Çeşitli Yayınevlerinden Yeni Çıkan Kitaplar / Mart 2018

Her ay başında, sitemize hangi yayınevleri yeni çıkan kitaplarından neleri göndermişse onları toplu olarak siz okurlarımızla paylaşıyoruz. İşte Mart-2018 döneminde Dünyabizim'e gönderilen yeni kitaplar...

Çeşitli Yayınevlerinden Yeni Çıkan Kitaplar / Mart 2018

Okurlarımızın bildiği üzere, kurulduğu 2008'den beri sitemiz kültürün tüm alanlarında olduğu gibi yeni çıkan kitapların değerlendirilmesi hususunda da özel haberler, değerlendirme metinleri yayınlıyor. Habercilerimizin özverili çalışmaları, sitemizin yayın dünyasını yakından izlemesine ve gelişmelerden (yeni çıkan kitaplar da dahil) okurlarını haberdar etmesine vesile oluyor.

Özellikle son 3 yıldır çeşitli yayınevleri Dünyabizim ofisine yeni çıkan kitaplarını gönderme zahmetinde bulunuyorlar. Kendilerine teşekkür ederiz. Bizler de, yayın ilkelerimize uyan kitapları habercilerimize dağıtıyor, eğer kitabı okuyup da severlerse, haber yapmaya değer görürlerse haberleştirmelerini rica ediyoruz.

Şimdiye kadar bu tür yeni çıkan hangi kitaplar değerlendirildi, özel haberler üretildi, hepsine Dünyabizim Ansiklopedisi'nde ilgili kitap/yazar başlığı altında ulaşabilmeniz mümkün: http://www.dunyabizim.com/tags

Artık her ay başında, geçen ay içinde sitemize hangi yayınevleri neler göndermişse onları toplu olarak siz okurlarımızla paylaşıyoruz. Elbette her bir kitap için inşallah özel haber/ler de üretmeye/ üretilmesine vesile olmaya devam edeceğiz.

Aşağıda Mart-2018 döneminde Dünyabizim'e gelen kitapları listeledik. İyi okumalar..

Muhammed Gazali, İslami Hayat ve Sorunları, Risale Yayınları

İslâm’ı müdafaa edenlerin eksikliği; cesaretsizlik ve ihlassızlıklarından değil, derin tecrübe ve güzel bir şe­kilde fıkhı bilmeyişlerindendir. Bugünkü Müslümanların durumu yeni doğmuş hastalıklı bir çocuk gibidir. Bu hastalığı gidermek biraz zaman alacaktır, ama neticede -İnşallah- Müslümanlar tekrar yüce sahabe ve tabiinin yaşadığı günle­re kavuşacaklardır. Gençlik ileri atılmalı, mücadele etmeli ve önüne çıkan tüm engelleri kırmalıdır. Bir veya birkaç atılım­dan sonra zafer onlara tebessüm edecektir.

Biz gerçekten Allah Teâlâ’nın insanları yarattığı fıtrat üzere miyiz, yoksa daha önceki kavimlerin hastalıklarını mı üzerimizde taşıyoruz? Dosdoğru yol olan “Sırat-ı müstakim”den sapmış mıyız? Tekrar doğru yola dönmek istersek hangi prensip­ler bizi bu yola ulaştıracak? Pek çok sorunuzun cevabını bulacağınız bu kitabı yazar; İslâmî alanda çalışma yapanlara küçük bir ışık tutması için yazdığını belirtiyor.

Cabir Alvani, Müslümanlar Arasında Görüş Ayrılığı ve İslam'da İhtilaf Usulü, Risale Yayınları

Vahdet özlemi, İslâm ümmetinin gündeminde asırlardan bu yana önemli bir yer tutmuştur. Müslümanların aynı değerlere inandıkları halde aynı mücadele platformuna kavuşamamış olmaları, hedefe ulaşmada en büyük zorluk olarak karşımıza çıkmaktadır. Aynı doğrulara inananların bir çatı altında olmasa da birbirlerine karşı hoşgörü içinde olabilmelerinin bir zorunluluk olduğu anlatan bu eser, kültürel bilinçlenme yolunda yeni bir adım, İslâmî yapıdaki gedikleri kapatmayı hedefleyen bir çalışma, iç çekişmelere ve görüş ayrılıklarına götüren fikri bunalımın tedavisinde bir ilaçtır.

Ebul Hasen en Nedvi, İslam'da Fikir ve Davet Önderleri, Risale Yayınları

Bu dine karşı beslenilen güvensizlik duygusunu ortadan kaldırmaya çalışan, yabancı her türlü düşünce ve ideolojilere karşı mücadele eden, dinimizin temel esas ve kaynaklarını her türlü fitneden korumaya çalışan, hadis ve fıkıh üzerinde ümmetin problemlerine çözüm için araştırmalarda bulunan, içinde bulunduğu asrın toplumunun değerlerini İslâmî açıdan hesaba çeken her insanın bu mirasta payı vardır. İnsan aklının donuklaştığı dönemlerde kuvvetli belagat ve edebî üslup ile onları doğruya çağıran herkesin bu muazzam kültür mirasında katkısı mevcuttur.

Bu eser, uzun süredir ihtiyaç duyduğumuz bir eksikliği gidermekte ve İslâm tarihi için önemli bir konuyu kapsamaktadır. Eserde, İslâm tarihinin çeşitli dönemlerinde yaşayan Müslümanların siyasî, dinî, ve sosyal yönleri islahatçı bir yaklaşım ile ele alınmış ve özellikle Emeviler döneminden bu yana gelen islahatçı İslâm önderlerinin en önemlilerinin tanıtımları yapılmıştır.

Ebul Hasen en Nedvi, Kur’an ve Sünnette İtikad, İbadet ve Güzel Ahlak, Risale Yayınları

Bu eserde itikat, ibadet ve ahlâk konularında her Müslümanın dikkat etmesi gereken hususlar açık ve net üslup ile anlatılmaktadır. İslâm dünyasının yakından tanıdığı ve günümüz İslâmî tasavvur ve tefekkürünün oluşumunda büyük payı olan Nedvî, itikat, ibadet ve ruh terbiyesi hususlarında bütün Müslümanlara bir rehber kitap olması için yazdığını belirttiği eseri hakkında ‘‘Bu kitapta şimdiye kadar yaptığım çalışmalarımın davet ve terbiye alanındaki tecrübelerimin özü bulunmaktadır’’ diyor.

Eser, Müslümanın hayatının bütün cephelerini Kur’an ve sünnet ışığı altında değerlendirirken, İslâm’ın değişmez prensiplerinin Müslümanın hayatına yansıyabilmesinin şartlarını da göstermektedir.

Vehbe Zuhayli, Fert ve Topluma Kur'an'ın Mesajı, Risale Yayınları

Efendimizin (s.a.) ifadesiyle “Kur’an ya lehimizde ya da aleyhimizde hüccettir.” Kur’an ya bizim için şahit ve şefaatçi olacak ya da bizim aleyhimizde delil ve şikâyetçi olacaktır. Okunan, hükümleriyle amel edilen ve uygulanan Kur’an bizim için şefaatçi olacak; yaşanmayan, manaları düşünülmeyen ve ibretle okunmayan Kur’an bizden şikâyetçi olacaktır.

Bu sebeple her Müslüman, Kur’an’ı anlamaya çalışmalıdır. Sünnet-i Seniyye; Kur’an’ın zaruri bir açıklaması, yaşanmak için berrak bir hayat tarzı ve metodudur. Hem tek tek fertler olarak hem de bütün bir toplum hatta bütün bir insanlık olarak bugün her zamandan daha çok Kur’an’ın eskimez mesajına ihtiyaç duymaktayız. Çölün ortasında susuz kalan yolcu gibi Kur’an’ın hayat bahşeden suyuna son derece muhtacız bugün…

Furkan Torlak, Mısır Tecrübesi - Devrim ve Karşı Devrim, Görüş Yayınları

Bu çalışma, 2011 yılı başında tüm Arap coğrafyasını etkisi altına alan halk isyanlarının Mısır ayağını, devrim teorileri ve sivil-asker ilişkileri çerçevesinde açıklamaktadır. Bu çerçevede Mısır ordusunun siyasal sistem içerisinde sahip olduğu kritik rol incelenirken, 25 Ocak Tahrir devrimine giden devrimci koşullar ile 3 Temmuz askeri darbesine giden karşı devrim konjonktürü ele alınmıştır.  Çalışmanın kavramsal çerçevesi, devrim olgusunun tarihsel olarak nasıl geliştiğini irdelemiş; farklı devrim örneklerini inceleyen düşünürlerin ulaştığını sonuçları aktarmış, devrim ve karşı devrim için gerekli koşulları açıklanmıştır

Veyis Ateş, Akılda Kalan, Görüş Yayınları

Her insan bir metindir. Hayatı, bir hikâye anlatır. O hikâye, insanın yaşadığı tanık olduğu dönemin siyasi, toplumsal, kültürel, ekonomik ilişkilerine dair parçalar barındırır. O parçaların izini sürmek, o dönemin aktörlerini dinlemek, yorumlarına tanıklık etmek, yakın tarihe dair bir bilgi oluşturur. Çünkü her insanın anlatacak bir öyküsü vardır ve bu öykülerin toplam›, toplumun hafızasını oluşturur.

Akılda Kalan, Türkiye’de önemli dönemlerin bizzat yürütücüsü; sanatla, siyasetle, sporla ilgili ekollerin bizzat üreticisi olan insanlar›n hikâyelerini aktar›yor takipçisine. İnsana dair tüm akılda kalanları barındırıyor içinde.

Bir hayattan yola çıkarak bir dönemi, bir toplumu anlamak için...

Gürsoy Şahin, Osmanlı Devleti'nde Ermeniler ve Türk-Ermeni İlişkileri, Gökkubbe Yayınları

Bu kitapta, Osmanlı Devleti’nin ilk zamanlarından başlanarak Türk ve Ermeni toplumları arasındaki siyasal, sosyal ve kültürel ilişkiler bir bütünlük içerisinde ele alınarak okuyucunun ilgisine sunulmaktadır. Kitabın en dikkat çekici özelliği, Katolik Ermeniler, Venedik’in Ermeni meselesindeki rolü, Ermeni milliyetçiliğinin kökenleri, Ermeni tercümanlar ve Türkler ile Ermenilerin toplumsal ilişkileri gibi üzerinde çok fazla çalışılmamış hususlara yer verilmesidir. Araştırmanın bazı bölümlerinde Ermeni iddiaları açısından önemli bir konuma sahip olan Sivas Vilayeti’ne odaklanılarak I. Dünya Savaşı’nın başlarında Ermeni faaliyetleri ve tehcir uygulamaları gibi örnekler bu bölge üzerinden değerlendirilmiştir. Keza “Vilayât-ı Sitte”nin diğer bölgelerindeki Ermeni faaliyetleri hakkında da bilgiler verilmiştir. Türk-Ermeni ilişkileri konusunda ilginç ayrıntıların yer aldığı bu eser Başbakanlık Osmanlı Arşivi belgeleri esas alınarak hazırlanmış olup yazarın konuyla ilgili yaklaşık on beş yıla yakın süren araştırmalarının özü niteliğindedir.

Gürsoy Şahin, İngiliz Seyahatnamelerinde Osmanlı Toplumu ve Türk İmajı, Gökkube Yayınları

Bu kitap, 19. yüzyılda İngiliz seyyahların, çeşitli kurumlarıyla birlikte Osmanlı toplumunun yapısıyla ilgili izlenimlerini belli bir sistem içerisinde sunmakta ve değerlendirmektedir. Bu seyahatnameler, yazıldıkları dönemde, Avrupa’da Osmanlı toplumuna dair belirli imajın oluşmasında etkili olmuştur.
19. yüzyıl İngiliz gezginlerinin Osmanlı ülkesine ve Türklere nasıl baktığını bilmek, genel anlamda Avrupa’nın Türkleri nasıl gördüğü meselesinin çözümüne ışık tutacaktır.

Yazar ayrıca, İngiliz gezginler ile 19. yüzyıl ve daha eski tarihli Alman, Fransız vb. milletlere mensup gezginlerin eserlerine, Başbakanlık Osmanlı Arşivindeki ilgili belgelere müracaat ederek verilen bilgileri, dönemin kaynaklarıyla karşılaştırmıştır.

  

 

Sema Karabıyık, Unutma Noktası, Profil Kitap

Hiç bitmeyen hikâye hayatın kendisidir. Her insanın hayatı, yaşarken kendini anlatan bir hikâyedir. Yıllardır hikâyemizi tekrar ediyorum. 16 yıl önce yaşadığımız mecburi ayrılığa, birbirimizden kopuk, uzak bir hayat yaşamamıza rağmen, hikâyemize inanmaya devam ettim ben. 16 yıldır gözüm üstünde; sana bir şey olmasın, sen üzülme, gerçekler canını acıtmasın diye. Unutmak seni mutlu edecekse beni unutmana da razıydım. Nitekim unutman için elimden geleni yaptım.

Geçmişe teslim olur; unutmaktan vazgeçer, hatırlamak istersen belki anlatabilirim. Ama hatırladığın geçmişin seni nasıl etkileyeceğini bilmiyorum. Onun için sana tüm yaşananları yabancının hikâyesi gibi anlatacağım. Unutma, gerçek hikâye aslında anlatılmayandır.

Ahmet Can, İpini Koparan, Profil Kitap

Yazabileceği hikâyelerin peşinde durmaksızın koşan, değişken ruh hâllerine sahip bir yazarın çenesi düşük iç konuşmaları… Kendini yitirmek isteyen ancak ne yapacağını bilmediği bu hayata ille de tutunması beklenilen bir aylak…

Sadece nefes alıp vererek hiçbir dengeyi bozmadan yaşayan insanları en büyük suçlu olarak gören, fakat aksine kendisi kodesi boylayan, deliliği varlığının kanıtı olmuş “ipini koparan” kahramanımız bol “kahkahalı” bazen de üzünçlü serüveniyle sizlerle!..

Muhammed Berdibek, Siyah Güzeldir, Profil Kitap

Yazılarında daha çok “buzdağı”nın görünmeyen kısmındaki sıradan insanların sıra dışı hikâyelerini konu edinen Muhammed Berdibek; yayımlanan ikinci kitabı Siyah Güzeldir’de siyah kavramını bir metafor olarak ele alıyor ve bu kavramdan yola çıkarak içinde bulunduğu zorlu koşullara rağmen acılarından sıyrılabilen ve bir hayalin, bir umudun peşinde koşan insanların mücadelelerini anlatıyor; bu yönüyle bir taraftan da okurlara unutulmakta olan gerçek direniş hikâyelerini hatırlatıyor.

Mustafa Yahya Coşkun, İncilerin Yıldızı, Profil Kitap

Elmaslar içinde eşsiz yeri olanlardan biri de Kaşıkçı Elması idi. Osmanlılar ona “Kevkeb-i Dürri” demişlerdi. İncilerin Yıldızı… Peki, Kaşıkçı Elması’nın gerçek hikâyesi neydi? Gerçekten bir çöplükte bulunmuş ve üç kaşık karşılığında mı satılmıştı? Yoksa Hindistan’dan Napolyon’a, Napolyon’dan Tepedelenli Ali Paşa’ya uzanan ve en sonunda Topkapı Sarayı’na varan başka bir hikâyesi mi vardı?Yahut hiç bilinmeyen başka bir maceranın bağrında mı duruyordu?

İncilerin Yıldızı, Kaşıkçı Elması’nın efsunlu hikâyesinin gölgesinde bir macera romanı. Kaybettiklerimizi bulmak isteyen bir tarihçinin ilginç serüveni...

Ömer Ertur, Abdülhamid’in Rüyası Ertuğrul, Profil Kitap

Abdülhamid’in Rüyası Ertuğrul 1889 yılında Konstantiniye’den yola çıkıp, 1890 yılında Yokohama’ya ulaşan beş yüz Osmanlı bahriyelisinin ihtişamlı olduğu kadar, bahtı kara bir firkateyndeki seferini konu ediyor. Kısmen gerilim romanı, kısmen bir destan, kısmen de tarihsel roman özellikleri taşıyan Abdülhamid’in Rüyası Ertuğrul, okuyucuları, on dokuzuncu yüzyılın bu görkemli döneminde gerçekleşmiş olayları bizzat yaşayan kişilerin bakış açısıyla anlatıldığı bir deniz yolculuğuna davet ediyor. Abdülhamid’in Rüyası Ertuğrul fırtınalı denizlerin, coşkulu limanların, yaşamış insanların romanı; geminin fotoğrafçısı Teğmen Haydar’ın, Bando Şefi Üsteğmen İsmail’in, Şair Ali Ruhi Efendi’nin ve fakir bir Japon balıkçı Tomokiçi’nin hikâyesi…

Yaşar Sırrı Pinhan, Nadir Kuş, Profil Kitap

Sıradan, önemsiz, silik bir adam… Kalın bir sis perdesi örtmüş kimliğini… Aranıyor… Arandıkça bulunamıyor…Yoksa? Ya varsa? Aydınlandıkça kararan bir tuhaf öykü…

Yaşar Sırrı Pinhân okuyucunun zihninde yarattığı türlü karmaşa ile gerçeği ustaca gizliyor; dikkatli okuyucuyu ise gizemi çözebilmesi için bıraktığı ipuçlarını keşfetmek üzere anlatımlar ve satırlar arasında dolanıp duran başlı başına bir maceraya davet ediyor!

İbrahim Has Halveti, Tasavvufi Mektuplar, H Yayınları

XVIII. asırda İstanbul’da yaşayan İbrahim Hâs, dönemine ve tasavvuf tarihine kaynaklık eden eserler kaleme almış önemli mutasavvıflarımızdan biridir. Hâs’ın dîvân, menâkıbnâme, tezkire, mektup, silsilenâme ve şerh türünde yazdığı eserler, muhteva bakımından çok güçlü olduğu kadar, dil itibariyle de XVIII. yüzyıl Türkçesi’nin güzel örnekleridir.

Elinizdeki kitap, İbrahim Hâs’ın bazı sûfîlere gönderdiği mektuplardan oluşmaktadır. Derin bir tasavvuf kültürüyle kaleme alınan bu mektûplar, vahdet-i vücûda doğru seyr ü sülûk eden makâm sahiplerine yazıldığı için tasavvuf tarihi ve edebiyatıyla uğraşanlara önemli bilgiler vermektedir. Mektuplardaki gerek sûfiyâne kavramların ve gerekse sembolik ifadelerin yorumları manevî bir idrâk olan “ledün” ilminin anlaşılmasında okuyucunun işini kolaylaştıracak mahiyettedir.

İbrahim Has Halveti, Erenlerden Aşk Sözleri, H Yayınları

“Erenlerden Aşk Sözleri” adıyla yayınladığımız bu kitap, çoğu tarikatler öncesi dönemde yaşayan sûfîlerin sözlerinden yapılan bir derlemedir. İbrahim Hâs’ın birçok kaynaktan derlediği bu “kelâm-ı kibar”lar, gönlünün aynasındaki pasları temizleme yolunda olan arayıcılar için bir kılavuz, aşkının kemâl bulması için çabalayan âşıklar için bir kıvılcım niteliğindedir...

Üsküdarlı Mehmed Nasuhi Halveti, Tasavvuf Eğitiminde Nefs-Tevhid-Zat, H Yayınları

Hak ehli ârifler nefis terbiyesinden geçerek ilâhî ahlâka ulaşmış insanlardır. Hak âriflerinin içlerinde halkı Hakk’a davet eden, vahdetin rengine boyanan mürşid-i kâmiller vardır. Onların iç dünyaları ilâhî sırlarla doludur. Bu zâtlar gerçekte insanı Hakk’a ve hakîkate, eşyanın hakîkatine yönlendirerek irşâd etmeye çalışırlar.

Elinizdeki kitabın yazarı Üsküdarlı Mehmed Nasûhî Halvetî de Hakk’ı bilen ve insanları Hakk’a yönlendiren ârif kişilerden biridir. Bu kitapta Nasûhî Efendi, tefekkür ve terbiye dünyasını okuyuculara açmakta; onlara nefs, tevhîd ve Zât kavramı etrafında önemli izahlar yapmaktadır. “Tasavvuf Eğitiminde Nefs Tevhîd Zât” ismiyle yayınladığımız bu kitap, klasik bir seyr ü sülûk kitabıdır ve okuyucusuna mânâ denizinden inciler sunmaktadır.

 

Betül Zarifoğlu, Karşıyım, Beyan Yayınları

Aslında çok muhalif biri değilimdir. Yani belki herkes kadar.
Gel gör ki sıklıkla “neden” diye sorarım nedense. Bu “neden” deyişlerimin sonunda bir miktar karşı oluveririm. Zaman zaman isyanım girer devreye, laftan anlamayana “Yeter beee” diyebilirim, demişliğim de vardır. Lakin özünde çözüm odaklı bir insan olduğum için “Olsa keşke” der, çözüm önerilerimi de sunarım.

Berin Tuncel, Kendine Doğmak, Tuti Kitap

İnsan birçok kez doğar! Önce anneden, sonrasında ise hep kendine… Kendine doğmak, bir kendini tanıma ve anlama serüvenidir. Yolu da “anne” kavramından geçer. Çünkü hepimiz bir anneden doğduk ve içimizde bir “anne” sembolü daima yaşıyor. Ancak kendimize yaklaşabilmek için bu anneden özgürleşmemiz lazım…Nefs Psikolojisi kuramı üzerinden insanı ve bu tekâmül yolculuğunu anlatan eser; anne sembolüyle kurulan bağın bireyleşme sürecimizdeki etkisinden, toplumsal ve bireysel yönüyle annelikten, aşmamız gereken iç engellerden, içimizdeki sembollerden, anne arketipinden bahsetmektedir.

Bu yolculuk, sonu gelmeyen kendine doğumlara gebedir ve ancak kendini okuyabilen, kendine has çözümü keşfeden insan “Kendini bilen Rabbini bilir.” sırrına erebilir.

Ruth A. Miller, Fıkıhtan Faşizme, Ekin Yayınları

Bu kitapta Ruth Miller, Osmanlı İmparatorluğu'ndan Türkiye Cumhuriyeti'ne geçişte ceza hukukunda yapılan değişiklikleri ele almakta ve Türkiye Cumhuriyeti devletinin ceza hukukunu yönlendiren temel düşüncelerin tarihsel ve kuramsal köklerini ortaya koymaktadır. Tanzimat'tan 1930'lara kadar geçen dönemde ceza kanunlarında yapılan değişiklikleri dikkatle takip eden yazar, bu değişimlerin ardında yatan düşünce ve felsefeyi “modern” dönemde gelişen devlet, birey ve toplum anlayışıyla irtibatlandırarak ele almaktadır.

Yazar, Tanzimat sonrası Osmanlı bürokrasisinin, dünyada yaşanan “modern” gelişme ve eğilimlere paralel bir şekilde genelde devleti, bürokrasiyi, toplumu, dini, ulemanın rolünü özelde ise suç ve cezayı “modern zihniyet” çerçevesinde yeniden tanımlayıp yorumladıklarını ve modern devlet ile bürokrasiyi inşa etmede ceza hukukunu etkin bir araç olarak kullandıklarını ortaya koymaktadır.

Şehbenderzade Filibeli Ahmed Hilmi, Amak-ı Hayal, 01 Yayınları

A’mak-ı Hayal Felsefe ve Tasavvuf’un roman kurgusuyla iç içe geçtiği bir eser olması bakımından ne kadar değerliyse, bu çalışma ile eski yazıyı öğrenen ve öğrenmek isteyenlere bir kılavuz olması bakımından da bir o kadar ehemmiyetli olacaktır.

Bu sebeple bu çalışmada, eserin eskiyazı nüshaları karşılaştırılarak bir nevi tahkik metin ortaya çıkartılmış, çeviriyazı usulü ile yayımlanan günümüz baskılarının hataları zikredilerek kimi yerlerde tenkidi yapılmış ve bunu yaparken eski yazıyı okumayı yeni öğrenen veya öğrenmek isteyenlere, okumada kılavuz olacak bir metin olması için, metindeki harf dizilimine riâyet edilerek tam bir metin okuyucuya sunulmuştur.

Ömer Dinçer, Siyasetnameleri Yeniden Okumak, Klasik Yayınları

Siyasetnameleri Yeniden Okumak, geleneksel siyasi düşüncenin başlangıçtan günümüze tarihî seyrini hikâye ediyor. Onun kaynaklarını, tarihî ve kültürel zeminini, ortaya çıkışını, gelişimini ve koca bir çınar gibi dal budak salışını belgeliyor. Ancak geleneksel siyaset düşüncesinin tarihî izlerini takip ederken, tıpkı bir kamera gibi belirli bir açıyla konumlanan siyasetnâmelerin merceğinden naklediyor.

Bu kitap bugüne kadar yazılan siyasetnâmelerle ilgili eserlerden farklı bir yaklaşım sunuyor ve birçok siyasetnâmenin içerik analizini yapıyor. Yazıldığı tarihî ve kültürel zeminle bağını kurmaya çalışarak, birbirleriyle karşılaştırma imkânı veriyor. Dört farklı kültür ve medeniyetin siyasi nasihat edebiyatının tarihî süreç içindeki gelişimini izleyerek, birbirlerine etkilerini tartışıyor.

 

Güncelleme Tarihi: 11 Nisan 2018, 14:00
YORUM EKLE

banner19