Cumhuriyet, muammalar tarihidir

Uğur Derman'ın Ömrümün Bereketi adlı kitabında, kitapla ilgili her şahsiyet-i mukim yer almış.

Cumhuriyet, muammalar tarihidir

Osmanlı modernleşme tecrübesinin Cumhuriyete tevarüsü, bir inkıtalar manzumesidir. Çünkü modernleşme ile hesaplaşmaya girebilecek bilgi ve görgüye sahip Osmanlı uleması, tecrübenin aktarımını inkıtaya uğratacak inkılâplarla Cumhuriyet aydınına dönüştü. "Dönüştü" fiili, Kafka'nın Dönüşüm’ü olarak anlaşılırsa meramımız, daha net zihinlerde yerini alır. “Cumhuriyet kadroları, kendi isteklerinden mi bir İrade'de bulundular?” sorusu cevabı zor bir soru olarak önümüzde durmaktadır. Evet, bu ‘irade’ isteklidir ama isteğin bir icbariyetten doğmuş olabileceği ihtimali de daha başka bir ‘irade’dir. Çünkü yapılan inkılâpların tarihleri ve seyirleri (Saltanat-Cumhuriyet-Hilafet-Dil Devrimi) başka bir dış ‘irade’yi daha mümkün kılıyor. Cumhuriyet'in kuruluş belgesi olan Lozan'la ilgili soru işaretleri ister istemez zihinlerde var. Lozan bir muamma olmayı sürdürüyor. Cumhuriyet tarihi, bir muammalar tarihidir.

‘Harf’i değil, zihnimizi değiştirdiler

1 Kasım 1928 tarihi toplumsal hafızanın silindiği bir tarihtir. Elbette, matbaanın gelişi -ne gâvur icadı bir makinedir o- toplum hafızasının önüne bir set çekmiştir. Bu tarih ise çekilen setti, bir Çin Seddi'ne ya da Yahudi duvarına dönüştürmüştür.

M. Uğur Derman, Ömrümün BereketiProf. Uğur Derman bir Cumhuriyet çocuğu olarak, Cumhuriyet'in 12. yılında dünyaya geldiğinde Osmanlı modernleşme tecrübesinin inkıtalı tevarüsünün yazılı bilgesi olacağını bilebilir miydi? Elbette bilirdi; çünkü eğer dünyaya getiriliş sebebi bu olmasaydı Derman'ın elinden, dilinden ve kaleminden bereketli çalışmalar zuhura gelemezdi. Üsküdarlı Hezarfen Necmeddin Okyay, Prof. Süheyl Ünver, Macid Ayral ve Halim Özyazıcı gibi hocalardan istifade eder. Fethi Ağabey'in sırlanmasının ardından Türkpetrol Vakfı'nın idaresinde bulunur. Üniversitelerde "Türk Kitap Sanatları Tarihi" dersi verir.

Ziyaret edilmesi gereken şahsiyet-i mukimler

Elimde Hoca’nın Ömrümün Bereketi adıyla kaleme aldığı kitabı var. Derman'ın bir kitap hocası olması hasebiyle kitapla ilgili her şahsiyet-i mukim eserde yer almış. Kimler yok ki: Hattat Halim Özyazıcı, Üsküdarlı Ressam Hoca Ali Rıza Bey, Hattat Macid Ayral, Süheyl Ünver, Necmeddin Okyay, Rikkat Kunt, Hamid Aytaç, Hafız Kemal Batanay, Mustafa Düzgünman... Her biri nev'i şahsına münhasır şahsiyetleri ziyaret etmek, huzurlarına "dakk-ı bab ederek" varmak okurun hakkı olsun. Şahsiyet-i mukimler, sadece gönüllerini sunmakla kalmayıp, eserlerini de okurlarının göz zevklerine sunuyorlar.

“Benim için de yazar mı acaba diye, ölesim geldi”

Prof. Dr. Uğur Derman, kitabıyla ilgili olarak şöyle bir olayı nakleder. Hattat Macid Ayral'ın 1961 yılında vefatı üzerine onu çok seven Dr. Süheyl Ünver, Derman'dan merhuma dair bir makale yazmasını istemiş. Yazıyı çekine çekine Ünver'in nazarına sunduğunu söyleyen Derman, ertesi gün Ünver’le karşılaşmış. Süheyl Ünver, Uğur Derman'ı görünce kollarını açmış, "Kardeşim, Macid Bey'i öyle bir yazmışsın ki hani benim için de yazar mı acaba diye, ölesim geldi!" demiş.

Bugün elimizde "Ömrümün Bereketi" adı altında toplanan makaleler böyle bir şevklendirme ile zuhura gelmiş. 

Beni de talebeliğe kabul eder mi?

Makalelerin her biri ayrı bir hazine. Hele görsel malzemeler de kullanılan ve metni okurken okuyucu için bir bereketli nefeslenmeye dönüşen beyitler ya da manzumelere ne demeli. Nurun ala nur! (Kadimler yine imdada yetişti.)

Son birkaç ay içinde gördüğüm en güzel çalışmalardan biri olan Uğur Derman Hoca'nın "Ömrümün Bereketi" adlı abidesini gönüllerinize, gözlerinize ve kulaklarınıza iştiyak-ı aşk ile söyler; ziyaretinin kendiyle hesaplaşma derdi olan her zevk sahibi dertdaşa farz hükmünde olduğunu âcizane hatırlatırım.

Acaba ömrümün bu bereketli deminde, benim gibi bir nakısı talebe kabul eder mi? Ya nasib.

Ahmet Topçu okudu doyamadı, yazdı doyamadı

Güncelleme Tarihi: 08 Ocak 2019, 14:48
banner25
YORUM EKLE

banner19

banner13

banner26