Cenap Şahabettin Türk Şiirinde Kimleri Etkiledi?

Atakan Yavuz’un 'Görülmeyen Modern & Cenap Şahabettin' kitabında, şairin bazı dizeleri tekrar gün yüzüne çıkartılıyor ve o dizenin hem çağdaşlarında hem de sonraki kuşak üzerindeki etkileri sorgulanıyor. Ahmet Serin yazdı.

Cenap Şahabettin Türk Şiirinde Kimleri Etkiledi?

Edebiyat evinin kabına sığmaz hırçın çocuğu şiir, bizi her daim şaşırtmaktan vazgeçmeyecek muhtemelen. Öyle bir şey ki şiir ve şiirin kılavuzluğu, sayfalar arasına gizlenmiş olan bir dize, zaman geliyor yaydan fırlayan bir ok gibi çağlar aşıp bazı insanları etkiliyor, o güne kadarki akışın ritmini bozuyor, birçok şeyin farklı bir biçimde görünür kılınmasına sebep oluyor. Bazı dizeler zaman adı verilen değirmene direnemeyip öğütülürken bazı dizeler de yıllar sonra bir şeyleri dönüştürebiliyor.

Atakan Yavuz’un Ebabil Yayınları’nın yüz seksen yedinci kitabı olarak çıkan “Görülmeyen Modern & Cenap Şahabettin” kitabında da, işte şairin bazı dizeleri tekrar gün yüzüne çıkartılıyor ve o dizenin hem çağdaşlarında hem de sonraki kuşak üzerindeki etkileri sorgulanıyor.

Bilindiği üzere Cenap Şahabettin, Halit Ziya ve Tevfik Fikret’le birlikte Servet-i Fünun edebiyatının ustalarındandır. Herkesin kabul ettiği gibi, grubun diğer yazar şairlerinden farklı olarak, fazlasıyla kendine özgü biridir. Hangi kalıba, hangi akıma dahil edilmeye çalışılırsa çalışılsın, dahil edildiği bu akımlardan/gruplardan ayrılan bir tarafı mutlaka bulunur Cenap Şahabettin’in.

Dört ana bölümden oluşan yüz kırk bir sayfalık kitap, Cenap Şahabettin’le ilgili tartışmaları alevlendirmeye aday gibi. Kitapta yeniden gündeme getirilen tartışmalardan biri, Turgut Uyar’dan alıntılanan “Cenap Şahabettin’in ‘Sarışınlık getirir gözlerin akşamlarıma’ dizelerinin İkinci Yeni’ye ne gibi ipuçları verdiğini incelemek gerekiyor.” cümlesinde ifadesini buluyor zaten.

Batı etkisinde Türk şiiri

Osmanlının bir devlet olarak çökmeye başlamasından daha önce sorgulanmaya başlanmıştı aslında Divan şiiri. Yüzlerce yıl boyunca şiirde kullanılan klasik biçimler, klasik mazmunlar yorulmuş, artık yeni biçimler denenmeye başlanmıştı. Osmanlının çöküşünün görünür hale gelmesi ve bir çıkış olarak Batı’nın imkanlarından yararlanma düşüncesi, ister istemez edebiyatı/şiiri de etkilemeye başlamıştı.

Batı’yı öğrenmek için yurt dışına gidenler arasında çokça edebiyatçının bulunması, edebiyatın Batı’dan hem çok hem de hızlıca etkilenmesine yol açtı bilindiği gibi. İşte Atakan Yavuz’un hazırlamış olduğu bu kitap, Cenap Şahabettin’in içinde bulunduğu edebiyat dünyasını yansıtırken aynı zamanda Osmanlı’daki sosyal ve siyasal tartışmalara, bu kültürel etkilenmelere de değiniyor.

Bilenler hatırlayacaklardır, Tanzimat döneminde ilk büyük fırtına, kafiyenin göz için mi, kulak için mi olduğuna dair bir tartışmayla kopmuştu. Bu tartışma, o an’a kadar belli ve kısmen sakin bir seyir izleyen edebiyat dünyasının altını üstüne getirmiş, kişilerin ve grupların edebiyat anlayışlarının sarsılmasına yol açmıştı. İşte Cenap Şahabettin de, bu çalkantıların içinde kendine bir yol çizmeye çalışan hassas ruhlu bir şair olarak dikkat çeker. Dönemin siyasi çalkantıları herkesi derinden etkilerken Cenap, şiirin peşinde dolaşmayı, ona farklı açılımlar sağlamayı amaç edinir kendine. Kitap, şairin bu dolaşmalarını anlatır ilgi çekici ayrıntılar eşliğinde.

Tam burada Cenap Şahabettin’in “Eski edebiyatımız samimiyetsizdi; gönülden fazla kalemden çıktı. Fakat eski edebiyatımızı meydana getiren ayrı, dağınık fikirlerin bazılarına bayılırım… Bununla beraber, itiraf edeyim ki, bugünün edipleri olan bizler hepimiz, o dağınık mazinin –az çok- harcını yiyen kimseleriz.” (Atakan Yavuz, Görülmeyen Modern & Cenap Şahabettin, Ebabil Yay. 2017, s. 17) ifadesini anmakta yarar var. Bu ifade, Cenap’ın körü körüne bir eskiyi inkar içinde olmadığını kayda geçirme bakımından önemli çünkü.

Akraba dizeler bir tesadüf mü?

Atakan Yavuz, Cenap Şahabettin’i ayrıntılı bir şekilde incelerken onun sanatının yoğrulduğu dönemle ilgili bilgi vermek yanında Cenap Şahabettin’i kendine özgü yapan özelliklere de ayrıntısıyla ve tanıklıklara başvurarak değinir. Bunun dışında Cenap Şahabettin’den sonra gelenler ile Cenap arasındaki akrabalıklara dikkat çekerek Cenap Şahabettin’in birçok şaire kılavuzluk yaptığını ima eder. Kitabın on üçüncü sayfasındaki “Eskilerin ‘Garabet’ dedikleri alışılmadık ifade ve imajları cesaretle kullanan Cenap Şahabettin, okurlarını ‘alışılmış şeylerden şüpheye davet eden’ Garip şiirine uzaktan gülümser. ‘Dilber yatıyor ne ulviyane’ dizesiyle “Uzanıp yatıvermiş sere serpe” diyen Orhan Veli’ye göz kırpar. Halk edebiyatının yeni şiiri taşıyamayacağını söylerken “folklor şiire düşman” diyen Cemal Süreya’ya ‘Merhaba’ der. (…) ‘Sarışınlık getirir gözlerin akşamlarımaTurgut Uyar’a ipucu verir. (…)” (age. s 13-14) cümleleri, Cenap’ın kimleri etkilediğine, nasıl bir çığır açtığına dair bir göndermedir aslında.

Bir dönemi bir kitapla anlamak

Ülke olarak hem geçmişimizle barışıp hem de geçmişimizi yeniden ve doğru bir şekilde tanıma çabası içine girdiğimiz bu günlerde, Atakan Yavuz’un “Görülmeyen Modern & Cenap Şahabettin” başlıklı bu çalışması, Osmanlının belki de en önemli ve incelenmeye değer dönemini sosyal, siyasi ve edebiyat atmosferiyle birlikte yeniden ve ciddi şekilde yansıtmasıyla önemli. Özellikle şiir heveskârları ile akademik çalışma yapacakların bu kitabı dikkatle okumasında yarar olduğunu düşünüyorum.

Atakan Yavuz, Görülmeyen Modern & Cenap Şahabettin, Ebabil Yayınları

 

Ahmet Serin

Güncelleme Tarihi: 25 Temmuz 2017, 11:38
YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER