Çeşitli Yayınevlerinden Yeni Çıkan Kitaplar / Ağustos 2016

Her ay başında, sitemize hangi yayınevleri neler göndermişse onları toplu olarak siz okurlarımızla paylaşıyoruz. İşte Ağustos-2016 döneminde Dünyabizim'e gelenler...

Çeşitli Yayınevlerinden Yeni Çıkan Kitaplar / Ağustos 2016

Okurlarımızın bildiği üzere, kurulduğu 2008'den beri sitemiz kültürün tüm alanlarında olduğu gibi yeni çıkan kitapların değerlendirilmesi hususunda da özel haberler, değerlendirme metinleri yayınlıyor. Habercilerimizin özverili çalışmaları, sitemizin yayın dünyasını yakından izlemesine ve gelişmelerden (yeni çıkan kitaplar da dahil) okurlarını haberdar etmesine vesile oluyor.

Özellikle son iki yıldır çeşitli yayınevleri Dünyabizim ofisine yeni çıkan kitaplarını gönderme zahmetinde bulunuyorlar. Kendilerine teşekkür ederiz. Bizler de, yayın ilkelerimize uyan kitapları habercilerimize dağıtıyor, eğer kitabı okuyup da severlerse, haber yapmaya değer görürlerse haberleştirmelerini rica ediyoruz. Şimdiye kadar bu tür yeni çıkan hangi kitaplar değerlendirildi, özel haberler üretildi, hepsine Dünyabizim Ansiklopedisi'nde ilgili kitap/yazar başlığı altında ulaşabilmeniz mümkün: //www.dunyabizim.com/tags

Artık her ay başında, geçen ay içinde sitemize hangi yayınevleri neler göndermişse onları toplu olarak siz okurlarımızla paylaşıyoruz. Elbette her bir kitap için inşallah özel haber/ler de üretmeye/ üretilmesine vesile olmaya devam edeceğiz.

Aşağıda Ağustos-2016 döneminde Dünyabizim'e gelen kitapları listeledik. İyi okumalar...

Minhac-ı Sirac el Cüzcani, Tabakat-ı Nasıri, Ötüken Neşriyat.

XIII. yüzyıl tarihçisi Minhâcü’d-dîn Sirâc el-Cûzcânî’nin Ta­bakât-ı Nâsırî adlı eseri, Moğol istilasına ilişkin verdiği bilgiler se­bebiyle Ortaçağ tarihi araştırmaları için müstesna ve önemli bir yere sahiptir. Minhâc-ı Sirâc, Moğol istilasına maruz kalan bazı kentlerde bulunduğundan istilanın bizzat görgü tanığıdır. Eseri­ni, gördüğü ve güvenilir kişilerden duyduğunu bildirdiği olayları kaydederek meydana getirmiştir. M. F. Köprülü, bu eserin kıy­metini “…Tabakât-ı Nâsırî’nin Moğol devri ile uğraşan bir tarihçi için, birinci derecede mühim bir kaynak olduğunu söylemek hiç de yanlış değildir…” sözüyle vurgulamaktadır. Eserin Moğol istilasının anlatıldığı XXIII. tabakası Doç. Dr. Mustafa Uyar tarafından çevrilip gerekli notlar ilave edilerek elinizdeki eser meyda­na getirilmiştir. Minhâcü’d-dîn Cûzcânî’nin ömrünün sonlarına doğru yazdığı bu eser, sağlam üslû­bu ve tasvir kudreti sayesinde XIII. yüzyıl Fars edebiya­tı içerisinde seçkin bir yere sahiptir. Bilhassa Gûrlular ve Delhi sultanları hakkında değerli bir kaynak olduğu gibi, Cengiz’in batı seferleri ve Moğol istilasına dair tanıklıkları ihtiva etmesi bakımından ilk mühim kaynaklardandır.

Çınar Ata, Sur'a Üflenene Kadar, Ötüken Neşriyat.

Türk tarihinin ve Türk kültürünün önde gelen simaları yüzyıllar geçse bile milletimizin gönül dünyasında yaşamaya devam ediyorlar. Bu şahsiyetlerden biri de Sarı Saltuk. Ölümünün üzerinden yüzyıllar geçmesine rağmen Sarı Saltuk hâlâ Anadolu, Rumeli ve Balkan Türklerinin gönlünde ve hafızasında yaşıyor. Sarı Saltuk, Anadolu ve Rumeli’nin fethi esnasında gazalara katılan, kahramanlığı ve velayeti ile daha yaşarken efsanevî bir şahsiyet haline gelen büyük bir Anadolu erenidir. Ahmed Yesevî, Hacı Bektâş Veli’den sonra Sarı Saltuk’u Horasan erenlerinden yedi yüz kişi ile ona imdâda gönderdi. Meşhûr tahta kılıcını Sarı Saltuk’un beline kuşatarak şu nasîhati verdi: Saltuk Muhammed’im Bektaş’ım seni Rûm’a göndersin. Var git. Leh diyârında Makedonya ve Dobruca’da yedi krallık yerde nâm ve şân sâhibi ol. Sarı Saltuk ve yanındaki yedi yüz mücâhid, gâzi, derviş Anadolu’ya geldiler. Hacı Bektâş Velî, Ahmed Yesevî’nin emrine uyarak Sarı Saltuk’u Dobruca’ya gönderdi. Sarı Saltuk ve arkadaşları Bizans ucunda derviş gâzilerin öncülüğünü yaptılar. Gittikleri yerlerdeki yerli ahâlinin pek çoğu Sarı Saltuk ve arkadaşlarının güzel ahlâkını ve örnek yaşayışını görerek Müslüman oldular. Bugün Türbesi Baba Dağı’nda olan Sarı Saltuk’un edebiyâtımızda ve inanç dünyamızda da mühim bir yeri vardır. İlk kitabı Öncekilerin Masalları Esatiru’l-Evvelin ile tasavvuf edebiyatımıza yeni bir soluk getiren Çınar Ata’nın ikinci romanı Sur’a Üflenene Kadar Sarı Saltuk Baba ile kültür ve inanç dünyamıza katkı sağlayacağı kanaatindeyiz. (Karaşarlı Ali Doğan Halife Baba)

Erol Kılınç, Devlet ve Millet Üzerine Zihin Sancıları, Ötüken Neşriyat.

İsteriz ki milletimizin bütün fertleri, millet olarak mevcudi­yetimizin dünü, bugünü ve geleceği hakkında zihin yormak­tan hiç geri durmasın. Kimliğimizi oluşturan mazimiz ile, istikbale dair hayallerimiz hayatımıza anlam kazandıran bir istikamette, yürüyüş rotamızı çizsin, tempomuzu belirlesin. İsteriz ki iskeletimizin, kanımızın, gen­lerimizin nitelikleri kadar manevî yapımızı oluşturan “form”un zihnî kökenlerini de hakkıyla tanısın, bilsin. Bu niteliklerimiz içinde en tanınmaya, bilinmeye, korunmaya ve yüceltilmeye değer unsurları fark etsin ve bu değerleri büyük bir istikbal hazırlamakta gâyesine mesnet edinsin. Türk milletinin yeniden “büyük millet” vasfını kazanabil­mesi için, bu arayışın hepimiz tarafından bıkıp usanmadan sürdürülmesi, yeni eserlerle yeni merhalelere doğru ilerletil­mesi gerekiyor. Suskunluk, tem­bellik, hele zihin tembelliği ile asla büyük hedeflere ulaşılama­z. Biliriz ki, düşün­ce bağımsızlığına erişmiş, cesurca ve sağlam tenkitler yapan insanlar ortaya atılmadıkça, hakîkate erişmenin ve tekâmülü düşünmenin imkânı yoktur.

Özer Ravanoğlu, Doğudan Batıdan Hikayeler, Ötüken Neşriyat.

Hayatını Türk Dünyası ülkelerinin birbirlerini daha yakından tanımalarına adayan Özer Ravanoğlu, gerek yurt içinde gerek yurt dışında, yaşadığı pek çok olaydan bazen ilham alarak hikâyeleştirdiği, bazen de doğrudan bu yaşadıklarını aktardığı yirmi üç hikâyesini Doğudan-Batıdan Hikâyeler başlığıyla sunuyoruz. Anadolu’dan Kafkasya’ya, oradan Türkistan’ın dört bir ucuna dağılan kahramanların ve olayların duru ve akıcı bir Türkçe ile anlatıldığı bu hikâyeler, kimi zaman bizleri Türk Dünyası’nda yaşanan trajik olaylardan haberdar ederken, kimi zaman da gündelik hayatın hengamesinde dikkatlerimizden kaçan ibret dolu olaylara gözümüzü ve kalbimizi açıyor.

Altan Çetin, Tarihten Tefekküre & Nurettin Topçu, Erol Güngör ve Nevzat Kösoğlu'nda Tarih, Ötüken Neşriyat.

Hayatta hep ileri gitmeyi hedefliyoruz değil mi? Benim de hedefim hep ileri gitmek… Uzun sandığım bu kısacık yolculuğumda, bir an olsun geriye dönüp baktığımda çocukluğuma kadar uzanan bir yol gördüm. Ne çok şey yaşadığımı hatırladım. Ama ne gariptir ki hiç unutmam dediğim şeylerin bile yarısından fazlasını unutmuşum. Bu geriye dönüşlerimde hatırladıklarıma bazen güldüm bazen de eskisinden daha fazla ağladım. Sanki bir iç döküş, sanki kendinle bir hesaplaşmaydı bu benim yaptığım... Her zamanki gibi öncelikle kendime dürüst olmaya karar verdim. Tüm gerçekleri anlatılabileceği ölçü çerçevesinde dile getirmeye çalıştım. Benim yaşantım kimin ilgisini çeker ki diye de düşünmeden edemedim. Ama baktım ki; zamanlar, mekânlar, kişiler, olaylar farklı olsa bile yaşadığımız duygular hep aynıydı. İnsanca… İşte bu noktada buluşacağımıza inanıyorum.

Nazan Öçalır, Bir Başka Kırmızı, Ötüken Neşriyat.

Hayatta hep ileri gitmeyi hedefliyoruz değil mi? Benim de hedefim hep ileri gitmek… Uzun sandığım bu kısacık yolculuğumda, bir an olsun geriye dönüp baktığımda çocukluğuma kadar uzanan bir yol gördüm. Ne çok şey yaşadığımı hatırladım. Ama ne gariptir ki hiç unutmam dediğim şeylerin bile yarısından fazlasını unutmuşum. Bu geriye dönüşlerimde hatırladıklarıma bazen güldüm bazen de eskisinden daha fazla ağladım. Sanki bir iç döküş, sanki kendinle bir hesaplaşmaydı bu benim yaptığım... Her zamanki gibi öncelikle kendime dürüst olmaya karar verdim. Tüm gerçekleri anlatılabileceği ölçü çerçevesinde dile getirmeye çalıştım. Benim yaşantım kimin ilgisini çeker ki diye de düşünmeden edemedim. Ama baktım ki; zamanlar, mekânlar, kişiler, olaylar farklı olsa bile yaşadığımız duygular hep aynıydı. İnsanca… İşte bu noktada buluşacağımıza inanıyorum.

Cavit Ersen, Osman Gazi, Mihrabat Yayınları.

Ertuğrul Gazi'nin oğlu olan Osman Gazi, Kayı Boyu'ndan üç kıtaya yayılan büyük bir devletin kurucusudur. Babasından ve Selçuklulardan aldığı emanete hakkıyla sahip çıkan bu şanlı Oğuz Beyi, İlâ'yı Kelimetullah'ı, yani Allah'ın ismini yüceltmek ve hak din İslâm'ı yaymak için cansiperâne çalışmış ve altı asır ayakta duracak Osmanlı Devleti'nin temelini atmıştır. Günümüzdeki bütün dünya liderlerine örnek olan ve yüce bir medeniyetin temelini atan Osman Gazi, fethettiği topraklarda Müslümanlar için olduğu kadar gayr-ı müslimler için de adalet, müsamaha, huzur ve barış ortamını sağlamış, bütün insanlığa muhteşem bir devlet modeli armağan etmiştir.

Mihrabat Yayınları, Cavit Ersen'in sürükleyici bir üslûp ve akıcı bir Türkçe ile kaleme aldığı Osman Gazi isimli bu değerli eserini okuyuculara takdim ederken, toplumda uyanan tarih şuuruna ve genç nesillerde giderek genişleyen ecdat sevgisine de katkıda bulunmayı amaçlıyor.

Cavit Ersen, Orhan Gazi, Mihrabat Yayınları.

Orhan Gazi, üç kıtaya yayılan cihan ülkesi, Devlet-i Âliyye'nin, yani Osmanlı Devleti'nin ikinci padişahıdır. Babası, Devletin kurucusu Osman Gazi'den devraldığı mesuliyetin idrakinde olan Orhan Gazi, bu sorumluluğun hakkını vermiş ve daha babası hayatta iken Bursa'yı fethedip başkent yapmış, Avrupa kıtasına ilk kez o asker çıkarmış, civar iller ile birlikte Osmanlı'yı büyütmüştür. Osmanlı, Orhan Gazi ile Devlet sistemleştirilmeye başlanmış, muhtelif müesseseler ve teşkilâtlar kurularak, Devlet'in önü açılmıştır. Yapılan imar ve ihya çalışmaları ile Osmanlı şehirleri, cazibeli birer ticaret ve sanat merkezi hâline dönüşmüştür. İlk Osmanlı parası olan akçe sikkelerini bastıran, ilk vezir ataması yapan, Başkent Bursa'ya bağlı sancaklara kadılar tayin eden ve civardaki beylikleri Osmanlı'ya biat ettiren Orhan Gazi'dir. Vakıf sistemini kuran, ilk düzenli Osmanlı ordusunu kurup donanma çalışmalarını başlatan ve ilk defa kanunlar çıkaran da Orhan Gazi'dir.

Kayı Boyu'nun Devlet olma düşüncesinin temeli Osman Gazi ile atılmış, Orhan Gazi ile bu fikir, tam mânasıyla sistemleştirilerek hakikate dönüşmüştür. Osman Gazi Oğlu Orhan Gazi, Cavit Ersen'in ikinci tarihî romanıdır. Daha önce Ertuğrul Gazi Oğlu Osman Gazi'yi neşreden Mihrabat Yayınları'nın bu romanında, Orhan Bey'in hayatını, askerî dehasını ve mücadelelerini keyifli bir yolculuk eşliğinde okuyacaksınız.

Norman G. Finkelstein, Zulme Karşı Gandhi, Tuti Kitap.

Vicdanlı bir Yahudi akademisyenin yeni kitabı "Zulme Karşı Gandhi" Tuti Kitap'tan çıktı. Aktivist siyaset bilimci Norman Finkelstein, Yahudi olmasına rağmen, İsrail-Filistin meselesindeki Filistin yanlısı tavırları sonucu ABD'de çalıştığı üniversiteden İsrail Lobisi tarafından atıldı. Ayrıca İsrail'e girmesi de yasaklandı. İki yıl önce bir konferansta kendisine tepki göstererek ağlayan Yahudi bir kıza "İsrail'in Filistin'e karşı işlediği savaş suçlarına suskun kalmayacağım!" sözleriyle cevap vererek bir anda dünya kamuoyunun gündemine oturdu.

İsrail'in savaş suçu işlediğini her platformda dile getiren Finkelstein, Tuti Kitap'tan çıkan "Zulme Karşı Gandhi" adlı çalışmasında ise Gandhi'nin tüm dünyada ses getiren şiddetsiz direniş öğretisinin özünü anlatıyor.

Yayın Tarihi: 01 Eylül 2016 Perşembe 16:40 Güncelleme Tarihi: 03 Ocak 2022, 10:22
banner25
YORUM EKLE

banner19

banner26