Çin İşkencesi'nde hatalar var ama...

Siyasi tarih meselelerini ne zamana kadar romanlara havale edeceğiz?! Emine Şenlikoğlu’nun Türkistan’ı anlatan ‘Çin İşkencesi’ yetkililerce de okunur mu?

Çin İşkencesi'nde hatalar var ama...

Emine Şenlikoğlu, Çin İşkencesi

Türkistan ile alakalandığım ilk zamanlarda okuduğum kitaplardandı, Emine Şenlikoğlu'nun "Çin İşkencesi" isimli kitabı. Doğu Türkistan'daki Çin işgâlini ve işkencelerini anlatan bu kitabı ilk okuduğumda tesiri bayağı yüksek gelmişti. Tekrar okudum. Türkistan ile ilgili bilgim arttığından başka bir ifadeyle; Çin işkencelerinin kitapta anlatlanlardan daha âdîlerini gördüğümden olsa gerek ikinci okuyuşumda hiçbir etki yapmadı ve pek çok da hata buldum eserde.

Komünist işkenceci Türkistanlı

Sayın Şenlikoğlu, eseri yazmaktaki gâyesinin “Türk devletlerindeki kardeşlerine karşı vazifelerini yerine getirmek” olarak belirtiyor, kitabın önsözünde.

Romanda, Doğu Türkistanlı bir ailenin iki gencinin okumak için gittikleri kasabada komünistler tarafından zihinlerinin ele geçirilmesinden sonra nasıl canavarlaştıkları ve bir kardeş aslına dönerken diğerinin komünizmin işkencecisi olmasından hareketle Çinlilerin Doğu Türkistanlılar'a yaptıkları işkenceler anlatılıyor.

Yalnız bıraktık!

Bir Mümine Türk münevveri olarak Şenlikoğlu'nun yaptığı iş-eser tebrik edilecek cinsten. Keşke tüm Türk münevverleri bu şuur ile Türkistan Türkleri'nin elinden tutsalar idi. Zira Türkistanlılar hep şu şuurda idiler; "Anadolu'da doğan güneş bizim de güneşimizdir! " Fakat Anadolu, maalesef ki Allah'ın kendisine lûtfettiği o sıcak iklimden esintiler göndermedi, Türkistan'a...

Açlıktan kırılan Türkistanlıların tonlarca altını Milli Mücâdele için Anadolu'ya göndermelerine rağmen... İşkence, tecavüz altında kaldıkları hâlde kendilerinden çok Anadolu için ağlamalarına, dua etmelerine rağmen... Anadolu Türkistan'a yaban kaldı. Şu misal, vaziyetin çarpıcılığını anlatabilir sanıyorum: Cumhurbaşkanımız Turgut Özal bağımsızlıklarını kazanan Türk devletlerine gitmeden evvel onlar hakkında bilgiyi Amerika ve İngiltere'den getirtmişti. Türk'ün kardeşinden haberini gâvurcuklardan alması!... Buna yanan Müslüman münevver çıkmış mıdır? Derd edinen olmuş mudur? Allah'a şükür: Bir elin parmaklarını geçmemişse de..!Emine Şenlikoğlu

Emine Şenlikoğlu Hanımefendi de Anadolu'da yaşayan kişi olmanın, tüm İslâm Âlemi için "beklenen, kurtaracak olan" olarak bilinmesinin getirdiği vazife ve mesuliyet ile ve bir Türk olarak kavimdaşlarına ait sıcaklığı dile getirmek arzusu ile kaleme aldığı bu eser, kendisinin sâhici ve Âlem-i İslâm'ı ayırd etmeden bir bütün olarak gören münevver olduğunun delilidir. Kendisine bu eserden ötürü müteşekkiriz ve "...ilk adım olsun." diyerek kendisinin belirttiği ve müjdelediği üzere diğer adımları da atmasını bekliyoruz.

Birkaç hataya dair…

Kitapta bazı hatalar olduğunu belirtmiştik. Bunda yazarın Doğu Türkistan'ın o zamanki -1940-1970 arası- içtimâî vaziyetini tam olarak bilemeyişi etkili olmuştur. Ve bir de Türkiye'deki gençlere nisbetle yazdığından Türkiye'deki vaziyet ile Doğu Türkistan karşılaştırmaları yapmış olması bazı hatalara sebeb olmuştur. Birkaç misal vereceğim, 1940'larda Doğu Türkistan'ın köylülerinde fotoğraf makinesi olması neredeyse imkansız, buna rağmen eserde bol bol foroğraf çektiriliyor. Kezâ otobüs... Şimdilerde dâhi Türkistanlılar at-eşek ile seyâhat ederken o devirde bunlar işgâlcilerde dâhi yoktu.

Başörtüsü mevzuu da Türkiye'ye nisbet ettirildiği için küçük birkaç hâdise genel bir durummuş gibi anlatılmış. Başörtüsüne karşı o devirde tek tük saldırılar olmuşsa da işgâlci Çinliler şu an dahi Doğu Türkistanlı hanımların başörtülerine sataşmaya, yasaklamalar koymaya cesâret edemiyor, korkuyor. İşkenceleri ile ünlü Çinlilerin en bâriz karakterlerinden biri de ileri derecede korkak olmalarıdır. Çinlilerin kötü ahlaklı olanları aynı zamanda ileri derecede de sahtekârdırlar. Ürettikleri mallarını geçelim, şu kısa misalde fıtratlarının ve medeniyetlerinin (!) güzelliği gayet rahat anlaşılır: Çincede “aldatmak” ve “zekâ” aynı kelimeyi karşılar.Ahmet İgamberdi

Türkistan’ın kahramanları

Kitapta sürekli tekrar edilen cümleler yerine Doğu Türkistan tarihi ve harsından bahis edilen bölümler olsa idi daha verimli olurdu, kanısındayım. Keşke romanda tam o devirde Çinlilere karşı savaşan Osman Batur'un, Fetheddin Mahsum'un -Şeyh Şamil'e denk kahraman ve emsâlsiz şehâdetin örneği iki kahraman şahsiyet- isimleri de geçseydi... Hiç şüphesiz bunlar romanı zenginleştirecekti.

Romanın son kısımlarına doğru güzel bir şey ile karşılaşıyoruz. Bir kahraman zuhur ediyor: Ahmet İgamberdi. Şimdi, Sürgündeki Doğu Türkistan Hükûmeti Cumhurbaşkanı...

Türkistan davasının ve kahramanlarının tanınması için daha çok romana ihtiyacımız var!

Abdurrahman Hacımelek Türkistan’a selam verdi

Güncelleme Tarihi: 04 Ocak 2019, 09:58
banner25
YORUM EKLE

banner19

banner13