Cihan Aktaş Okumak Çağa Tanık Olmaktır

Cihan Aktaş’ın 1980 dönemini işlediği; anlatılan olaylar, değişimler ile bir devir romanı olan 'Seni Dinleyen Biri' hakkında Mustafa Uçurum yazdı.

Cihan Aktaş Okumak Çağa Tanık Olmaktır

Hızla yaşadığımız bir hayatımız var. İçimizi sarsan, bizi bir anlık duraklatan olaylara verdiğimiz tepkiler bile günübirlik. Unutuyoruz ve unuttukça içimizdeki karanlık büyüyor.

Yazarlardan yaşadığı çağa tanık olması beklenir. Yarınlara kalacak, unutulmayacak anların şahitliğini yapan yazarlar okurlarını da yaşananlara şahit tutmuş olurlar aynı zamanda.

Cihan Aktaş’ın “Bana Uzun Mektuplar Yaz” kitabını okurken yazar öyle bir ruh haliyle olayların içine çekmişti ki beni, kitabın başından sonuna kadar 70li yıllarda dolanıp durmuştum. Yaşamadığım o yılları adeta yaşatmıştı yazar bana. Aslı’nın yaşadıklarını o döneme ve günümüze uyarlayarak 70’li yılların bir Türkiye atlasını canlandırmıştım gözümde.

Seni Dinleyen Biri bir serinin devamı gibi çıkagelmişti. 70’li yıllardan 80’lere uzanan çizgide gençlerin yaşadığı bunalım, bir kimlik bunalımı şeklinde Cihan Aktaş’ın anlatımında yer bulmuş kendine. Bu kez Aslı yoktu, onun yerini alan Meral vardı.

Darbelerin hiç dinmeyen sancısı

Darbe kelimesi ne kadar soğuk olursa olsun, biz toplum olarak darbelerden ne kadar uzak durmaya çalışırsak çalışalım makus bir talih gibi yakamızdan hiç eksik olmuyor darbenin adı, gölgesi, nefesi. Bir yerlerde gizli hesap peşinde koşanlar planlar yapıyor ve günü geldiğinde kirli oyunlarını sergilemeye başlıyorlar.

İki bin kuşağı diyebileceğimiz bir nesil sadece kulaktan dolma bilgilerle darbelere aşina idi. Tâ ki 15 Temmuz’a kadar. Artık hayatımızın orta yerinde darbenin kirli, soğuk yüzü duruyor. Ülkenin daha önce yaşamış olduğu darbeleri ancak bize sunulan kaynaklardan öğrenmemiz mümkünken bu kez darbe denen vahşetle yüz yüze geldi gençlerimiz.

Cihan Aktaş, romanlarıyla darbelerin üç yüzünü ortaya koyan bir yazar. Seni Dinleyen Biri adlı romanı, 80 darbesi ve sonrasında toplumda yaşanan değişimleri, aileden başlayıp toplumun her kesimine sıçrayan kopmaları bir mümin hassasiyetiyle ele alan bir eser. Cihan Aktaş, Bana Uzun Mektuplar Yaz ile başlayan uzun soluklu bir anlatımı sürdürüyor.

Aktaş kendi gözünden bakıyor aslında olup bitene. 70’li yılların Aslı’sının yerini 80’li yılların Meral’i alıyor. Olaylar kız kahramanların gözünden anlatılıyor.

Seni Dinleyen Biri’nde İslamcı genç ile tanışıyoruz ya da İslamcı olmak için çaba sarf eden bir genç. Aslında bir gencin kimliğinde gençlik var karşımızda. Okuyan, anlayan, anlamaya çalışan bir gençlik yaşadığımız topraklarda kendini hissettirmeye başlıyor.

‘80 darbesi ile sarsılan bir gençlik var. İslamcı, ülkücü, solcu bir gençlik; hırpalanan yanlarını onarmaya çalışan bir gençlik. Başörtülü olmak denen bir kategorize etmede gidiş gelişler yaşayan bir gençlik.

Okudukça hayatı da yorumlayan bir bilinçlenme sürecini yaşıyor gençler artık. Bu bilinçlenme öyle bir hal alıyor ki onları ailelerinden bile uzaklaştırabiliyor. Bu kopuşa ve kopuş şekline de dikkat çekiyor yazar. Meral, faize bulaşan babası yüzünden evini terk ediyor romanda. Daha bir İslami yaşantının ardına düşüyor.

Cihan Aktaş romanında kullandığı anlatım tekniği ile bizleri bir darbe sürecinin öncesine ve sonrasına taşıyor. Yaşanan bu hazin günleri ve sonuçlarını yuvasından kopmak zorunda kalan bir avuç genç kızın gözünden anlatıyor.

Farkında olarak yaşamak

Sorgulayıcı yönü çok baskın bir roman Seni Dinleyen Biri. Yaşadığı çağla meselesi olan gençlerin, bir çıkış yolu aradıkları hayatlarının hikâyesini anlatıyor Cihan Aktaş. Sadece darbeleri sorgulamıyor yazar. Darbeyle birlikte gelen ayrılıklardan da bir açılım yaparak donanımlı bireyler yetişmesini isteyen bir merkeze çekmeye çalışıyor anlatımını.

Doğruyu bulmak, karakter sahibi Müslüman olmak, fıkhın ve ümmet olmanın farkında olan gençler olarak yetişmek romanda işlenen ve romanı ayakta tutan temeller olarak karşımıza çıkıyor.

Hepimizi dinleyen, gören biri var. Bunu hiç unutmayan bir nesil sadece yaşadığımız coğrafyayı değil tüm İslam coğrafyasını ayağa kaldıracak bir güce sahip olarak yaşantısını hizaya çekecektir.

Cihan Aktaş, bu tür romanlarıyla üzerine düşeni hakkıyla yerine getiren bir yazar. Onun eserlerini okumak yaşanan çağa tanık olmak demektir.

Cihan Aktaş, Seni Dinleyen Biri, İz Yayıncılık.

Mustafa Uçurum

Güncelleme Tarihi: 29 Kasım 2018, 17:09
banner25
YORUM EKLE

banner19

banner13