banner17

Cat Stevens nasıl Yusuf İslam olmuş?

Bir hazine buldum: Beyan Yayınları’nın 1983’te baskısını yaptığı Yusuf’un Teslim Oluşu kitabı elime geçti.

Cat Stevens nasıl Yusuf İslam olmuş?

 

Beyan Yayınları’nın 1983’te baskısını yaptığı Yusuf’un Teslim Oluşu kitabı elime geçti. Kitap Cat Stevens’in Yusuf İslâm oluşunu anlatıyor. Bu doğrultuda şiirleri, yazıları ve röportajları toplanıp kitap hâline getirilmiş.

Yusuf İslâm, bir müzisyen ve komple bir sanatçı. Şarkı söylüyor, müzik yapıyor, resim çiziyor, şiir yazıyor...  Bunu İngiltere’de gerçekleştiriyor. Mesleğinin iyilerinden. Müzikle biraz uğraşan, müzik dinleyen herhangi bir kişi bilir ki müzik aşırı bir bağlılıkla kişileri kendisiyle sımsıkı hâle getiriyor. Sanatçılara ve gruplara da bağlılık bu oranda artıyor. Dolayısıyla konumunu düşündüğümüzde, Cat Stevens, gerçekten talip olduğu dinle birçok imkânı reddediyor. Zira Müslüman olduğu zaman gerçekten büyük bir üne sahip ve buna rağmen dinini değiştiriyor. Her şeyi reddediyor. Yeni bir hayata başlıyor.

Cat Stevens’in annesi İsveçli bir Baptist, babası Kıbrıslı bir Rum Ortodoks. Allah inancının olduğu bir ailede büyüyen sanatçı kiliseye gidip gelen birisi olarak geçirmiş çocukluğunu. Allah’a giden yolun İsa aracılığıyla bulunacağı söylenirmiş çocukluğunda. Bunları öğrenirken “İsa’nın üzerimdeki etkisini, Teslis’in ne manaya geldiğini düşünmüyordum” diyor. Sadece Pazar günü kiliseye gidilmesini ikiyüzlülük olarak algılamış ve kiliseden ayrılmış.

Allah’ı bulma yolundaki çaba

15 yaşında ilk şarkısını yazmaya başlayan Cat Stevens 19 yaşında bayağı başarılı olduğunu söylüyor. Müzik dışında resim ve şiirle ilgileniyor. Sanatın her alanında bulunuş amacını, bunu icra etmesindeki mantığı ise hakikati ve Allah’ı bulma yolundaki çaba olarak belirtiyor. İlk plâğını 18 yaşında yapıyor.  Bu süreçte sigara ve içkiyi çok fazla kullanan Stevens, 20 yaşında tüberküloza yakalanıp yatağa düşüyor; bu vesileyle (vesile dedik, zira Müslüman olmasını sağlayan sorgulama, hastalığı baş gösterince başlıyor) –sanatında yaşanan duraklama sebebiyle-  hayatını yeniden gözden geçiriyor.

Hayatını sorgulama sürecinde değişik anlayışları/ dinleri araştıran Yusuf İslâm, Budizm ve Yunan felsefesi ile ilgileniyor. Sonunda İslâm ile tanışıyor. Müslüman oluşuna kadar İslâm’ı nasıl tanıdığını kendisinden dinleyelim: “Kur’an verilene kadar bana hiçbir dinin yardımcı olamayacağını sandım. İslâm hakkında çok az şey biliyordum. İslâm’ı ulusal yabancı bir kültür olarak değerlendiriyordum.”

İçinde büyüdüğü Batı kültürünü sert bir şekilde eleştirmekten de geri durmuyor röportajlarında. Makine ve teknolojiye dayanan bir Batı kültüründen bahsediyor. Onu acımasız ve gerçek bir öze sahip olmayan bir kültür olarak tanımlıyor.Cat Stevens (Yusuf İslam)

1977 kışında bir cuma

İslâm’ı ‘teslim olmak’ olarak niteliyor Yusuf İslâm. Müslüman olmayı “Allah’a tatlı bir teslim oluş” olarak anlatıyor. 1975’te Kudüs’ten yeni dönen abisi Davut’un verdiği Kur’an’ı açıp Fatiha suresini okuyan İslâm, taşıdığı mesajın evrensel niteliğini kavramaya başladığını söylüyor. Bu anını da ‘okyanusunu bulmuş bir ırmak’ olarak anlatıp olayın kendisinde oluşturduğu etkiyi çok net bir şekilde itiraf ediyor. Kur’an’ı okumadan evvelki hâlini ‘yönü olmayan bir kayık’ olarak niteliyor ve Kur’an’ı okuduğu anda sanki onun için yaratıldığını düşündüğünü belirtiyor. Bu andan sonra bir buçuk yıldan fazla Kur’an’ı “okudukça okuyor”. Bir arkadaşının Londa’da yeni bir cami açıldığını söylemesi üzerine 1977 kışında bir cuma günü camiye gidiyor ve imama gidip Müslüman olmak istediğini belirtiyor. Müslümanlarla ilk teması bu şekilde Cat Stevens’in. Müslüman olduktan hemen sonra fiilî olarak çalışmalara başlıyor ve Müslüman kardeşleriyle iletişimi koparmamak adına haftada bir toplantılara katılıyor.Yusuf İslam

Müslüman olduktan sonra geçmişte kazandığı parayı irdelemesi de önemli bir ayrıntı. Her açıdan ihya oluşunu gösteriyor. Müziği ‘dikkatlice’ kullanmayı tercih ediyor, daha önce plâk satarak kazandığı paranın mekruh olduğu yorumunu yapıyor. Bu satışlardan elde ettiği parayla vakıflar kurup tebliğ çalışmalarına başladıklarını söylüyor.

Müslüman olduktan sonra arkadaşlarının niçin İslâm’ın mesajını kavramadığını anlamayan Yusuf İslâm, bir süre arkadaşlarıyla ilişkiyi kesmese de zamanla geçmişiyle İslâm arasına bir çizgi çekiyor. Yeni bir hayata başlamanın zor olup olmadığı konusundaki soruya ise zor olmadığını ve kendisinin aslen mü’min olduğunu söyleyerek cevap veriyor. Yine, zor olanın arkadaşlarıyla olan ilişkisini kesmek olduğunu ifade ediyor. En sonunda eski hayatını asla özlemediğini söyleyerek tavizsiz oluşunu anlatıyor.

Tebliğ bizzat yapılır!

Müslüman olduktan sonra Arapça’yı öğrenme azmiyle çokça çaba gösteren İslâm, tek özleminin Kur’an’ı anlamak olduğunu belirtiyor, yıllar önceki röportajında. O zamanlar Londra’da ciddi bir tebliğ çalışmasına giriyorlar. Yusuf İslâm tebliğ noktasında çok önemli bir şeyi hatırlatıyor: “Şunu akıldan hiç çıkarmayın: bir kişiyi İslâm’a hidayet edecek olan yalnızca Allah’tır. Tebliğ bizzat yapılır. İslâm’ı yaymanın en iyi yolu arkadaşlıktır. Sadece Müslüman olmak sizi cezadan kurtarmaz. Yakınlarınızdan biri İslâm’ı yaşamıyorsa önce bu yakınınıza gitmelisiniz.”

 

Esad Eseoğlu Yusuf’un Teslim Oluşu’ndan aktardı

 

 

 

 

Güncelleme Tarihi: 12 Mayıs 2016, 14:11
YORUM EKLE
YORUMLAR
Abdurrahman
Abdurrahman - 7 yıl Önce

İnternette bilgisini bulmak zor fakat bir sohbette-İst.- dinlediğimiz alimin -Alim Ticânî- Yusuf İslâmın hocası old. söylemişlerdi.İngilizce yapmıştı sohbetini.İnternette aradım taradım ama pek birşey bulamamıştım. Tebliğ ameliyelerini sürdürüyor, Çin'de vs...

banner8

banner19

banner20