banner17

Çocukluğun cennet fragmanları!

Sezai Karakoç çocukluğumuzun Ramazan'ını anlatıyor.

Çocukluğun cennet fragmanları!

Her insanın bir oruç macerası vardır, diyebiliriz. O tutulan ilk oruçların tadı damağımızdadır hâlâ. Ramazan’ın ayrı bir yeri vardır çocukta. Herkes gelecek olan bir şeyden bahseder. Sanki trenle gelen birileri vardır ve o birileri çok önemli misafirlerdir. Bu duygularla karşılar çocuk ramazanı.Sezai Karakoç -Samanyolunda Ziyafet

Ramazan’ın çocukluğu

Sezai Karakoç, ramazan makalelerinin toplandığı Samanyolu’nda Ziyafet adlı kitabında çokça bahseder ramazanın çocuğundan, çocukluğun ramazanından. “Çocuk daha birkaç yaşındayken, bu ayda, sık sık ‘oruç’ ve ‘oruç tutmak’ kelimelerini işitir ve bu ilkin anlaşılmaz loş bir düşünce getirir ona. Dünyadan parça parça alçılar kopardığı döneminde, belki karşılaştığı ilk mücerret şeyin oruç olduğunun farkına varır. ‘Orucun tutuluşu’ ona ilkin kaçtığını hatırlatır ve bundan orucun bir kuş, bir horoz, bir güvercin olduğunu sanır. (…) Aslında çocuk pek de yanlışlık yapmamıştır. Çünkü oruç, içimizden kafasını çıkarıp şu yokluk çöplüğünü altın tüyleriyle şereflendiren ve sonsuz üstün sesiyle yüreğin gecesini sona erdiren bir kırmızı horozdur. İnançların üstünde “pırr” diye uçan bir güvercindir. Ve oruç tutmak, insan yüreğini canlı, cıvıl cıvıl sesli kuşlarla doldurmak değil midir? O kuşlar ki, âdeta gökyüzüyle beslenir ve gökyüzünü örtünürler.”

Ramazan'ın çocukluğuTekne orucu

Oruç, çocuğun büyüdüğünü ispat edeceği bir imkân olur. Önce kuş orucu, tekne orucu ile kendini aşar. Yenilmez, pes etmez. Öğlene kadar çok da güzel sabredebilmiştir. Ona su içmek serbesttir ama o, ağzına su sürmez. Sahurlar, uykunun arasında tatlı bir rüya gibidir, oruç tutamasa bile kalkmalıdır.

İftar topu ve çocukluğun zaferi

Biraz daha büyüdü mü ve ilk orucunu tamama erdirdi mi ondan daha büyüğü yoktur. “İftar topu, zaferdir onun için. Çocukluğun tabiat üstündeki zaferi. Çocuk tabiatı yenmiştir; top bunun için patlar.” Biraz halsiz düşmüş, sesi bir ton eksilmiş olarak yaklaşır iftara. İftar heyecanı sarmıştır her yanı. Ezanla beraber belgelenir orucu. Ezanı da böylece içkinleştirir. Teravihi öğrenir. ‘Büyük namaz’ diye adlandırıverir hemen. Namaz da Ramazan’la çocuğun bilincinde taçlanır.

Ramazan'ın çocukluğu
(+)

Sekiz yaşında orucunu başarıyla tamamlamış bir çocuk, abisinin “Şimdi parayı hak ettin.” sözünü şöyle savuşturabilir, “Ben orucu para için tutmadım abi!” Bu hasarsız bilinç, şüphesiz, orucun hediyesidir. Ama teravih dönüşü dondurma ile ödüllendirilmesine de sesi çıkmaz.

Nihat Sami Banarlı şöyle ifade ediyor ilk çocukluk ramazanlarını:  Ben, henüz yavru sayılacak yaşlarımda, Ayasofya’daki Kadir gecelerini görmüştüm. Çocuk ruhum, o gecelerde on binlerce müslümanın, bir ses, bir ruh, bir vücut gibi dalgalanışı karşısında derin heyecan duyar, sanki ruhum yanardı. Itrî’nin ilâhi Tekbir’ini de ilk defa o gecelerde sanki uçsuz bucaksız bir korodan dinlemiştim.

Ramazan'ın çocukluğu
(+)

Bir cennet fragmanı: Ramazan

Sezai Karakoç yine Samanyolu’nda Ziyafet kitabında, “Çocukluğumuzun ramazanları, bize cennetten fragmanlardı sanki.” der ve bizi o unutulmaz karelerde gezdirir. Orucun Allah’ı, nimeti, şükrü, açlığı, yardımı nasıl öğrettiğini görürüz. Oruç çocuk için bir okul olur. “Çocuğun içinden taşıp gelen ve ilk andaki çıkış çılgınlığını yaşayan içgüdüleri, oruç gibi mistik bir öğretmenin uslandırması, onu, komplekslere saplanmaktan, geleceğini tam şartlandıran ve telafi edilemez gençliğin çılgın davranışlarından korur. Tabiatın önünde baş eğmemesi, melankoli krizlerine daha dayanıklı çıkmasını sağlar çocuğun.”

Çocukluktan yaşlılığa, insanın içini “Süleymaniye kadar sağlam” kılar oruç mermerleri. Ve unutulmayacak masalsı terennümler nakş eder ruhlara.

 

Elif Duman, “Samanyolu’nda Ziyafet her Ramazan bir kere okunmalı” dedi

Güncelleme Tarihi: 22 Nisan 2016, 12:02
banner12
YORUM EKLE
YORUMLAR
hüseyin karacalar
hüseyin karacalar - 8 yıl Önce

iyi ki hatırlattınız efendim. çok teşekkür ederim. sezai karakoçla orucun bilincini yeniden sağlamlaştırmak.. eyvallah.

edep ya hu
edep ya hu - 8 yıl Önce

teşekkürler elif duman..
bu mubarek gunlerde, bıze neyı nıcın tuttugumuzu, hem metafızık boyutta hem de tam akla yatkın durumda anlatan bu guzel eserı,oruc tutan herkesın okuması gerekmektedır. yıne ustadın dusuncesınden calıntılayacagım, oruc 11 ay boyunca oleyazan ruhu dırıltmek, ona manasını yenıden hatırlatmak ıcın vardır. farzdır ve ınsan haddını bılıp, sudan sebeplerı bahane ederek tutmamayı bır alıskanlık halıne getırmemelıdır. oruc bedenın zekatıdır ve her beden bu zekatı odemelıdır.

Ramazan Sercan Somuncu
Ramazan Sercan Somuncu - 8 yıl Önce

"oruç geldi, ondan bize ölümsüz bir şeyler katılacak demektir. Giderken, bizden de ona ölümsüzleşecek bir kaç şey katılmalı."

Her ramazan belediyelerin, derneklerin halka dağıtması gereken önemli bir eser.

bu değerli haber için teşekkür ederiz.

malexulya
malexulya - 8 yıl Önce

teşekkürler elif
güzelleme tadında okuduk yazıyı, ağızda tat bırakan bir güzelleme... zaten mevzu çocuk ve onun dünyasının sevimli hayalleri, anlamlandırışları oldu mu tadına doyum olmaz... tabi burda elzem olan yazıdaki ahenk bütünlüğüdür...
Allah duygularımıza zevâl vermesin ki, biz de güzellemelere ve hayallere ve çocuklara hep gülümseyelim :):)

banner8

banner19

banner20