Canımızı aşk ve muhabbetin bağlarıyla bağla!

Ne ile meşgul olduğumuz, o şeyi ne kadar anladığımızdan daha önemli olabilir mi acaba? Öyledir inşallah! Zira elimde 'Ken’ân Rifâî’den Mesnevî Hatıraları' var. Zeynep İnan yazdı.

Canımızı aşk ve muhabbetin bağlarıyla bağla!

Ne ile meşgul olduğumuz, o şeyi ne kadar anladığımızdan daha önemli olabilir mi acaba? Öyledir inşallah! Zira elimde “Ken’ân Rifâîden Mesnevî Hatıraları” var. Yani okumaya başladığımızda Hazreti Mevlâna ve Ken’ân Rifâî Hazretleri bu kitaptan bizimle konuşacaklar demektir. Allah, tüm okuyuculara idrak açıklığı ve razı olduğu meşguliyetler versin.

Dünya Miras Listesi’ne alınması temennisiyle

Ken’ân Rifâî Hazretleri, Mesnevî’nin altı cildine yayılmış tüm mananın birinci ciltte olduğunu söylermiş. Bu sebeple birinci cildin şerhi Türk Kadınları Kültür Derneği İstanbul Şubesi tarafından İngilizceye çevrilmiş. Bu bilgiyi şubat ayında Hakk’a yürüyen büyüklerimizden Meşkure Sargut’un kitaba yazdığı önsözde buldum.

Malum, Hazreti Mevlâna’nın Mesnevî’si yazıldığından bugüne her vakit insanlığa şifa kaynağı olmuş. Bundan sonra da olmaya devam edecektir. Tüm dinlere, tüm ırk ve kültürlere hitap eden bu eşsiz eser felsefeciler de dâhil olmak üzere pek çok dinin, tasavvuf ekolü ve düşüncenin ileri gelenleri tarafından incelenip kaynak kitap olarak kabul edilmiş. Belki de bunun en önemli sebebi, Hazreti Mevlâna’nın eserinde farklı idrak seviyelerine hitap etmesidir. Mesnevî hikâyelerinin çok sayıdaki anlam katmanlarını, o katmanlara gizlenmiş hikmetleri böyle farklı idraklere tek hikâyede sunabilmek gerçekten mucize değil de nedir? Her hikâyede ayet ve hadis eğitimi verilmesi de cabası! Genelde insanlığa, özelde okuyucusuna yol göstericilik yapan bu eser, ümit ederim ki bir gün “mekân” kaydından kurtulması gereken Dünya Mirası Listesi’nde yerini alır.

İlâhî! Canımızı aşk ve muhabbetin bağlarıyla bağla!

Ken’ân Rifâî Efendi, geçen yüzyılın başlarında Ümmü Ken’ân Dergâhı’nda Mesnevî okumaları yaparmış. Talebeleri ile yaptıkları bu toplantılarda altı cildin şerhi tamamlanmış. Birinci cildin şerhi yapılırken, Efendi’nin oğlu Kâzım Büyükaksoy notlar tutuyormuş. Bu notlar toplanıp, “Ken’ân Rifâî’den Mesnevî Hatıraları” isimli eser meydana getirilmiş.

Mesnevî kendi başına ne kadar kaynak kitap olursa olsun, hikmetlerin içine saklandığı pek çok rumuzun, ehli tarafından açıklanarak anlatılması günümüz okuyucusu için büyük bir nimettir. Aynı hususta Kâzım Büyükaksoy, eserin 1952’de çıkan ilk baskısının önsözünde şöyle demiş; “Bu suretle Mesnevî’nin taşımakta olduğu bin bir esrar perdesinin yüzünden, birinin örtüsünü kaldırmaya muvaffak olabilirsem bana ne mutlu.”

Sözünü ettiğimiz Mesnevî okumaları sırasında alınan notlarda, hikâye şerhlerinin yanı sıra -haliyle- sözün seyri ile zuhura çıkmış özel sohbetler de var. Namazın hakikati, insanı kâmile uymak ya da “Hakiki manada edeb nedir?” diye soruyorsak kendi kendimize, işte eserde bu soruların hepsine ve fazlasına cevap buluyoruz. Efendi, hikâyeleri şerh ederken tazelememiz gereken bilgileri ve gidermemiz gereken eksikleri de göz önüne alıyor ve sık sık parantezler açıyor.

Okurken Hazreti Mevlâna’nın duasını öğreniyoruz… Uzun bir dua! Her birimizin aklında, “can alıcı” yönü itibarıyla farklı bir satırı kalabilir. Eminim ki bizim için doğru olan, duanın o kısmıdır. İşte bir satır: “İlâhî! Canımızı aşk ve muhabbetin bağlarıyla bağla! Aşkından ve müşahede-i cemâlinden bizi bir an uzak eyleme İlâhî!”

Kitap hazırlanırken “şerh ikramı” dışında bir ikram daha yapılmış bizlere… Bugün kullanımı çok azalmış ya da tamamen kalkmış kelimelerin yanına hemen bir parantez açılmış ve manası yazılmış. Eskiden kitaplarımızı “Tasavvuf Terimleri” sözlüğümüz eşliğinde okurduk. Zaman içinde teknolojinin seyri tüm arama motorlarını bize sözlük yaptı. Eser sanki bize şöyle sesleniyor; kolaylığın bu son noktası için bile tuşlara basma zahmetine katlanmayın; sadece beni elinize alın ve okuyun. Biz ailece, “her gece bir hikâye” uygulamasına başladık. Akşam yemeğinden sonra bir araya toplandığımız o vakitte yeni bir hikâye okuyup, üzerinde konuşmaya niyet ettik. Tavsiye ederim.

Ve… Ken’ân Rifâî’den Mesnevî Hatıraları için Nefes Yayınları’na ayrıca teşekkür ederiz.

Zeynep İnan yazdı

Güncelleme Tarihi: 24 Aralık 2018, 09:53
banner25
YORUM EKLE
YORUMLAR
mehmet
mehmet - 6 yıl Önce

parantez içi açıklamalar o kadar çok ki kitap okunamaz halde. lütfen parantez içi açıklamaları kaldırsın yayınevi.

banner19

banner13