banner17

Çeşitli yayınevlerinden yeni çıkan kitaplar / Ekim

Her ay başında, sitemize hangi yayınevleri neler göndermişse onları toplu olarak siz okurlarımızla paylaşıyoruz. İşte Ekim-2015 döneminde Dünyabizim'e gelenler...

Çeşitli yayınevlerinden yeni çıkan kitaplar / Ekim

Okurlarımızın bildiği üzere, kurulduğu 2008'den beri sitemiz kültürün tüm alanlarında olduğu gibi yeni çıkan kitapların değerlendirilmesi hususunda da özel haberler, değerlendirme metinleri yayınlıyor. Habercilerimizin özverili çalışmaları, sitemizin yayın dünyasını yakından izlemesine ve gelişmelerden (yeni çıkan kitaplar da dahil) okurlarını haberdar etmesine vesile oluyor.

Özellikle son iki yıldır çeşitli yayınevleri Dünyabizim ofisine yeni çıkan kitaplarını gönderme zahmetinde bulunuyorlar. Kendilerine teşekkür ederiz. Bizler de, yayın ilkelerimize uyan kitapları habercilerimize dağıtıyor, eğer kitabı okuyup da severlerse, haber yapmaya değer görürlerse haberleştirmelerini rica ediyoruz. Şimdiye kadar bu tür yeni çıkan hangi kitaplar değerlendirildi, özel haberler üretildi, hepsine Dünyabizim Ansiklopedisi'nde ilgili kitap/yazar başlığı altında ulaşabilmeniz mümkün: http://www.dunyabizim.com/tags

Artık her ay başında, geçen ay içinde sitemize hangi yayınevleri neler göndermişse onları toplu olarak siz okurlarımızla paylaşıyoruz. Elbette her bir kitap için inşallah özel haber/ler de üretmeye/ üretilmesine vesile olmaya devam edeceğiz.

Aşağıda Ekim - 2015 döneminde Dünyabizim'e gelen kitapları listeledik. İyi okumalar...

Benim Şarkım, Erdem Yayınları.

 

On üç öykücünün kendi şarkılarının öykülerini anlattıkları Benim Şarkım, Erdem Yayınları etiketiyle okuyucuların beğenisine sunuluyor.  Gamzedeyim Deva Bulmam, Shape of My Heart , Gözlerinin İçine Başka Hayal Girmesin, Sürgün Gibi Masallarda, Ya Evde Yoksan gibi farklı türlerden şarkılarla bezenmiş öyküler edebiyat meraklılarını bekliyor.

Savaş Ş. Barkçin, Gönül Dağı, Erdem Yayınları.

 

Savaş Ş. Barkçın Gönül Dağı adlı eserinde akıcı üslubu ile okuyucuyu Türk halk müziğinin yapı taşlarından Neşet Ertaş’ın dizelerinde bir yolculuğa çıkarıyor.

Sadık Yemni, Nazarzede Kliniği, Erdem Yayınları.

 

Sadık Yemni, son kitabı Nazarzede Kliniği’ni yazmaktaki amacının postmodern zamanlara, bugünlere ait Faustvari bir roman yazmak olduğu belirtiyor ve ekliyor: Derin ve felsefi çözümlemeleri romanın akıcılığını tökezletmeyecek ölçüde işleyerek bugünlerin gerçekliğinde inançlı kalmanın önüne dikilmiş mega tuzakları göstermekti amacım.

Nidayi Sevim, Şehir ve Şuur, Akıl Fikir Yayınları.

 

Hazırlıksız yakalandığımız, bünyemizle uyuşmayan modern, kapitalist yaşam biçimi bizleri durup düşünmekten alıkoydu. Arkamıza dönüp bakamaya dahi fırsatımız yok. Kısacası şehrin ruhunu okuyamıyoruz. Durumumuz üretim bandındaki makine dişlisinden farksız. Oysa tarihi-kültürel mirasımız şehirlerin hafızasıdır ve geçmişle geleceği birbirine bağlar.

Şehrin kadim hikayeleri, ruhu ve zenginliği işte bu detaylarda gizlenmiş keşfedilmeyi bekliyor.

Fakat bu keşfi, gözlemlemeyi yapmak için farkındalık lazım. Zamanın hızını bazı zamanlarda farklı yönlere itip arkamızda, sağımızda, solumuzda neyimiz kalmış, hangi değerlerimizi görmezden gelmişiz öğrenmeliyiz. Ancak o zaman şehri anlayabilir, hissedebilir, yaşayabilir ve şehirli olabiliriz…

Elçin, Gölge, Ötüken Neşriyat.

 

Azerbaycan edebiyatının günümüzdeki en güçlü kalemlerinden Elçin’in Gölge başlığıyla sunduğumuz bu kitabında yedi hikâye bulunuyor: Gölge, Kaşçey’in Akıbeti, Kırmızı Karanfiller Pera Palas Oteli’nde Kaldı, Kurt Ailesi, Karabağ Şikestesi, Bayraktar, Gece Pencereden Görünen Dağlar. Uzun süren Rus tahakkümünün neticelerinden belki de en önemlisi yozlaşarak kendi toplumuna ve kendi duygularına yabancılaşan insan tipidir. Elçin tıpkı diğer hikâye ve romanlarında olduğu gibi burada sunduğumuz yedi hikâyesinde de insanı yalnızca “an”da değil, varlığını bir anlama kavuşturan geçmişiyle birlikte ele alır. Elçin, bir evin dört duvarı arasında yaşananlardan, bir toplumda hâkim olan düşüncelere ve cereyan eden olaylara bizi ulaştırır.

Köşim Yesmagambetov, Mustafa Çokay: Türkistan Bağımsızlık Mücadelesine Adanmış Bir Ömür, Ötüken Neşriyat.

 

Mustafa Çokay, mütevazı kişiliğine rağmen Türkistan Milli Hareketi'nin eşsiz lideri olarak Türkistan bağımsızlık hareketini yeni bir aşamaya yükseltmiş, onu örgütsel olarak temellendirmiş, maksat ve hedeflerini, strateji ve taktiğini belirlemiştir. Mustafa Çokay, Rusya esaretindeki Türk halklarını birkaç asırdan beri bağlandıkları zincirlerden kurtarmak ve dünya ölçeğinde muteber bir devlet çatısı altında birleştirmek için her şeyden fedakârlık yapmış bir mücadele adamıdır. Her türlü zorluğa göğüs gererek, vatanına ve ülkesine hiçbir kar­şılık beklemeden hizmet etmesi, halkına duyduğu sonsuz saygıdan kaynaklanıyordu. Ona göre, güçlü millî şuur olmadan bağımsızlığa kavuşmak mümkün değildir. Mustafa Çokay, millet olgusunun ebediyen var olacağını kabul etme­yen, enternasyonalist ve kozmopolit akımları tamamen reddederek, "milliyetçilik fikri, halkların canı ve yüreğidir. Milletimiz yaşadıkça o da var olmaya devam edecektir," demiştir. Türkistan'ın tarihinde muhacerette mücadele etme geleneği ol­mamasına rağmen M. Çokay; Türkiye, Afganistan, İran, Suudi Ara­bistan, Doğu Türkistan ve Avrupa ülkelerindeki Müslüman Türk muhacirlerini, bağımsızlık mücadelesi bayrağının altında toplaya­bilmişti.

Dursun Saral, Hızır Barbaroşo Hayreddin, Ötüken Neşriyat.

 

Bu kitapla birlikte Hayreddin Paşa'nın kaptanıderya olmadan önceki hayatının sırları gün yüzüne çıkartılıyor. Hayatına dair bilinmeyen bu dönemdeki bilgiler; doğru zamanlar, mekanlar ve karakterler ışığında, yerli ve yabancı kaynakların karşılaştırmalı olarak incelenmesi ve doğruluklarının bilimsel hesaplarla kesinleştirilmesiyle birlikte haritalarla ve gravürlerle de desteklenerek gün gün ve an an okuyucuya film tadında aktarılıyor.

Bu kitapta sadece Hayreddin Paşa'nın hayatı değil, 1500'lü yıllarda Sultan Süleyman Han ile Şarlken'in (Carlos) Avrupa ve Akdeniz üzerinde hâkimiyet kurma çabaları en ince ayrıntılarına kadar işleniyor.

Nadim Macit, Dünya Kurmak, Ötüken Neşriyat.

 

Duyduğum derin fikrî ve dinî kaygıyla yaptığım araştırmadan şu sonucu çıkardım: İnsan hürriyeti konusunda teolojik geleneğin dilini konuşan bir anlayış kaçınılmaz olarak topluma tahakküm eder. Özgürlüğü esaretin, demokrasiyi otoriter, totaliter sistemin diline çevirir. Baskıyı din adına meşrulaştırır. Tanrı'nın kendilerini insanların başına bekçi olarak görevlendirildiğine inanır ve bu görevi kendi anlayışını benimseyenlere dönük her türlü bühtan, iftira ve fişleme adına kullanır. Çünkü belirtilen anlayıştan demokratik kültür üretilemez, geleneksel yorumu benimseyenler ise zinhar demokrat olamazlar. İktidar-insan ilişkisi üzerine kurulan mantığın tabiatı buna engeldir. Bunun en somut kanıtı İslam coğrafyasını yansıyan siyasî tablo ve ülkemizde olup bitenlerdir.

N. Ziya Bakırcıoğlu, 20. Yüzyıl Türk Şiirinden Seçmeler, Ötüken Neşriyat.

 

Yirminci Yüzyıl Türk Şiiri, Ahmet Haşim'le başlayan yenilikler ve yenilik çabaları içinde günümüze kadar devam eder. Ama yenilik, tek başına ne ifade eder? Yenilik, güzellikle tamamlanmışsa çok şey ifade eder. Bu bakımdan N. Ziya Bakırcıoğlu, Yeni Türk şiirinin güzellik bakımından da "Mükemmel"e ulaştığı kanaatindedir. İşte, elinizdeki Yirminci Yüzyıl Türk Şiirinden Seçmeler başlıklı derlemenin gayesi budur: Hangi akıma, topluluğa, anlayışa dâhil olursa olsun, son yüzyılın büyük şairlerinin güzel şiirlerini bir araya getirmek. Derlediği ve telif ettiği eserleriyle edebiyatımız ve edebî türlerimiz üzerindeki alakayı canlı tutup şekillendirmiş, okuyucuya dil zevki kazandırmış N. Ziya Bakırcıoğlu, okuyucuların Yirminci Yüzyıl Türk Şiirinden zevk alması ve sevebileceği bir kaç şiirle karşılaşması için kapsamlı bir derleme, şiirimize çok yakışan bir kelimeyle ifade edecek olursak bir Güldeste hazırlama ihtiyacı hissetmiştir.

  
Güncelleme Tarihi: 16 Nisan 2016, 14:28
banner12
YORUM EKLE

banner19

banner13

banner20