebilir ki Kafka, insanların oluşturduğu bir çemberin tam ortasındaydı; herkesi görüyor ve herkes tarafından görünüyor olmak bazen kişiyi olabileceğinden daha yalnız kılardı. Kafka’nın başına gelen de çemberin merkezinde herkesi seyretmesi ve normal bireylerin çok üstünde bir “bezelye rahatsızlığı”na sahip olmasıydı.

“İç dünyamda kendimi her zaman bir kanun kaçağı, toplumun sur duvarlarına saldıran bir vahşi olarak hissettiğim halde, sevecen davranışlar beni her şeyden çok etkiler. Çevremde toplanan köpeklerin ilgisi bile beni mutlu etmeye yeter.” Bu cümlelerin sahibi Kafka’dır. O, dili Almanca olan bir Yahudi; Yahudi cemaatini, anlamını kavrayamadığı inançlara ve ritüellere bağlı, yobazlar olmakla eleştiren bir yazar; kendi cemaati tarafından dışlanan ve bu yüzden Tanrı tarafından da kabul görmeyeceğini düşünen, inanç ve inançsızlık arasında bir sarkaç gibi gidip gelen bir kul; hayatını sadece okumakla geçirebileceğini söyleyen bir memur; babasının istediklerini yapmasına rağmen takdirini kazanamayan bir evlattır. Kafka çatışmaların, belirsizliklerin ve çelişkilerin odağı olmuştur.Franz Kafka

Garaudy ile Kafka’nın benzer tarafları var mı?

Roger Garaudy’i Kafka’ya çeken gücün ne olduğunu merak etmeye başlayarak, Garaudy’i derinlemesine araştırmaya koyuldum. Çünkü biyografi meraklısı biri olarak biliyorum ki; kurcalanacak hayatın sahibiyle yazarın hayatında paralellikler dikkat çekicidir. Tezer Özlü ile Cesare Pavese’nin aynı gün doğmuş olması, Nilgün Marmara’nın Sylvia Plath’ın intiharını tezine konu yaptıktan sonra kendi ölüm şekli, Van Gogh’un delirmesine dair araştırmalar yapan Antonin Artaud’un uzun seneler akıl hastanesinde, tıpkı hayatını kaleme aldığı ressamın kaldığı gibi kalması… Örnekler ışığında devam edersem Roger Garaudy’nin Kafka’yla olması muhtemel benzerliklerinin açığa çıkması an meselesi.

Franz KafkaSonradan İslam’ı seçen Roger Garaudy, soykırım aleyhindeki açıklamaları sebebiyle dışlanmış ve yargılanmıştır; Kafka, cemaatine yönelik eleştirileri yüzünden aynı hareketlere maruz kalmıştı. Her ikisi de kendini sıkıştırılmış hissediyordu; Kafka, önce babasının yanında çalışarak işveren-işçi arasındaki düşmanlıkta kendine işçi konumunu seçti. Sonrasında memurluk hayatı başladığında yine aynı konumda olmak istedi. Nitekim iki seçiminde de kabul görmedi. Garaudy, kabul görmeme macerasında, İslam’ı seçmeden evvel marksist olarak sürdürdüğü fikrî ve manevi hayatında da aynı sıkışmışlığı yaşamıştır. İslam’ı seçtikten sonra da manevi dünyasında ulaştığı ferahlama akademik çevre tarafından kendisine yaşatılanın tam zıddıdır.Franz Kafka, Aforizmalar

Kafka çözümlemeleri için sadre şifa bir eser

Yazarın, Kafka’ya dair hazırlanan bu eseri Türk okurlar tarafından fazla karmaşık olarak değerlendirilse de Kafka’nın birkaç eserini okuduktan sonra bu eleştirinin tümüyle yersiz olduğu görülecektir. Özellikle Baba’ya Mektup, Defterler ve Amerika okumaları yapıldıktan sonra Roger Garaudy’nin eserinin hiç de karmaşık olmadığı fark edilecektir. Eş zamanlı okumalarla, mektupların içinde gezinirken, babayla oğul arasındaki iletişimsizliğe tanık olup aynı zamanda bu iletişimsizliğin nasıl sonuçlar doğurduğunu, ya da Köy Hekimi’nde hiç kimseyi memnun edemeyen birinin kayboluşunu Kafka’nın memurluğuyla bütünleştirecek, Açlık Cambazı’nda kendine göre bir yiyecek bulamayan şampiyonun eriyişini kendine göre bir dünya kuramayan Kafka’nın siluetiyle tamamlayacaksınız.

Beyni bezelyeli adamGaraudy seçkin Kafka okuru için karmaşıklıktan çok uzak uzun bir makale tadında bir kitap hazırlamıştır. Konu Kafka olduğu için neşeyle okuyacağınız bir kitap olmayacak, çünkü onun kafasının içindeki bezelye sizi de rahatsız edecek, lâkin dünya bu haldeyken rahatsız olmak pek de güç kabul edilebilecek bir durum olmamalı. Asıl sıkıntı artık bezelye tanesi boyutlarından karpuz büyüklüğüne ulaşan cisimden rahatsız olmamakta.

 

Z. Ayla Karadağ, daha ileri safhalardaki rahatsızlıklar için cismen daha büyük meyvelerin arayışında

Güncelleme Tarihi: 12 Mayıs 2016, 15:31
banner12
YORUM EKLE
YORUMLAR
..
.. - 8 yıl Önce

Yeri gelmişken, Kafka'yı okumak isteyenler için Dönüşüm ve Dava, bir de Şato'yu özellikle tavsiye edebilirim. Sıkı yazılmış bir kitap okumak isteyenlere... Ayrıca şehir tiyatrolarında da Dönüşüm'ün uyarlanmış bir oyunu da sahnelenmişti, bu yıl da sahnelenir mi bilemem ama, oyunculuk vs. açısından başarılı sayılabilecek bir oyundu o da...

cemil gündüz
cemil gündüz - 8 yıl Önce

güzel bir yazı olmuş.. roger garaudy'i takip etmeye çalışır, kafka'yı uzaktan tanırım.. bu yazı, iki yazarı da bir anlamda teşhis etmeye çalışarak, bizi de az çok bilgilendiren bir yazı olmuş, teşekküler..

banner8

banner20