Darendevi'nin tasavvuf risalesi nihayet basıldı

Yayıncılık tarihimizin en önemli unsurlarından birisi de, Anadolu’da yayıncılık yapan yayınevleridir. Yaşadıkları bölgeyi gerek ilim, gerek sanat, gerekse ilim ve irfan açıdan bayındır hale getirmiştir bu yayınevleri. Bunlardan biri de Ukde Yayınları’dır.

Darendevi'nin tasavvuf risalesi nihayet basıldı

Yayıncılık tarihimizin en önemli unsurlarından birisi de, Anadolu’da yayıncılık yapan yayınevleridir. Yaşadıkları bölgeyi gerek ilim, gerek sanat, gerekse ilim ve irfan açıdan bayındır hale getiren deli-dolu ve bu topraklara sevdalı insanların himmet ve gayretleriyle kurulan bu yayınevleri, o şehirlerin aynı zamanda dışarıya açılan kapılarıdır. Bu yayınevleri, kendi illerinin, şehirlerinin geçmiş zaman yaşantılarını folklorlarını, ilde yetişmiş devlet ricalini, evliyaları, sanat-edebiyat simalarını, yörenin kültürünü bize anlatmaktadırlar. Bu anlamda, çok büyük bir iş kotarmaktadırlar.

Anadolu'da yayıncılığın yüz akı: Ukde Yayınları

Anadolu coğrafyasında, her ilin böylesi bir yayınevi var mıdır bilemiyorum. Ancak İstanbul ve Ankara’yı kültürel ve başkent olmaları hasebiyle istisna edersek, özellikle yayıncılık konusunda Konya, Bursa, İzmir, Adapazarı, Erzurum gibi illerimizin şanslı olduklarını söyleyebiliriz. İşte o şanslı illerden biri de kanaatimce Kahramanmaraş’tır. Zira Maraş, Ukde adında bir yayınevine sahiptir. Yıllardır Maraş kültürünü, folklorunu, Maraş’ın büyüklerini, sanatını, edebiyatını, şairlerini, evliyalarını, kısaca Maraş’a hemen her şeyi tanıtmayı anlatmayı kendine vazife addetmiş bir yayınevidir Ukde. Bu yayınevinin de yükünü omuzlayanların başında Serdar Yakar gelmektedir.

Kültür Bakanlığı neden kitap basmaz?

Burada hemen parantez içine şu ifadeleri de sıkıştırmak isterim: Kültür Bakanlığı uzun zamandır baskısı bitmiş kitapların yeni baskılarını yapmamaktadır. Fakat Kültür Bakanlığı’na bağlı olan İl Kültür ve Turizm Müdürlükleri özellikle Hz. Mevlâna’nın himmeti dolayısıyla Konya İl Kültür ve Turizm Müdürlüğü kitap basmayı sürdürmektedir. Yine aynı şekilde son birkaç yıldır Maraş İl Kültür ve Turizm Müdürlüğü’nün de, özellikle Mehmet Kurtoğlu imzalı Maraş’a dair kitaplar bastığını sevinerek görüyoruz.

Bu giriş mahiyetindeki cümlelerden sonra Ukde Yayınları’nın bastığı son kitaplardan birine gelelim. Tasavvuf Risalesi adını taşıyan bu kitap, Hacı Muhammed Hilmi Darendevî tarafından kaleme alınan, Osmanlı Türkçesi bir risalenin Türkiye Türkçesi’ne çevrilmiş halinden ibaret. 2013 yılının Mart ayında yayınevinin 119. kitabı, Maraş Kültürü Edebiyat Serisi’nin de 37. kitabı olarak yayın dünyasına kazandırılan kitap, Yaşar Alpaslan tarafından yayına hazırlanmış.

Hacı Muhammed Darendevî

Alpaslan kitabın başında risalenin müellifi olan Hacı Muhammed Darendevî’nin mensup olduğu aileyi tanıtan bir yazıyla başlamış esere. Elbette Darendevî denilince ilk akla Somuncu Baba ve onun soyundakiler geliyor. Dolayısıyla Alpaslan, önce Somuncu Baba ailesinin Malatya-Darende’ye nasıl yerleştiğini, ardından da Darende ailesinden Maraş’a yerleşen kolun hayatını anlatmış bize. Bu hayat hikâyelerinden sonra, Hacı Muhammed Darendevî’nin silsilesini ve yetiştirdiği talebelerinin isimlerini de veren Alpaslan, risaleyi günümüz Türkçesi’ne aktarmış. Bu aktarımda risalenin dilinde bir sadeleştirmeye gidilmemiş. Risaleden hemen sonra bir lügatçe eklenmek suretiyle, okurlara kimi kelimeler konusunda yardımcı olunmuş.

Silsileye göre Darendevî Hazretleri, iki koldan Mevlâna Halid-i Bağdadî’ye bağlanıyor. İlk kol, Ahmed Ziyaeddin Gümüşhanevî ve Ahmed bin Süleyman Ervadîye tarikıyle; ikinci kol da, Nalçacızade Ahmed Sivasî ve Âşık Muhammed Mısrî tarıkıyle Mevlâna Halid-i Bağdadî’ye ulaşıyor. Doğum tarihi tam olarak bilinmeyen Darendevî, 1916 yılında dünyasını değiştirir.

Ukde Yayınları daha önce, Darendevî’nin, Mizânü’ş-Şerîat ve Bürhânü’t-Tarîkat adlı eserini gün yüzüne çıkarmış ve bizleri bu sûfî zattan haberdar etmişti. Şimdi ise hacmi küçük fakat derinliği büyük bu risale ile Maraş’a Halidiyye kolunun girişini sağlayan Darendevî’nin tasavvufa dair görüşlerini öğrenmiş oluyoruz. Aslında bu eser sadece Darendevî’nin değil, aynı zamanda meşrep olarak Halidiyye’nin de tasavvufa bakışını göstermektedir. Zira Darendevî, besmele, hamdele ve salveleden sonraki ilk cümlede, risaleyi, turuk-ı aliyyenin âdâb, erkân ve şeriatını beyan eden muteber kitaplardan elde ettiği bilgileri hulasa etmek suretiyle meydana getirdiğini ifade etmektedir.

Risaleyi gün yüzüne çıkartarak gerek Maraş, gerek tasavvuf, gerekse de Halidiyye külliyatına bir önemli eser daha ekleyen Ukde Yayınları’na, yayınevini omuzlayan Serdar Yakar’a, risaleyi yayına hazırlayıp önsözdeki bilgilerle okurları aydınlatan Yaşar Alpaslan’a ve maddi destekleriyle risalenin basılmasını sağlayan Bilal Saylak’a teşekkür ediyoruz.

İsmail Demirel okudu

Güncelleme Tarihi: 24 Aralık 2018, 09:31
banner25
YORUM EKLE
YORUMLAR
Umut Onaran
Umut Onaran - 4 yıl Önce

Maraşlı Ahmed Tâhir Efendi ile ilgili Yrd. Doç Dr. Lütfi Alıcı'nın kitabına "takdim" diye berbat bir metin yazan Yaşar Alpaslan mı bu haberde zikredilen? Öyleyse; iyi niyet ve gayretinden dolayı; Allah o metni kötü yazmasının günahını affetsin.

banner19

banner13