Darbeden Kaleme Bir Yol Hikayesi

Dünya darbelerle bir sınav verirken, gelecek nesillere anlatılacak hikâyeleri de kaydetmeli kalemler. Mustafa Uçurum, Muhsin Önal'ın 'Darbeden Kaleme Bir Yol Hikayesi' adlı kitabına dair yazdı.

Darbeden Kaleme Bir Yol Hikayesi

Bir zamanlar kendi topraklarımızda yaşanan darbelerin çirkin yüzünü anlatan tarihin karanlık sayfalarını okumuştuk ve darbeler devri kapandı diyerek bir huzur ikliminde günübirlik telaşlarımızla baş başa yaşamaya devam etmiştik. Yanı başımızda ardı ardına yaşanan darbeleri de gücümüz ve sesimiz yettiğince lanetlemeyi bir insanlık görevi bilerek meydanları doldurmayı sürdürmüştük.

Darbeler tarihini bilmek gerek. Hem kendi yaşadığımız darbeleri hem de dünyanın maruz kaldığı darbeleri doğru okuyarak bilenmiş bir yürekle her an hazır olmak gerek darbelerin insanı, vatanı, özgürlükleri yutan hain yüzüyle karşılaşmaya.

Yangın bize bulaşmaz dediğimiz bir zamanda kapımızı çalan hainlerin darbeci vahşi yüzleriyle tanıştık. Bu kez yapılanlar ne duyduklarımıza benziyordu ne de okuduklarımıza. Gözünü kan bürümüşlerin sınır tanımaz vahşi yüzleri önüne geleni ortadan kaldırmak için kurulmuş bir makine gibi kendisine verilen komutu yerine getiriyordu.

Muhsin Önal’ın Darbeden Kaleme Bir Yol Haritası adlı kitabında dünyanın darbelerle en çok yüz göz olmuş coğrafyasının hikâyelerini okuyunca şükürler etmiş, “Rabbim, dirliğimizi ve birliğimizi daim eyle.” diyerek dualar etmiştim. Çünkü darbelerin bir kuralı yoktu ve sınır tanımaz bir vahşilikle insanları yok etmek için ayarlanmış bir saat gibi kendilerine verilen görevi yerine getiriyordu darbeciler.

Mısır’dan başlıyor darbe yolculuğu

Muhsin Önal’ın kitabı bir seyahatname tadında. Mısır’dan başlıyor yolculuk ve Filistin, İsrail, Ürdün, Suudi Arabistan güzergâhında ilerliyor. Darbelerin ayak sesini yerinde görmek isteyen, darbelerin dağıttığı huzur iklimine şahit olmak isteyen bir hassas yürekle yapıyor yolculuklarını yazar.

Darbelere şahitlik ediyor Muhsin Önal. Mesela Mısır darbesinin tam da ortasından yazıyor hikâyesini. Kalabalık meydanların sesine ses veriyor. Darbelerle neleri kaybettiğine şahit oluyor Mısır’ın. “Böylesine bir yolculuğu nasıl gerçekleştirdiğimi bilmiyorum. Belki de hayatımın son yolculuk tecrübesini yaşıyorum.” diyerek yaşadıklarının vahametini dile getiriyor.

Meydanlarda olmanın, meydanları bırakmamanın ne anlama geldiğini Muhsin Önal’ın anlattıklarını okuyunca daha iyi anlıyoruz. Meydanda olmak, yüreğini ortaya koymak demek, darbeye dur demek ve sonsuz bir sevdayla memleket diye haykırmak demek.

Sonra Filistin, uçsuz bucaksız sevdamız. Kalbimizin en yaralı köşesi. Adım adım Filistin oluyoruz yazarla birlikte. Kâh içimiz burkularak kâh nefesimiz daralarak okuyoruz anlatılanları. Yazar için de ayrıca anlamlı Filistin’de olmak. Filistin’de yaşananları da açık yüreklilikle anlatıyor Muhsin Önal. Bozulan birliğin dirliğin de bozulmasına sebep olduğunu belirtiyor. Hamas, iç kuvvetler, dış etkiler ve İsrail’in tutumu gibi etkilerin Filistin’i içinden çıkılmaz bir karanlığa sürüklediğine dikkat çekiyor.

İsrail’de gezerken içindeki kini de dile getirmeden edemiyor; İsrail sokaklarını Filistin’in hayrı için arşınladığını söylüyor. Yaşanan sıkıntıların kaynağı olarak da Filistin içindeki farklı düşüncelerin, farklı grupların birlikteliği sağlayamamasını gösteriyor. Buradan çıkarmamız gereken dersleri de bir köşeye not ediyoruz.

15 Temmuz darbe girişiminin ardından da eşsiz hikâyeler çıkacak

Muhsin Önal, darbelerle örülü yol hikâyelerini anlatırken insan düşünmeden edemiyor. Bizler darbe hikâyelerini uzak ihtimal olarak bile görmeyen bir haletine bürünmüştük. Darbelerin belgeselini ve hikâyelerini bir masal gibi dinlemiştik ve aklımızın ucuna bile getirmemiştik ülkemizde yaşanacak bir darbeyi. Fakat hiç düşünmediğimiz bir zamanda darbe çaldı kapımızı. Hem de içimizde serpilip büyüyen, bu milletin bütün iyi niyetlerini sömürenler tarafından yapıldı bu girişim. Muhsin Önal’ın yolunun üstündeki bütün darbeler gibi bizim darbenin de ipinin ucu Amerika’ya çıkıyor.

Darbeler tarihini bilmekte fayda var. Hem ülkemizde yaşanan darbeleri hem de dünya ülkelerindeki darbeleri iyi okumak gerekli. Bir tavır almak, dik durmak ve darbelere dur demek için geçmiş zamanların ibretlik hikâyelerine ihtiyacımız var.

15 Temmuz darbe girişiminin ardından da eşsiz hikâyeler çıkacak. Tanklara karşı yüreğiyle sokaklara dökülenleri, namluların menziline gözünü kırpmadan koşanları, kamyonuyla meydanlara insanları taşıyan teyzemizi, uçaklar kalkmasın diye tarlasını ateşe veren amcamızı mutlaka yazmak gerek. Tarih sayfalarından okuduğumuz kocaman yürekli insanların şimdi de aramızda yaşadığını gelecek nesillere anlatmak için şahitliğimizi yazmamız şart.

Muhsin Önal’ın okuyucuyu kuşatan samimi üslubu kitaba ayrı bir hava katıyor. Darbelere uzanan bir yolculuğu samimi bir dostla yapıyormuşçasına rahat hissediyorsunuz kendinizi. İslam coğrafyasının nefesini üzerimizde hissederek, kendimize dair dersler çıkararak darbeye karşı tavrımızı netleştiriyoruz.  Duruşumuz dik, gazamız mübarek olsun.

Muhsin Önal, Darbeden Kaleme Bir Yol Hikayesi, Okur Kitaplığı Yayınları.

Mustafa Uçurum

Güncelleme Tarihi: 26 Aralık 2018, 17:56
YORUM EKLE

banner19

banner13