Darağacındaki iki gülden biri Ali Rıza Efendi

Babaeski Müftüsü Ali Rıza Efendi adlı eser, Ali Rıza Efendi’nin biyografik bilgilerini, ilmî donanımını, mahkeme edilme sürecini ve idam edilerek şehid edilmesi konularını içeriyor..

Darağacındaki iki gülden biri Ali Rıza Efendi

Bir kitabı değerli kılan özelliklerinin başında doğru, sağlam, insanın bakış açısını değiştirmeye vesile olacak bilgiler içermesi gelir. Yakın tarih ile ilgili kaleme alınan bu nevi eserler diğer alanlarda yazılan eserlere göre azdır. Resmi ideolojinin görünmez kılıcı bu eserlerin az olmasının esas sebeplerindendir. Son dönemlerde arşivlerin bir kısmının araştırmacıların istifadesine açılması ve konjonktürün uygun olmasının da etkisi ile yakın tarih ile ilgili eserler neşredilmeye başlandı. Bu eserlerden bir tanesi de Babaeski Müftüsü Ali Rıza Efendi adlı, onun hayatını ve şehadetini konu olan eserdir.

İskilipli Atıf Hoca şapka inkılabından iki sene evvel yazdığı Frenk Mukallitliği ve Şapka adlı kitabından dolayı İstiklal mahkemelerinde göstermelik olarak mahkeme edilecek ve idam kararı verilip idam edilecektir o yıllarda. İskilipli Atıf Hoca ile birlikte idam edilen yiğit kahramanlardan biri de Babaeski Müftüsü Ali Rıza Efendi’dir. Ali Rıza Efendi’nin biyografik bilgilerini, ilmî donanımını, mahkeme edilme sürecini ve idam edilerek şehid edilmesi konularını içeren bu kitap, yakın tarihe ışık tutan bir araştırma çalışmasıdır.

İşgalin ilk yılları olan 1918 ve sonrasında İngilizlerin birçok Osmanlı karakolunu basıp birçok Osmanlı güvenlik görevlisini katlettiğini öğreniyoruz kitaptan. Onların yanı sıra birçok münevver şahsiyet de İngilizler eli ile idam edilmişti. Hilafetin ilga edilmesi ve halifenin sürgün edilmesi konusunda meclis görüşmeleri yapıldığı süreçte halifenin yakın akrabaları ve kadınların da sürgün edilmesi insanın içini acıtıyor.

İstiklal mahkemeleri ilk etapta Hıyanet-i Vataniye kanunundan dolayı asker kaçakları için kurulmuş fakat daha sonra resmi ideoloji ve o dönemde otoriteye muhalif olan bütün insanların idam kararını veren bir ölüm makinesine dönüşmüştü. Cumhuriyetin kuruluş yıllarında bu toplumun güzel insanlarına nasıl zulmedildiğini öğrenmek isteyenler bu eseri kesinlikle okumalıdır. Bu yıllarda uygulanan zulümler ile ilgili öğrendiğiniz her yeni bilgi kalbinizi acıtıyor, gözyaşlarınızın göz pınarlarından akmasına sebep oluyor. Bir vefa borcu olarak, haksız ve hukuksuz bir şekilde katledilen güzel insanların yolunun devam ettirilmesinin en önemli mesele olduğu düşüyor zihnimin en müstesna yerine. Erbilli Esad Efendi, İskilipli Atıf Hoca, Mehmed Akif Ersoy, Şeyh Said, Babaeski Müftüsü Ali Rıza efendi… Yollarını devam ettirmenin bir vefa borcu olduğu güzel insanlar.

Birçok önemli belge de kitapta okura sunulmuş

Babaeski Müftüsü Ali Rıza Efendi eserinin müellifi Mehmet Sılay. Kitap 2013 yılı içinde Düşün Yayınları tarafından neşredilmiş. Önsözünü D. Mehmet Doğan yazmış. Eserde paylaşılan belgeler başka yerde görülmesi mümkün olmayan belgeler. Müftülük şerriye sicil arşivinden alınan bu belgeler cumhuriyetin kuruluş yıllarında işlenen cürümleri aydınlatmaya yönelik belgeler olarak eserde yer alıyor.

Eserde yer alan o belgelerden bir kısmı şunlardır: İstiklal mahkemeleri tutanaklarından bölümler (özellikle Savcı Necib Ali’nin, Babaeski Müftüsü Ali Rıza Efendi ile ilgili sözleri), Ali Rıza efendinin işe başlama belgesi, Ali Rıza efendinin azledilmesi ile ilgili telgraf metni, o dönem neşredilen gazetelerde yer alan Ali Rıza efendinin idamı ile ilgili haberler, İskilipli Atıf Hoca’nın başka yerde görülmesi çok zor olan birkaç fotoğrafı, 22 yaşında Urfa’da idam edilen bir genç olan Ankaralı İbrahim Edhem’in vesikalık bir fotoğrafı ve kabrinin fotoğrafı. Bütün bu belgeler kitabın iç sayfalarında yer almaktadır. Kitabın sorunda ise 26 sayfa Ankara İstiklal mahkemesi arşivinden alınan belgeler okuyucunun istifadesine sunuluyor. Bu belgelerden istifade etmek isteyenlerin Osmanlıca bilmesi gerektiğini de hatırlatalım.

Yakın tarihimiz ile yüzleşmek zorundayız. Yakın tarihimizi bilmemiz bugünü şekillendirmemiz ve yarınımız ile ilgili projeler hazırlamak açısından çok önemli bir mevzu. Yakın tarihimiz ile ilgili yapılan çalışmaların bu eserdeki şekli ile derinlemesine ve tekil olay ve şahıslar ile ilgili olarak araştırılması daha faydalı olacaktır. Yakın tarih ile ilgili çalışmalarda belgelerin paylaşılması ise okuyucuya gerçek anlamda istifade etme imkânı veren bir vesile oluyor. Kitabın sonlarında Nurettin Topçu’nun tarih bilinci ile ilgili sözlerine yer veriliyor. Mustafa İslamoğlu’nun İstiklal mahkemeleri ile ilgili bir makalesi de okuyucunun istifadesine sunuluyor.

Bu coğrafyaya kışın gelmiş olanların çektiği acı ve ızdıraplar bugün ve yarın gelecek olan baharların tohumları hükmündedir. Sürgünler ve idamlar ile sindirilmeye çalışılan milleti İslam’ın esas itibari ile asla kendi inancından ve özünden vazgeçmeyeceğini yakın tarih okumalarından sonra insan daha iyi anlıyor.

Ferhat Özbadem yazdı

Güncelleme Tarihi: 03 Mayıs 2019, 18:00
banner25
YORUM EKLE

banner19

banner13