Çeşitli yayınevlerinden yeni çıkan kitaplar / Haziran

Her ay başında, sitemize hangi yayınevleri neler göndermişse onları toplu olarak siz okurlarımızla paylaşıyoruz. İşte Haziran-2015 döneminde Dünyabizim'e gelenler...

Çeşitli yayınevlerinden yeni çıkan kitaplar / Haziran

Okurlarımızın bildiği üzere, kurulduğu 2008'den beri sitemiz kültürün tüm alanlarında olduğu gibi yeni çıkan kitapların değerlendirilmesi hususunda da özel haberler, değerlendirme metinleri yayınlıyor. Habercilerimizin özverili çalışmaları, sitemizin yayın dünyasını yakından izlemesine ve gelişmelerden (yeni çıkan kitaplar da dahil) okurlarını haberdar etmesine vesile oluyor.

Özellikle son iki yıldır çeşitli yayınevleri Dünyabizim ofisine yeni çıkan kitaplarını gönderme zahmetinde bulunuyorlar. Kendilerine teşekkür ederiz. Bizler de, yayın ilkelerimize uyan kitapları habercilerimize dağıtıyor, eğer kitabı okuyup da severlerse, haber yapmaya değer görürlerse haberleştirmelerini rica ediyoruz. Şimdiye kadar bu tür yeni çıkan hangi kitaplar değerlendirildi, özel haberler üretildi, hepsine Dünyabizim Ansiklopedisi'nde ilgili kitap/yazar başlığı altında ulaşabilmeniz mümkün: http://www.dunyabizim.com/tags

Artık her ay başında, geçen ay içinde sitemize hangi yayınevleri neler göndermişse onları toplu olarak siz okurlarımızla paylaşıyoruz. Elbette her bir kitap için inşallah özel haber/ler de üretmeye/ üretilmesine vesile olmaya devam edeceğiz.

Aşağıda Haziran-2015 döneminde Dünyabizim'e gelen kitapları listeledik. İyi okumalar...

Halil Ersoylu, Türk Kültüründe Kuşlar, Ötüken Neşriyat.

 

En eski çağlardan beri çeşitli kuş adları Türk düşüncesinde, dil, yaşayış ve kültüründe şu veya bu ölçüde ve önemde pek çok varlığa isim olmuş veya unvan olarak kullanılmıştır. Ni­tekim Türkler arasında soy, boy, kişi adları, unvanları ile yaşadıkları çevrelerdeki şehir, dağ, ırmak, göl gibi yerlere verilmiş adlar içinde kuşlara ait bulunanlar oldukça fazladır. İslamlık öncesi Türk inançları içinde bazı tanrı ve ruh adları bile kuşlarla ilgilidir. Zamanın derinliğinde, hayalin, düşü­nüşün ve kurgunun alabildiğine genişliğinde ve inceden inceliğinde sese, söze, renge, çizgiye, notaya, ezgiye ve daha pek çok şeye gi­rip çıkarak, gündelik yaşayıştan başlayan ve şiirdeki varlığı öncelikli olmak üzere, güzel sanatların hemen her dalında kuşlar Türk kültürü açısından müstesna bir yere konmuşlardır. Prof. Dr. Halil Ersoylu’nun hazırlamış olduğu bu kitap üç ana bölümden oluşuyor. Birinci bölüm­de “Türk Dünyasının Düşünce, Dil ve Edebiyatındaki Bazı Kuşlar”, ikinci bölümde “Türk Dünyasının İnanç ve Yaşayışındaki Bazı Kuş­lar” ve üçüncü bölümde ise “Türk Dünyasının Folklor ve Etnograf­yasında Süs Unsuru Olarak Kullanılan Bazı Kuşlar” yer almaktadır.

İbrahim Özkan, Deli Halid Paşa, Ötüken Neşriyat.

 

23 senelik subaylık mesleğinin 13 senesini, Doğu ve Güneydoğu bölgelerimizde (Gaziantep, Mardin, Şırnak, Beytüşşebap, Tatvan, Sarıkamış) geçirmiş olan İbrahim Özkan’ın fevkalade akıcı ve samimi bir üslupla kaleme aldığı kitapta yalnızca Deli Halid Paşa’nın şahsi hayatını değil, aynı zamanda onun şahsında Türk milletinin son bir asırlık tarihî serüvenini de okuyacaksınız. Teşkilât-ı Mahsusa Gönüllü Alayları’nın kuruluşundan Anadolu’nun makus talihini değiştiren o destansı Kopdağı-Bayburt savunmasına, İstiklâl Harbi’nin en önemli ayrıntılarından Cumhuriyet’in kudretli paşaları arasındaki ilişkilere kadar son asır Türk tarihini bugüne akseden neticeleriyle birlikte bir solukta okuyacaksınız. 

Gökhan Yıldırım, Hicranname, Tuti Kitap.

 

Ey ötelere uçup gitmek isteyen yolcu! Ayrılık, aşk kuşuna kanatlar takar. Ve bilesin ki yüzlerce kanadın varsa Yâr diyarı sana uzak değildir…

Ey aşk ateşine düşmüş kimse!

AŞK’ın tek başına anlatıldığını gördün mü hiç?

Bu yüzden SEVGİLİ’ye giden yolu anlatmak için “AYRILIK” var bu satırlarda…

Çünkü aşk, ayrılığın kerametidir.

Senin kahır olarak bildiğin ayrılık, lutuftur aslında…

Yoksa gönül kandili nasıl tutuşurdu ayrılık ateşi olmasaydı?

Üç Tarz-ı Siyaset ve Tartışmalar, Haz. Arslan Tekin, Bilge Kültür Sanat.

Dr. Arslan Tekin, Türk gazetesinde çıkmış, günümüze ışık tutan bütün tartışmaları ilk defa bu kitapta bir araya getirerek önemli bir eksiği tamamlıyor, Türk fikir hayatına bir kaynak eser kazandırıyor.

Pierre Loti'nin Mektupları ve Son Kitabı: Türkler ve Ermeniler, Haz. Nazmi Eroğlu, Bilge Kültür Sanat.

 

Pierre Loti, Türkiye’nin kültür ve medeniyet yönünden özünü muhafaza etmesinden yanadır. Daha doğrusu, tarihî geçmişiyle harmanlanmış bir Türklükten yanadır. Batıcılığın (modernist anlayışların) bu otantik kültür ve medeniyet iklimini yozlaştırmasına gönlü razı değildir. Romantik kişiliğinin penceresinden görmek istediği Türk’ün, esasında o devrin muhafazakâr münevverlerinin Türk algısıyla örtüştüğü de söylenebilir. Nitekim Yahya Kemal ve Abdülhak Şinasi gibi İstanbul muhibbi büyük ediplerin bakış açısını önemli ölçüde Pierre Loti’nin İstanbul sevgisinde bulmak mümkündür.

Zeynep Özcan, İnönü Dönemi Dini Hayat, DEM.

 

Cumhuriyet dönemi din politikalarının temel çerçevesinin, İnönü döneminde şekillendiği artık herkes tarafından bilinen ve sıklıkla dile getirilen bir gerçektir. Zaten modern Cumhuriyet de kendini, Osmanlı dinselliğinden bir kopuşun ifadesi olarak takdim etmişti. Bu çalışmada, modernleşme sürecini radikal bir Batılılaşma "set"iyle birlikte sürdüren Cumhuriyet pratikleri içinde, özellikle İnönü döneminin din politikaları üzerine odaklanılmıştır. Dönemin sosyo-politik gerçekliği, belli başlı aktörlerin ruhsal-duygusal evrenleri, gündelik hayata sinen genel-geçer hava, bu çalışmanın anahtar temaları arasında yer almaktadır.

İnönü dönemine yönelik araştırmalardan, özellikle din politikaları bağlamında ulaşılması gereken sonuçlar dikkatle analiz edildiğinde, bütün bir modernleşme tecrübemizin belli başlı boyutlarının da açıklanma şansına kavuştuğu görülecektir. Dönemin sosyal gerçekliği, dini anlama pratikleri, laiklik tartışmaları ekseninde dinî kurumsallaşma, cemaatler ve söylem akışları, söz konusu dönemin istisnailiğini açıklamak için oldukça önemli sayılabilecek işaretler sunmaktadır.

Bilal Yorulmaz, Sinema ve Din Eğitimi, DEM.

 

Sinema ve Din Eğitimi adlı bu kitapta, öncelikle Amerikan, İran ve Türk sinema tarihi incelenmiş, bu ülkelerdeki sinema din ilişkisi değerlendirilmiştir. Konuya dair geniş bir bakış açısı sunan bu tarihi perspektiften sonra sinemanın psikolojik ve sosyolojik gücü somut olaylar ve filmlerle ortaya konmuştur. Bazı film türlerinin din eğitimi açısından elverişli olup olmadığı da değerlendirilmiştir.

Sinemanın örgün ve yaygın eğitimdeki rolü, ayrı başlıklar halinde incelenmiştir. Filmlerin, eğitim amaçlı kullanımının tarihçesine, film kullanımında dikkat edilmesi gereken ilkelere, film kullanımının fayda ve sınırlılıklarına, filmlerle birlikte kullanılabilecek etkinliklere yer verilmiş, DKAP dersi için kullanılacak filmlerin seçimi ve değerlendirilmesi amacıyla bir "Film Değerlendirme Formu" geliştirilmiştir.

Bugünün İlahiyatı Nasıl Olmalıdır, Kolektif, Ensar Vakfı-İSAV

 

Erciyes Üniversitesi İlahiyat Fakültesi ve İslâmî İlimler Araştırma Vakfı'nın müştereken tertiplediği "Bugünün İlahiyatı Nasıl Olmalıdır? Sorunlar ve Çözümleri" konulu Tartışmalı İlmî İhtisas Toplantısı, 01- 04 Haziran 2014 tarihlerinde gerçekleştirilmiş, bu toplantıda, "İlahiyatın adı ve amaçları ne olmalıdır?" "İlahiyatın akademik yapılanması, bölümleri ve anabilim dalları nasıl olmalıdır?" "İlahiyat Lisans Programının Değerlendirilmesi" "Öğretim elemanlarının niteliğini artırmak için neler yapılabilir?" "Eğitim Anlayışı nasıl olmalıdır?" "Uzaktan eğitim ve İLİTAM uygulamalarının geleceği nasıl olmalıdır?" başlıklı tebliğler sunulmuş, tebliğ ve müzakereler yeniden gözden geçirildikten sonra bir araya getirilerek bu eserde neşredilmiştir.

Son Dönem Osmanlı Ahlak Terbiyecileri ve Ahlak Terbiyesi, Kolektif, Ensar Vakfı-İSAV

 

"Son Dönem Ahlâk Terbiyecileri ve Ahlâk Terbiyesi" konulu ilmî toplantı, 06-07 Aralık 2014 tarihlerinde, Düzce Üniversitesi İlahiyat Fakültesinde gerçekleştirilmiş, Kınalızâde Ali Efendi; Mehmet Hâzık Zeynizâde; Ali Kemâl İkdamcı; Mehmet Said Efendi; Ali Seydi Bey; Ali İrfan Eğribozî; Ahmet Cevat Emre; Ahmet Mithat Efendi; M. Sadık Rıfat Paşa; Ali Rıza Bey; Hüseyin Remzi Miralay; Ahmet Hamdi Akseki" konulu tebliğler sunulmuş; toplantı metinleri bir araya getirilerek bu eserde neşredilmiştir.

Adem Güneş, Din Öğretimi Materyalleri, DEM.

 

Değişen ve gelişen teknolojik şartlar, her geçen gün eğitimin şartlarını ve imkânlarını doğrudan etkilemektedir. Hayatımızı kuşatan teknoloji ve görsellik, eğitimde duyulara hitap eden öğrenme yaklaşımlarının uygulanmasını ve materyal kullanımını zaruri kılmıştır. Bu durum din öğretimi için de geçerlidir. Materyal kullanımı, din öğretiminde ibadetler, Hz. Peygamber'in hayatıyla ilgili konular ve kültürle ilgili birçok konunun algılanıp pekiştirilmesinde önemli bir rol oynadığı gibi inanç ve ahlak gibi alanlara ait birçok soyut konunun somutlaşarak öğrenilmesine katkı sağlar. Uygun ve ölçülü materyal kullanımıyla, din öğretiminde bilgiyi daha etkili öğrenmek ve öğretmek mümkün olabildiği gibi, duygu ve davranış öğretiminde de daha etkili sonuçlar almak mümkündür. Bu çalışma, belirtilen bu hususlara yönelik olarak, din öğretiminde etkili materyal hazırlama ve kullanımına dair örneklerin sunulduğu bir eserdir. Kitapta, din öğretiminde materyal hazırlamanın genel ve özel ilkeleriyle ilgili bir takım teorik bilgiler yanında, 30'dan fazla materyal türünde, iki ya da üç boyutlu 200'e yakın materyal örneği sunulmuştur. Materyal çeşitleri tek tek ele alınmış, önce genel öğretimde ve din öğretimindeki kullanılışı, yararları ve hazırlanışı ile ilgili teorik bilgilere yer verilmiş, daha sonra materyale ait din öğretiminden örnekler sunulmuştur.

Mustafa Akman, Kur'an'da Cehalet Kavramı, Ensar Neşriyat.

 

'Cahil', 'cehalet' ve 'cahiliye' kavramları, genelde yanlış algılanmakta, hatta Kur'an'ın yüklediği manaya zıt anlamda kullanılabilmektedir. Bu kitapta, bu yanlışlığın köklerini tespit etmek ve anlaşılması gereken şekli ortaya koymak düşüncesiyle konuyu detaylarıyla ele aldık. Bu arada, bu konuya dair yazılmış çeşitli çalışmalardan haberdar olmaya gayret ettik ve bunlardan olabildiğince istifade ettik. Bu gayretimiz, çalışmanın seyri içerisinde görülecektir.

Her konu ve alanda olduğu gibi, İslam'ı da kendi öz kaynaklarından öğrenmek esas olmalıdır. Unutulmamalıdır ki, İslam'ın gerektiği şekilde anlaşılması, bir anlamda karşıtı olan cehalet/cahiliye kavramını iyi tanımayla doğru orantılıdır. Biz de konuyu olabildiğince ilk İslamî kaynaklardan temellendirmeye çalışmakla beraber, kimi bilgileri, kısmî de olsa müsteşriklerden almayı ihmal etmedik.

Huzura Doğru Beş Büyük Adım, Kolektif, Ensar Neşriyat.

 

Elinizdeki kitapta, birbirinden çok farklı aile ortamlarında yetişmiş, bir zamanlar sizler gibi çocuk ve genç olan çok kıymetli ağabey ve ablalarınızın namaza başlama hikâyelerini okuyacak, belki de her birinde kendi hikayenizden, düşünce dünyanızdan, evinizden, anne-babanızdan bir parça bulacaksınız. Bir solukta okuyacağınızı düşündüğümüz bu kitapta, her beş vakitte, Rabbimiz katından yapılan davete icabet etmenin, Rabbimiz tarafından yapılan yoklamaya "burda!" demiş olmanın ruhunuza kattığı iç aydınlanmaya şahit olacaksınız.

Ahmet Yapıcı, Gelenekten Modernizme Tekkeler ve Cumhuriyet, Ensar Neşriyat.

 

Bu kitap, 1925 yılında tarikatların yasaklanarak tekkelerin kapatılmasının Türkiyenin toplumsal ve dinî hayatında ne gibi sosyolojik sonuçlara yol açtığı sorusuna cevap arayan bir çalışmadır.

Murat Sülün, Kur'an Ne Diyor? Biz Ne Anlıyoruz?, Ensar Neşriyat.

 

Kur'an ayetlerinin, doğru anlaşılması çabalarına katkı mahiyetinde, bugüne kadar neşrettiğim makale ve tebliğlerim, "Dostlar alışverişte görsün!" kabilinden, suya sabuna dokunmayan uğraşılar değildi; hem rahatsız edici, hem de ezber bozucu sayılabilecek nispeten farklı yaklaşımlardı… Bu çalışmaların, toplumumuzu ilgilendiren yaklaşık yirmi beş tanesinin, İlahiyat meraklılarına derli toplu bir şekilde arz edilmesi düşüncesi doğunca, bu farklı konu ve kavramları mümkün mertebe uzlaştırıp, aralarında insicam sağlayarak, neşretmeye karar verdim.

Elinizdeki kitapta, girizgah niteliğindeki iki makalenin akabinde, İslamiyet'in en belirgin mükellefiyetleri ve bunlara dayanak teşkil eden fıtrat ve mes'uliyet kavramları, on başlık altında incelenmekte; takip eden üç konuda, 'öteki' anlaşılmaya çalışılmakta; kader çerçevesindeki üç çetrefil konudan sonra, din - bilim çatışmalarının halli çerçevesinde bir öneri ve Kur'an mealleri hakkında teknik bir değerlendirme sunulmaktadır. Kitap, Kur'an mesajını, günümüz insanına iletirken nelere dikkat edilmesi gerektiği ile son bulmaktadır.

Murat Sülün, Türk Toplumunun Kur'an Kültürü, Ensar Neşriyat.

 

Türklerin Kur'an kültürünün altyapısını oluşturan Kur'an eğitimi, içeriği Kur'an'la irtibatlandırılabilecek Türk atasözü ve deyimleri, Kur'an eksenli ninni ve bilmeceler, Türk edebiyâtında Kur'an iktibası, Türklerin Kur'an araştırmaları, Türklerin, millî kültürlerine asıl rengini veren Kur'an'a karşı geliştirdikleri davranış kalıplarını kapsayan bu çalışmanın amacı, Kur'an-ı Kerim'in Türk sosyokültürel hayâtındaki yerini analiz edip Kur'an'la ilişkileri sorgulamaktır.

Kitapta, halkın, Kur'an'a karşı geliştirdiği davranış kalıpları, sonuçta ulemâ ve aydın kesimin Kur'an telâkkisine paralel geliştiği için, aydınıyla halkıyla bütün bir toplumun Kur'an'la ilişkisi irdelenmiştir.

Türklerin Kur'an algısını anahatlarıyla tespit ederek, Mushafçı Kur'an algısını irdeleyen, Türklerin Kur'an araştırmalarını anahatları ile sunan, Kur'an'la ilişkilerde yakalanması gereken düzeyi göstermeye çalışan bu çalışmanın, Türk Kur'an kültürü sahasında önemli bir boşluğu dolduracağına inanıyoruz.

Te'vîlâtü'l Kur'an Tercümesi, 1. cilt, Ensar Neşriyat.

 

Ebü Mansür el-Matüridi(ö. M. 944), Ehl-i sünnet kelamı ile dirayet tefsirinin kurucusu ve Hanefi fıkhının geliştiricisidir. Günümüze ulaşan ilk dirayet tefsirinin müellifidir. İmam Matüridi, Te'vilat'ında, sahabe, tabiin ve tebe-i tabiin neslinden intikal eden açıklamaları da nakletmiştir. Böylece, muhtemel anlamları akıl yürüterek belirlemeye çalışmak suretiyle te'vil yöntemini uygulamıştır. Eserde, itikadi mezheplere dair bilgilere yer verildiği gibi, fıkhi mezheplere, özellikle Şafii fıkhına ilişkin bilgilere de yer verilir.

Te'vilatü'l Kur'an Tercümesi, Matüridi'nin günümüze intikal eden en hacimli eseri olup tefsire dair erken devir İslam düşüncesi ürünlerinin en önemlilerindendir. Kitap, başta tefsir olmak üzere kelam, mezhepler, fıkıh, usül-i fıkıh gibi temel İslami ilimlerin yanı sıra İslam dışı din ve mezheplere ilişkin değerli bilgiler de içerir. Eserin tamamı 18 cilt olup, 1. cildini takdirlerinize sunuyoruz.

Bidâyetü'l Müctehid ve Nihâyetü'l Muktesid, 3 cilt, Ensar Neşriyat.

 

İbn Rüşd, Bidâyetü'l­Müctehid'de, hem kitabın bütünü, hem de incelediği her bir kitap açısından, son derece sistemli bir yol izler. Her kitabın başında, ele alacağı konuları belirtir. Konuları işlemeye başlayınca, müctehidlerin ittifak ettiği noktaları belirterek söze başlar. Daha sonra da ihtilâf ettikleri meseleleri ele alır. İhtilâf edilen meselelerde, belirleyebildiği bütün müctehidlerin görüşlerini tasnifli bir biçimde sunar. "Bu ihtilâfın sebebi" klişesiyle, ihtilâflarının kaynağını belirtir. Her görüşün dayanağını ve iç tutarlılığını ya da tutarsızlığını belirttikten sonra, doğruya yakın gördüğü görüşü tercih eder; bazan da tamamen kendine has yeni bir görüş ortaya koyar. İbn Rüşd, genel olarak Mâliki mezhebine bağlı olmakla birlikte, iç tutarlılığı açısından sakat gördüğü noktalarda bu mezhebi eleştirmekten de geri kalmaz. Ele aldığı konuları seçerken, âyet ve hadislerde açıkça belirtilmiş (=mantûk) ya da bu belirtilenlerle ilgili olup kendileri hakkında açık bir düzenleme bulunmayan (=meskût) konuları ele almaya ve bu çerçevenin dışına taşmamaya büyük bir özen gösterir. Ayrıca, kendi zamanında tartışma konusu olan ilgi çekici meselelere de yer verir.

Cevdet Karal, Cesedi Nereye Gömelim, Everest Yayınları.

 

Çiçeklerden birinin dibine dedim
Su vermez de sır verir gibi begonyaya
Kaldırılmış giysilerden birinin cebine dedim
Bulmuş gibi yapar seviniriz çok sonra

Portakal buğularına dedim
Sürdürdüğümüz tek ayindir kış aylarında
Biriktirdiğimiz cam kırıklarına dedim
Yuttuğumuz, konuşmak istemediğimiz anlarda

Nevin Soysal Aydın, Gezegen Mavi'ye Yolculuk, Düş Değirmeni.

 

Bu, evrenin "Eşsiz Nur"unun hikâyesidir. Onu sevip yolundan gidenlerin; sevginin, umudun, arayışın, adanmışlığın, emeğin ve cesaretin hikâyesi...

Işık yaratık, genç Kaptan A-Nur Taar; yaradılış amacını keşfetmek için Eşsiz Nur'u kendisine rehber edinen, onun hayranı, izinden gideni, onu ve onu sevenlerin seveni, ışık ve renk diyarı Ezel-Nur gezegeninin uzay gemisi Nur Avcısı'nın kaptanıydı. Eşsiz Nur'un Gezegen Mavi'de parıldadığı gün, onu tanımak için uzay yolculuğuna çıkan Işık Adam, o gün yalnız kendi hayatının değil, dünyanın kaderinin de değişeceğini henüz bilmiyordu.

Nevin Soysal Aydın, Cenneti Arzulayan Fil, Düş Değirmeni.

 

Gezegen Mavi semalarının Eşsiz Nur'un nuruyla tanışmasına sadece elli gün kalmıştı. Eşsiz Nur'un doğumuyla sahip olacağı şereften henüz habersiz olan Mekke'ye, o gün hâkim olan tek duygu korkuydu. Yeryüzünün gördüğü en güçlü fil ordusu, Muhassab Vadisi'nden Mekke'ye doğru akın akın ilerliyordu.

Herkesin kendisine korkuyla baktığı, ordunun başındaki dev fil, yeryüzünün mücevheri Kâbe'ye hayranlıkla bakıyordu. Dev fil Bamba, Kabe'ye saldırı emriyle ilgili kararını verirken yeni bir devri de başlatıyordu...

Şükrü Altın, Sürgündeki Son Halife, Çelik Yayınevi

 

Son Halife Abdülmecid Efendi hüzünlü bir yolculuk içinde vatanından sürüldü ama ülkesi aleyhinde tek bir söz söylemedi. Baskı, ıstırap, özlem, yokluklar ve yaşadığı bütün bu olumsuzluklara rağmen geri dönme umudunu hiçbir zaman yitirmedi.

İstanbul'dan gelen dostlarına bir avuç vatan toprağı sipariş etmişti. Beyaz bir bez torba içinde getirilen toprağı başucunda saklıyor, arada bir özlemle derin bir nefes alarak kokluyordu. Abdülmecid Efendi pasaportsuz, yurtsuz kaldı ama yastığının altında sakladığı bayrağını unutmadı…

Şükrü Altın hocamızın romansı bir lezzette yazdığı kitabı okuduğunuzda saklı tarihimizi öğrenerek hayretler içinde kalacaksınız…

Mehmet Yıldız, Aşk Neden Can Yakar?, Genç Nesil

 

Ne yaparsan yap olmaz bazen. Ama o kadar güzel olmaz ki, "Ancak bu kadar güzel olmayabilirdi" dersin. Ve aklına gelir: "Kadere iman eden kederden emin olur." Sonra anlarsın ki, nar tanelerini teker teker yerli yerine yerleştiren Rabbin, seni de hangi gönle yerleştireceğini bilir. Tek yapman gereken kara geceleri kudret kalemiyle güneşe boyayan, kahverengi odundan pembe çiçekler açtıran Allah'a inanmak. O'na inanırsan yaklaşmak için tuttuğun elin aslında Allah'tan uzaklaştırdığını anlarsın. O'na inanırsan batıp gidenlerden medet ummaz kalbin esas sahibine yönelirsin. O'na inanırsan "aşk neden can yakar" anlar ve sabır ipliğiyle diktiğin tüm yaralarını tedavi edersin. İstemez misin kor ateşler etrafını sararken yanmayan bir İbrahim olmayı...

Osman Sungur Yeken, Aşık da mı Olmayalım?, Genç Nesil

 

Bazen çok sevdiğin bir şey imtihanın olur… Bin bir ümitle, bin bir hayalle çıktığın yolda hüsran dolar avuçlarına… Kâh kendine kızarsın kâh kendinden eksiltenlere… Unutmak istersin, canın yanar… Bırakıp gitmek istersin, ruhun yanar… Artık sevmemek istersin, kalbin yanar… Nereye gitsen seninle gelen hatıraların gitmene izin vermez, gittiğini zannetsen de… Aşk artık acıtmaya, giydiğin bu ateşten gömlek sineni yakmaya, gözyaşların yüreğinden dolup taşmaya başladığı anda ellerini semaya kaldırıp sessizce haykırırsın: "Ben nerede yanlış yaptım?" "Âşık da mı Olmayalım?" aradığın cevabı bulduracak satırlara davet ediyor seni…

Harun Serkan Aktaş, İçiyorsak Sebebi Var, Genç Nesil

 

Eminim kitabı okuyan her genç "Benim de bir derdim var ve içiyorsam sebebi var" diyecek.
O dert ki, bir davanın kimliği ve ebedi hayatın anahtarı…
Satır aralarında ilerledikçe iman gözlüğünü takıp kâinatı seyretmenin huzuruna varacak…
Ve Kur'an eczanesinden bu asrın manevi hastalıklarına şifalar sunan 'kırmızı kitaplar'a aşkını tazeleyecek.

Fatih Yağcı, Seviyorsan Git Konuş Bence, Genç Nesil

 

"Kitap okumayı sevmiyorum ki ben, bunun filmi yok mu?" diyecek olanlara, bu hayat filminin yalnız bir kez çekileceğini ve aslında bu filmin başrol oyuncusunun kendisi olduğunu hatırlatan bu kitabı, önce kendinize, daha sonra bittiği gibi sevdiğiniz bütün namaz kılmakta zorlanan arkadaşlarınıza vermeye can attığınızı daha ilk sayfalarda hissedeceksiniz. Sempatik ve sıra dışı anlatımıyla, gülerken duygulandığın birkaç saat... Âlemlerin Rabbine olan samimiyet ve aşkının şiddetini arttıracak birkaç ipucu... Manevi atmosferinin güçlenerek ibadetlerinde huşu ve huzuru yakalamana vesile birkaç satır...

Marcela Grad, Mesud & Efsanevi Afgan Liderin Farklı Bir Portresi, Matbuat Yayın Grubu.

 

Afganistan’ın efsane savaşçısı Ahmed Şah Mesud’u konu alan kitap, klasik biyografi kitaplarından farklı olarak, Mesud’un ailesi, en yakın arkadaşları, yolu Mesud’la kesişmiş ve anlatmaya değer anısı olan sayısız Afgan veya olmayan kişiyle yapılmış söyleşilerden oluşan bir sözlü tarih kitabı. Mesud’un bilinen savaşçı yönü, kahramanlığı ve askeri yetenekleri kadar; olağandışı savaş koşullarında bile muhafaza ettiği kibarlığı, diğerkâmlığı, adaleti, iflah olmaz şiir tutkusu, kısaca erdemli bir lider olarak insanların gönlünde taht kurmasına neden olan tüm vasıfları, şahitlerin ağzından aktarılıyor.

Güncelleme Tarihi: 16 Nisan 2016, 15:23
YORUM EKLE

banner19