Çocuklarımıza 40 Hazine 40 kavram!

Mustafa Ökkeş Evren’in son kitabı ‘40 Hazine’ Nar Yayınları’ndan çıktı. 40 kavram, masalsı bir dille anlatılıyor kitapta..

Çocuklarımıza 40 Hazine 40 kavram!

İlk kelimelerini hatırlayanınız var mı? Hayata dair ilk hatıralarımız hangi kelimeler üzerine kuruldu? İlk “Allah” mı dedik yoksa “anne” mi?

Ya sonra? Gözümüze ilişilen ilk nesneler, adını öğrendiğimiz ilk eşya, kulağımıza çarpan ilk ses neydi? Yeniden çocuk olsanız, çevrenize hangi eşyaların konulmasını isterdiniz? Bir mucize olsa, o yıllara gidebilsek hangi kelimelerden başlamak isterdik acaba, yaşama? Madem mucize gerçekleşmiyor, o halde bugünden itibaren çocuklarımızın hayal/zihin/algı dünyalarına girerek bir yolculuğa çıkalım.

“Keloğlan” kimdir? “Şadırvan” ne demektir? “Bayram” ne zamandır? “Kütüphane” neresidir? “Lokomotif”, “yazı tahtası”, “duvar saati” ne işe yarar? “Nasreddin Hoca” nemiz olur?Mustafa Ökkeş Evren, Kırk 40 Hazine

40 altın kavram, 40 altın tuğla

Mustafa Ökkeş Evren, çocuklara yönelik eserler yazan, işini, çocukları yani geleceğimizi önemseyen bir yazar. Son kitabı 40 Hazine Nar Yayınları’ndan çıktı. 40 kavram, masalsı bir dille anlatılıyor kitapta. Çocukları yormayan, hafiften kendine çeken, yanı başına oturtan bir üslubu var yazarın. M. Ökkeş Evren, şairliğini belli etmese de edebiyatın inceliklerini göstermiş 40 Hazine’de. Edebiyatın bu güzellikleriyle şekillenen çocukların yarın yazın dünyamıza yapacakları katkıyı varın siz düşünün. Allah hayırlara vesile kılsın. Bizim edebiyattan anlayan, sözün en güzelini söylemek isteyenlere ihtiyacımız var. Allah bu sözleri ve Mustafa Ökkeş Evren’in bu kitabını dua yerine alsın inşallah.

Çocuklara hitap edecek yazarlar aranıyor

Çocuklar üzerine yazılan her yazı oldukça risklidir. Sanırım bu yüzden, çocuklara yazılan yazılar, kitaplar yok denecek kadar az. Bu sebeple, bu konuyu ciddiye alıp uğraş veren insanların cesaretlerini takdirle karşılamalı.

Peki, edebiyat dünyamızda çocuklara hitap eden eserlere neden az rastlıyoruz? Ya da bu konu neden çok az gündeme geliyor? Neden dergiler çocuk özel sayıları yapmıyor? Çocuklara özel çıkan dergilerden bahsetmiyorum. Mesela çocukların her ay annesinin ya da babasının elinde gördüğü dergi, bir aylığına çocuğa hediye olarak gelse. “Bunu sana özel göndermişler” dese, çocuktaki tepki nasıl olurdu acaba?

Paragrafın başındaki soruyu biraz değiştirerek sormakta fayda var: Müslüman edebiyatçılar, çocuklar kadar önemli bir mevzuyu, takdir edersiniz ki çocuklar geleceğimizdir, yani geleceğimizi neden bu kadar az önemsiyorlar? Neden bu kadar az önemsiyoruz?

Mustafa Ökkeş Evren, Kırk 40 HazineZorluğu olabilir. Neden zor? Çünkü çocukların zihin dünyasına doğru seslenişi bulup, onlara zevkle okutmanın yanında, ebeveynlere eserin şunu demesi gerekiyor: Beni al ve beni çocuğuna okut.

Bir başka sebep de geri dönüşün hızlı olmaması olabilir. Bir eser ortaya koyarsınız ve bunun toplumda / okuyucularda oluşturduğu tesiri görmek istersiniz. Gelen tepkilere göre eserinizi bir yere konumlandırırsınız. Fakat çocuk kitaplarında böyle bir geri dönüş, yetişkinlere hitap eden eserlerdeki kadar hızlı olmayabilir. Tabi bu ikinci olarak bahsettiğim durum, bir ön yargıdan ibaret olabilir. İşin zorluğunu görüp, “bu işe hiç karışmayayım” diyenler de olabilir.

Ama tüm bunları bir kenara bırakıp çocuklara yönelik bir şeyler yazan kimseler tebrik edilmeli. Özellikle Müslüman yazarlar arasında çocuklara verilen önemin ne kadar az olduğu ortada. Bu yüzden bu konuda yazılmış, uğraşılmış her eser bizim için oldukça önemli.

Televizyonun, internetin, okulun çocuğun tertemiz zihnine yerleştirdiği kavramların etkilerini gün geçmiyor ki hissetmeyelim. Bu yüzden çocuğa verilecek, zihnine yerleştirilecek her kavram ve tabi ki doğru olarak verilen her kavram, onun zihin dünyasının doğru şekillenmesine oldukça yardımcı olacaktır. Bu bağlamda Mustafa Ökkeş Evren’in yazdığı 40 Hazine adlı kitap son derece önemli. Evren, kırk kavramı, örneğin lokomotif, ay, şadırvan, cami, kitap, kütüphane gibi kavramları masalsı bir dille, o kavramların kendisi konuşmuşçasına anlatıyor. Esprili anlatım ve bilmece, tekerleme tarzı yaklaşım, kitabın çocukların üzerinde güzel etkiler bırakacağını gösteren önemli özelikler.

Kelimelerden bilgiler, bilgilerden algılar, algılardan da davranışlar oluşur

Mustafa Ökkeş Evren’in yazdığı bu kitap bir görevi ifa ediyor. Örneğin ‘Ağustos Böceği’ adı altında anlattıkları o kadar doğru tespitler ki. Hepimizi biliriz; La Fontaine’nın, fabl olarak nitelendirilen masalında yazları yan gelip yatan, hiçbir iş yapmayan bir Ağustos Böceği görüntüsü vardır. Oysa Evren, bu başlığın altında, bunun yanlış olduğunu ve bu masalın insanlarda ciddi manada yanlış bir algı oluşturduğundan bahsediyor. Çünkü kâinattaki her varlık Allah tarafından verilmiş görevini en iyi şekilde yerine getirmek için yaşıyor.

Aynı zamanda Sezai Karakoç’un, bu yanlışı hatta bu iftirayı görüp bunu düzeltmek için ‘Ağustos Böceği Bir Meşaledir’ şiirini yazdığı bahsediliyor kitapta. Bu şiirle bizim mümin kardeşlerimiz olan ağustos böceklerine karşı algının nasıl olması gerektiğinin gösterilmesinin yanında, Batılı ya da Batılı kafaya sahip yazarların, bizim veya çocuklarımızın zihnine yanlış algıları ne kadar derinden yerleştirdiğini üstad Sezai Karakoç’un söylemiş / göstermiş olduğunu anlatıyor Evren. (Ağustos Böceği adlı hikâyenin hemen arkasından bu şiir verilmiş.) Şair olmak biraz da bu değil mi? Mustafa Ökkeş Evren şiirin gücünün farkında bir yazar. Sezai Karakoç’un şiirinden başka Mevlana İdris’in ‘Elif Olmak Zordur’, Arif Nihat Asya’nın “Ağaç” adlı şiirlerinin de kitapta yer alması bunun en önemli kanıtı.

Yazar kitapta modern hayata bazı göndermelerde bulunuyor. Modern hayatın yerine bizden olan şeylerden konu açıyor. Okuyun, görün efendim.

Kitaptaki resimlemelerin güzelliğinden özelikle bahsetmek gerekiyor. Resimlerin ilgi çekiciliğinin yanında sadeliği de göze çarpıyor.

Son söz olarak Mustafa Ökkeş Evren’in çocuklar için yazdığı son kitabı 40 Hazine Nar Yayıncılık’tan çıktı.

Keşke kitabın üzerinde hangi yaşa hitap ettiğine dair bir ipucu olsaydı. Bu şekilde ebeveynlerin işi biraz daha kolaylaşmış olurdu. Gerçi her şeyin kolayını, konforunu aradığımız şu dönemde, çocuğumuza neyin iyi gelip gelmeyeceğini biraz olsun düşünsek hoş olmaz mı?

Veysel Altuntaş yazdı

Yayın Tarihi: 15 Aralık 2012 Cumartesi 12:27 Güncelleme Tarihi: 28 Aralık 2018, 15:58
banner25
YORUM EKLE
YORUMLAR
selam
selam - 9 yıl Önce

Adanada düşünen adamlardan biri o.

banner26